Nisa Yeter Yılmazer
Köşe Yazarı
Nisa Yeter Yılmazer
 

ETTO’NUN TACI: BİR SEVGİNİN KUŞAKTAN KUŞAĞA YOLCULUĞU

  Bir günün vedası, öbür günün başlangıcı… Tıpkı bir bayrağı teslim eder gibi… Kıymetli okurlarım takvim 3 Mart’ı gösterdiğinde içimde hâlâ aynı kapı aralanır. O gün babamın günüydü. Ama o, kendi doğumunu kutlarmış gibi değil de sanki ertesi gün gelecek olan beni bekler gibi gülerdi. Biz doğum günlerini ayrı ayrı yaşamazdık; iki tarih, tek bir sevinç olurdu. Kol kola girdiğimiz o sokaklar asfalt değildi sadece; adımlarımızla ördüğümüz bir sevgi haritasıydı. Sabahın en mahmur anında yanağıma konan o baba busesi… İşte o sıcaklık insanın kalbinde bir ömür sönmeyen bir soba gibi yanıyor, çok iyi bilirim, okurlarım... 2015’ten beri mart ayları biraz rüzgârlı, biraz eksik, birazdan daha fazla da soğuk... Babam gittiğinden beri 3 Mart göğe yazılmış bir isim gibi; görünmez ama hep orada. Ve şimdi… 4 Mart. Eskiden babamın kolları arasında mumlara üflerdim. Şimdi pastanın başında, zamanın durduğu o ince çizgide, kucağımda canımdan bir parça Hicran Yelda’m var: kızım... Mumlara bu kez onunla birlikte üflüyorum. O titrek alevde hem babamın hatırası yanıyor hem de kızımın geleceği ışıldıyor. Hayat en büyük mucizesini bazen en derin hüznün arasına saklıyor.   Babam bana “Etto” diye seslenirdi, değerli okurlarım..Her konuda fikrimi sorar, beni sadece kızı değil; hayatının en kıymetli danışmanı yapardı. O sesleniş bir sevgi unvanıydı. Bir güven nişanıydı. Başımıza kondurduğu görünmez bir taçtı. Şimdi kızımın başındaki minik buklelere bakıyorum. O kıvırcık saçlar sadece genetik bir miras değil; dedesinin şefkatinin, zarafetinin ve bize duyduğu sarsılmaz güvenin birbirine dolanmış hâli. Sanki bir saç telinden öte, babamın elleriyle ördüğü bir güzellik tacı. Ben mumları üflerken sadece yeni yaşımı karşılamıyorum. Babamdan devraldığım o sevgi dolu bayrağı bir sonraki nesle taşımanın gururunu yaşıyorum. Belki artık sabahları yanağımda onun öpücüğü yok. Ama kızımın gülüşünde gizli. Belki kolumda onun sıcaklığı yok. Ama kızımı taşırken kollarımda onun gücü var. İçimden fısıldıyorum: “Bak baba… Senin lülelerin şimdi onun başında parlıyor. Senin ‘Etto’n ve senin torunun… Biz hâlâ seninle kol kolayız.”  Kıymetli okurlarım 3 Mart babamın doğum günü.4 Mart benim...   Bir emanet, üç kuşak, tek bir taç!Ve biz hâlâ senin bıraktığın o sevgiyle kol kolayız baba... Sevgiyle kalın okurlarım, bir annenin şefkati ve babanın evladına bırakabileceği metaneti daima sizinle olsun... Ve unutmadan, babanız hâlâ hayatta ve yanınızdaysa ona sımsıkı sarılmayı da hiç mi hiç ihmal etmeyin derim…
Ekleme Tarihi: 03 Mart 2026 -Salı
Nisa Yeter Yılmazer

ETTO’NUN TACI: BİR SEVGİNİN KUŞAKTAN KUŞAĞA YOLCULUĞU

 

Bir günün vedası, öbür günün başlangıcı… Tıpkı bir bayrağı teslim eder gibi…

Kıymetli okurlarım takvim 3 Mart’ı gösterdiğinde içimde hâlâ aynı kapı aralanır. O gün babamın günüydü. Ama o, kendi doğumunu kutlarmış gibi değil de sanki ertesi gün gelecek olan beni bekler gibi gülerdi.

Biz doğum günlerini ayrı ayrı yaşamazdık; iki tarih, tek bir sevinç olurdu. Kol kola girdiğimiz o sokaklar asfalt değildi sadece; adımlarımızla ördüğümüz bir sevgi haritasıydı. Sabahın en mahmur anında yanağıma konan o baba busesi… İşte o sıcaklık insanın kalbinde bir ömür sönmeyen bir soba gibi yanıyor, çok iyi bilirim, okurlarım...

2015’ten beri mart ayları biraz rüzgârlı, biraz eksik, birazdan daha fazla da soğuk... Babam gittiğinden beri 3 Mart göğe yazılmış bir isim gibi; görünmez ama hep orada.

Ve şimdi… 4 Mart.

Eskiden babamın kolları arasında mumlara üflerdim. Şimdi pastanın başında, zamanın durduğu o ince çizgide, kucağımda canımdan bir parça Hicran Yelda’m var: kızım... Mumlara bu kez onunla birlikte üflüyorum. O titrek alevde hem babamın hatırası yanıyor hem de kızımın geleceği ışıldıyor.

Hayat en büyük mucizesini bazen en derin hüznün arasına saklıyor.

 

Babam bana “Etto” diye seslenirdi, değerli okurlarım..Her konuda fikrimi sorar, beni sadece kızı değil; hayatının en kıymetli danışmanı yapardı. O sesleniş bir sevgi unvanıydı. Bir güven nişanıydı. Başımıza kondurduğu görünmez bir taçtı.

Şimdi kızımın başındaki minik buklelere bakıyorum. O kıvırcık saçlar sadece genetik bir miras değil; dedesinin şefkatinin, zarafetinin ve bize duyduğu sarsılmaz güvenin birbirine dolanmış hâli. Sanki bir saç telinden öte, babamın elleriyle ördüğü bir güzellik tacı.

Ben mumları üflerken sadece yeni yaşımı karşılamıyorum. Babamdan devraldığım o sevgi dolu bayrağı bir sonraki nesle taşımanın gururunu yaşıyorum.

Belki artık sabahları yanağımda onun öpücüğü yok. Ama kızımın gülüşünde gizli. Belki kolumda onun sıcaklığı yok. Ama kızımı taşırken kollarımda onun gücü var.

İçimden fısıldıyorum:

“Bak baba… Senin lülelerin şimdi onun başında parlıyor. Senin ‘Etto’n ve senin torunun… Biz hâlâ seninle kol kolayız.”

 Kıymetli okurlarım 3 Mart babamın doğum günü.4 Mart benim...

 

Bir emanet, üç kuşak, tek bir taç!Ve biz hâlâ senin bıraktığın o sevgiyle kol kolayız baba...

Sevgiyle kalın okurlarım, bir annenin şefkati ve babanın evladına bırakabileceği metaneti daima sizinle olsun... Ve unutmadan, babanız hâlâ hayatta ve yanınızdaysa ona sımsıkı sarılmayı da hiç mi hiç ihmal etmeyin derim…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (5)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adanayerelhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Levent Kaya
(03.03.2026 06:31 - #2626)
Allah rahmet eylesin Mekanı Cennet olsun .
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adanayerelhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Buket Damla
(03.03.2026 13:59 - #2632)
Şu mübarek günlerde kıymetli babanıza Allah'tan rahmet diliyorum hocam. Ne güzel yetiştirmişler sizi ve siz de şimdi kızınızı aynı sevgiyle ilgiyle yetiştiriyorsunuz maşallah barekallah size. Rabbim evladınızı size bağışlasın. O güzel yüreğinize sağlık. Başınız sağ olsun usta yazarımız.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adanayerelhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Adanalı İbo
(03.03.2026 15:05 - #2633)
Okurken çok duygulandım Safiye bacımızın bacısı Allah rahmet eylesin babanıza ve Rabbim size güzel ailenize uzun ömürler versin
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adanayerelhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Safiye Yılmazer Uruk
(03.03.2026 15:29 - #2634)
Canımın en içi, en derin yeri kelimelerin sultanı bitanem. Kalemin altın olsun Etto Nisam
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adanayerelhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Ömer
(03.03.2026 17:32 - #2635)
Muhteşem bir yazı
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adanayerelhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
islami chat islami sohbetler bizim mekan