Kıymetli okurlarım; ne güzel bir haftadayız değil mi? Kütüphaneler Haftası’ndayız. Bu yılın çok kıymetli bir mottosu, bir sloganı var: "Kütüphaneler İyileştirir!"
Peki, sizce de öyle mi? Kütüphaneler gerçekten iyileştirir mi? Geçtiğimiz günlerde Adana Şair ve Yazarlar Platformu’ndaki yazar ve şairlere bu soru tek tek yöneltildi. Hemen hemen bütün yazarlar ve şairler bu iyileşme haline vurgu yaparken, platformun kıymetli kalemlerinden Safiye Yılmazer Uruk’un görüşleri aslında hepimizin hislerine tercüman oldu. Safiye Hanım’a göre kütüphane; sadece kitapların dizildiği soğuk raflar değil, ruhun nefes aldığı birer "şifahanedir."
Bu noktada, yine Adana Yerel Haber ailesinin kıymetli yazarlarından olan kız kardeşim, ablam Kudret Yılmazer’in görüşlerine de değinmeden geçemeyeceğim. Kudret Yılmazer de bu iyileşme sürecine farklı bir pencere açarak; kütüphanelerin birer "Toplumsal hafıza ve huzur limanı!"olduğunu, insanın kendi iç sesini ancak bu sessizlikte bulabileceğini ifade ediyor.
Ben de bu noktada üstadem Safiye Yılmazer Uruk ve ablam Kudret Yılmazer’in bu kıymetli görüşlerine gönülden katılarak şunları eklemek istiyorum: Peki, kütüphaneler neden iyileştirir?Çünkü kütüphaneler devasa birer arşivdir. Orada sadece kâğıt ve mürekkep değil, insanlığın tüm serüveni saklıdır. İçeri girdiğinizde sizi karşılayan sadece raflar değildir; orada tarih vardır, edebiyat vardır, sanat vardır.
Üstelik bu sadece bir isimden ibaret değil; her şeyin köküne, mutfağına inen bir derinlikten bahsediyorum. Kütüphanelerde her şeyin bir tarihi vardır; edebiyatın tarihi, sanatın tarihi, bilimin tarihi... Ve en önemlisi, her şeyin bir felsefesi vardır o sessiz koridorlarda… İnsan bir meselenin felsefesine vakıf olduğunda, onun özünü kavradığında zihni berraklaşır. Belirsizlik, yerini sarsılmaz bir bilgiye bıraktığında ise o meşhur "iyileşme" hali kendiliğinden başlar.
Son olarak şunu unutmamalıyız ki; kütüphaneler sadece kitap deposu değil, yaşayan birer tarihtir. Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün de dediği gibi: "Tarihini bilmeyen bir millet, yok olmaya mahkumdur!" İşte kütüphaneler, bizi yok olmaktan kurtaran, köklerimizi bize hatırlatan ve geleceğe ışık tutan o eşsiz hafıza merkezleridir. Tarihimizi, felsefemizi ve sanatımızı bu raflardan öğrenerek hem birey olarak hem de millet olarak iyileşir ve güçleniriz.
Eğer ruhunuzun bir köşesi eksikse veya zihninizde cevapsız sorular yankılanıyorsa kıymetli okurlarım,çözüm uzaklarda değil! O muazzam arşivin kapısından içeri girin; edebiyatın estetiğiyle ruhunuzu, tarihin ve felsefenin ışığıyla aklınızı iyileştirin.
Kütüphaneler sadece kitapların yeri değil, aydınlık bir geleceğin sönmez meşalesidir.
Kütüphane Haftanız kutlu olsun! Sevgiyle kalın, hoş kalın kıymetli okurlarım...