UMUDUN İLK ADIMI: BİR MİLLETİN YENİDEN DOĞUŞU
Sokaklar kırmızı beyaza bürünmüş, gökyüzü Ay Yıldızlı Bayrakla dalgalanıyor. Stadyumlarda, okullarda öğrenciler aylar süren emeklerini muhteşem gösterilerle sergiliyor; spor müsabakaları, marşlar ve coşku dalgası tüm ülkeyi sarıyor. Televizyon ekranlarının sağ üst köşesinde Atatürk portreli Şanlı Türk Bayrağı dalgalanırken, insanlar akın akın Anıtkabir’e, Ata’sının huzuruna koşuyor.
Tarih: 19 Mayıs 2026. Peki, tüm Türkiye’yi tek yürek yapan bugün neler oluyor? Bugünün önemi nedir?
Gelin, zamanı biraz geriye saralım ve bu büyük coşkunun köklerine, o karanlık ama umut dolu günlere gidelim...
Karalık Günlerden Doğan Güneş
Ülkemiz o tarihlerde çok zor günler yaşıyordu. Birinci Dünya Savaşı bitmiş, Osmanlı Devleti yenik sayılmış, orduları dağıtılmıştı. Halk yorgun, fakir ve çaresizdi. Ülkenin güzel topraklarını yabancı askerler birer birer işgal etmeye başlamıştı. İnsanlar üzgün, mutsuz ve yarınından umutsuzdu.
İşte tam o günlerde; sarı saçları, mavi gözleri ve çelik gibi iradesiyle genç, cesur bir Türk komutanı vardı: “Mustafa Kemal!”
O, herkesin "bitti" dediği yerde, bu asil milletin küllerinden yeniden doğabileceğine ve özgür olabileceğine yürekten inanıyordu. Bu inançla, 16 Mayıs 1919’da İstanbul’dan Bandırma Vapuru adında küçük bir gemiye bindi. Karadeniz’in dalgaları hırçındı, hava kötüydü ve daha da kötüsü, İngiliz gemilerinin onları durdurma riski vardı. Ancak ne fırtına ne de düşman tehdidi Mustafa Kemal’i durdurabildi. Yolculuk büyük bir gizlilik ve dikkatle sürdürüldü.
Ve 19 Mayıs sabahı... Bandırma Vapuru Samsun açıklarına ulaştı. Mustafa Kemal ve silah arkadaşları karaya ayak bastı. Görünüşteki görev, bölgede asayişi sağlamaktı ama asıl gizli hedef, Türk Milletini işgallere karşı tek bir yumruk halinde birleştirmekti. Mustafa Kemal, halkına baktı ve o tarihî çağrıyı yaptı:
"Eğer birlik olursak, ülkemizi kurtarabiliriz!"
Halk bu cesur sese kulak verdi, ona sonuna kadar destek oldu. Topla, tüfekle, kazmayla, kürekle; kadını, erkeği, yaşlısı ve genciyle topyekûn bir mücadele başladı. İşte bu yüzdendir ki 19 Mayıs, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin, umudunun ve özgürlüğünün başlangıcı, Türkiye Cumhuriyeti’ne giden ilk büyük adımıdır.
Kıymetli okurlarım; burada tarihten günümüze, kendi köşemize dönelim ve biraz hasbihal edelim… 19 Mayıs neden bu kadar önemli? Neden her yıl aynı ilk günkü heyecanla kutluyoruz?
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, ölümsüz eseri Nutuk’a tam da bugünü anlatarak başlar: "1919 senesi Mayısının 19’uncu günü Samsun’a çıktım." der ve ardından ülkenin ne kadar harap, halkın ne kadar bitap düştüğünü bir bir sıralar. Ancak o kötü tablonun içinde bile umudunu asla kaybetmez.
Samsun’a çıktıktan sonra durmadı Ata’mız. Hemen ilk incelemeleri yaptı, askerî ve siyasî durumu analiz etti. Ardından tarihî bilgilerimizden çok iyi hatırladığımız o şanlı süreç başladı:
- Halkı uyandırmak için “Havza Genelgesi” yayınlandı.
- "Milletin bağımsızlığını, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır!" diyerek “Amasya Genelgesi” hazırlandı.
- Vatanın bir bütün olduğunu haykırmak için “Erzurum ve Sivas Kongreleri” toplandı.
İşte bu yüzden 19 Mayıs, sadece takvimdeki bir yaprak değil; bir milletin makus talihini yendiği, yeniden doğduğu gündür. Atatürk, bu büyük mücadeleyi başlattığı günü, geleceğimizin teminatı olan gençlere armağan etmiştir. Çünkü o çok iyi biliyordu ki, kazanılan bağımsızlığı koruyacak olanlar yarının liderleridir. Nitekim o meşhur sözünde de belirttiği gibi:
"Bütün ümidim gençliktedir!"
Bugün bu topraklarda özgürce nefes alabiliyorsak, bunu 107 yıl önce Samsun’da yakılan o bağımsızlık meşalesine borçluyuz.
Geleceğe Not: Çocuklarımıza Anlatalım!
Kıymetli okurlarım, bugün bizlere düşen çok büyük bir görev var: Bugünü çocuklarımıza, torunlarımıza bıkmadan, yorulmadan anlatmak. Gençlerimiz bastıkları toprağın değerini, özgürlüğün ne kadar büyük bedellerle kazanıldığını bilsinler. Bugünün, esaret zincirlerini kıran bir milletin şahlanışı olduğunu unutmasınlar.
Millî Mücadele ruhunu içimizde hissettiğimiz bu anlamlı günde; başta Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, tüm şehitlerimizi saygı, rahmet ve minnetle anıyorum.
19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun!
Kıymetli okurlarım; sevgiyle kalın, hoşça kalın ve bu güzel günün, bu şanlı Millî Mücadele’nin göğsümüzü kabartan güzel duygularıyla bir ömür boyu kalın...