Kıymetli okurlarım, geçen gün mutfakta çay koyarken başıma gelen bir olayla başladım düşünmeye... Ocağı açtım, çayı koydum, tam “oh mis” diyeceğim… Dumanlar yükseliyor. Meğer altını fazla açmışım. Çay değil, Karadeniz’de sis oluşturuyorum sanki. Söndürdüm, pencereyi açtım, çay kurtuldu ama tadı artık eskisi gibi değil. İçiliyor mu? İçiliyor. Ama o ilk keyif yok.
İşte bazı insanlar da tam olarak böyle.
Hayatımızda bir kere yanlış yapıyorlar. Sonra geliyorlar, ellerinde bir bidon suyla:
“Özür dilerim…”
Tamam, yangını söndürüyorsun. Ama kalp yanmış bir kere…
Bir kere yanlış yapmış birisine ama özür diledi diye ikinci şansı vermeyin! Kalbinizi yakan kişi o yangını söndürmek için su verse ne yazar, bir kere yakmış o kalbi… Belki su verdi diye kül olmaktan çıkar çıkmasına da artık kalp eski kalp olmaktan da çıkar…
İnsan kalbi garip bir yer. Ne zaman yanacağını bilir ama ne zaman küseceğini çoğu zaman geç fark eder. Yanmak anlıktır, küsmek ise sessiz bir birikim. Tıpkı yıllarca aynı fincanda çay içip bir gün çatlağı fark etmek gibi…
Kimilerinin en sevdiği cümleler:
"Bir şans daha ver!"
"Geldi geçti!"
“Bir kereden bir şey olmaz!”
Olur!Hem de nasıl olur! Travma olur, güvensizlik olur, gecenin üçünde “ben neden buna tekrar izin verdim?” sorgulaması olur… Olur da olur…
Herkes dile getirmese bile tecrübeyle sabitlenen şey şudur:
-- Birine ikinci şans verdin mi sonrasında üçüncü gelir. Aslında kimse yardım kuruluşu değil, okurlarım. Herkese ikinci şans dağıtılmamalı!
Komik ama acı bir gerçek var: Yanlış yapanlar genelde “Bir kere oldu!” der, maruz kalanlar ise o “bir kereyi” yıllarca taşır. Üstelik sırt çantası gibi… Hafif değil, bel fıtığı yapıyor.
Affetmek güzel şey. İnsanı hafifletiyor. Ama herkesi hayatınızda tutmak zorunda değilsiniz. Bazı insanlar sadece ders olarak kalmalı. Hayat boyu abonelik verilmemeli!
Kalp yanınca, suyla söndürülüyor evet. Ama iz kalıyor. O iz de her “Ben değiştim!” cümlesinde kaşınıyor.
O yüzden ben artık şuna inanıyorum:
İkinci şans, gerçekten hak edene verilir. Ağlayana değil, anlayana!
Ve kalbini yakanla ateş başında marshmallow kızartmaya çalışılmaz!
Çayım hâlâ içiliyor bu arada…
Ama bir dahaki sefere altını kısacağım… Sevgiyle kalın hoş kalın…
Nisa Yeter YILMAZER