Nisa Yeter Yılmazer
Köşe Yazarı
Nisa Yeter Yılmazer
 

"EVLADIM, CAHİL KALMAK DA BİR MESLEKTİR AMA PEK İTİBARLI DEĞİLDİR!"

  Kıymetli okurlarım, bugün köşemizde bir devrin kapandığı ama o devrin sesinin kulaklarımızda hâlâ çınladığı bir meseleyi; yani İlber Ortaylı’yı ve onun bize bıraktığı o "asıl" mirası konuşalım istedim. Hoca, o meşhur ceketini ilikleyip aramızdan ayrılmış olabilir ama arkasında bıraktığı "Lütfen!" nidası ve "Cahil" teşhisleri hâlâ baş ucumuzda duruyor. Şöyle bir düşünün; memlekette en bol bulunan şey nedir diye sorarsanız; kimisi patates der, kimisi trafik der. Ben söyleyeyim: Fikri olup bilgisi olmayan insan… Hoca’nın ömrü boyunca savaştığı şey de tam buydu. Eskiden bir insan bilmediğini pek belli etmemeye çalışırdı; ar ederdi. Şimdi tam tersi; bilmediği konularda ahkâm kesmek bir çeşit özgüven göstergesi sayılıyor. Hâlbuki eski İstanbul’da böyle birine iki kelimeyle cevap verilirdi: "Evladım, sus da öğren!" Cahillik Kader Değil, Tercihtir! Kıymetli dostlar, İlber Hoca’nın yıllardır söylediği bir şey vardı: Cahillik kader değildir, çoğu zaman bir tercihtir. İnsan merak etmezse, okumazsa, görmezse ve dünyanın kapısını kapatıp o daracık odasında oturursa tabii cahil kalır. Ama bunun faturasını kimseye kesmesin! Çünkü cahillik bir eksiklikten ziyade bir terbiye ve küstahlık meselesidir. İnsan bilmediğini bilirse, haddini bilir; haddini bilirse de susmayı öğrenir. Şu meşhur "yarı-aydın" tipi yok mu... İşte memleketi asıl yoran buydu. Hiç bilmeyen insan zararsızdır, sorar öğrenir. Ama az bilip çok bildiğini sanan, sanki insanlık ansiklopedisi kendi evine gizlice dağıtılmış gibi konuşan o "yarı-aydın cahilliği" en tehlikelisidir. Herkes her şeyi biliyor; bu bir felakettir!   Bir gün bir genç yanına gelip o klasik soruyu sormuş: “Hocam, çok okuyan mı bilir, çok gezen mi?” Hoca’nın cevabı, aslında onun tüm yaşam felsefesinin özeti gibiydi: "Bak evladım, sadece okursan kütüphane faresi olursun. Dünyayı sadece kâğıt sayfalarından ibaret sanırsın. Ama yalnızca gezersen de iş başka bir komediye dönüşür; o zaman da Turist Ömer olursun, gördüğünü anlamazsın. İkisini birlikte yapacaksın!"   Hoca, Viyana Kapıları’nı anlatırken oradaki taşın rengini, o sokağın kokusunu bilmeyen adamla tarih konuşmazdı. Çünkü tarih sadece kronoloji değil, mekânı ve ruhuyla bir bütündür. Gençlere Miras: “Konfor Sizi Bitirir!” İlber Hoca’yı kaybetmiş olsak da onun gençlere bıraktığı o "tuzlu" nasihatler geçerliliğini koruyor. Şimdi gençler bazen ona alınıyordu ama hoca sevdiği için söylerdi. Geride bıraktığı eserleriyle ve nükteli sözleriyle kıymetli Türk düşünürümüz İlber Ortaylı’nın şu sözleri de bu nasihatlerinden birkaçıdır: Dil Öğrenmek Süs Değildir: Bir dil öğrenmekle entelektüel olunmaz, o sadece kapıyı açar. Ama o kapıyı açmadan da dünyaya bakamazsın. 25 yaşına kadar en az iki dili halletmeyen insan, dünyayı yarım okur. Konfor Alanını Terk Et: Yirmili yaşlar memur zihniyetiyle yaşanacak yaşlar değildir. Gerekirse aç kalacaksın, ucuz otellerde yatacaksın, o trenlere bineceksin. Hafızanı Eğit: Her şeyi akıllı telefonlara bırakan nesli hep uyardı. Hafıza çalışmazsa düşünce de çalışmaz. Hafızası olmayan bir toplumun ne geleceği olur ne de tarihi. Ezcümle;biraz gayret, biraz merak, derdi… Kıymetli okurlarım, İlber Hoca bize aslında şunu miras bıraktı: Dünya muazzam bir yer; kütüphaneler, müzeler, operalar keşfedilmeyi bekliyor. Bir tabloya beş dakika bakamayan, bir kitapla sabahlayamayan insanın hayatı fakir geçer. Cahillik, bir insanın kendine yapabileceği en büyük hakarettir. Hoca’nın ardından yapabileceğimiz en güzel şey, onun o meşhur deyimiyle "sersemlik etmemek" ve dünyayı merak etmektir. Cahillik bir meslek olabilir ama biz bu mesleği icra etmemekte kararlı olmalıyız... Sevgiyle kalın hoş kalın en çok da okuyarak kalın...
Ekleme Tarihi: 15 Mart 2026 -Pazar
Nisa Yeter Yılmazer

"EVLADIM, CAHİL KALMAK DA BİR MESLEKTİR AMA PEK İTİBARLI DEĞİLDİR!"

 

Kıymetli okurlarım, bugün köşemizde bir devrin kapandığı ama o devrin sesinin kulaklarımızda hâlâ çınladığı bir meseleyi; yani İlber Ortaylı’yı ve onun bize bıraktığı o "asıl" mirası konuşalım istedim. Hoca, o meşhur ceketini ilikleyip aramızdan ayrılmış olabilir ama arkasında bıraktığı "Lütfen!" nidası ve "Cahil" teşhisleri hâlâ baş ucumuzda duruyor.

Şöyle bir düşünün; memlekette en bol bulunan şey nedir diye sorarsanız; kimisi patates der, kimisi trafik der. Ben söyleyeyim: Fikri olup bilgisi olmayan insan… Hoca’nın ömrü boyunca savaştığı şey de tam buydu. Eskiden bir insan bilmediğini pek belli etmemeye çalışırdı; ar ederdi. Şimdi tam tersi; bilmediği konularda ahkâm kesmek bir çeşit özgüven göstergesi sayılıyor. Hâlbuki eski İstanbul’da böyle birine iki kelimeyle cevap verilirdi: "Evladım, sus da öğren!"

Cahillik Kader Değil, Tercihtir!

Kıymetli dostlar, İlber Hoca’nın yıllardır söylediği bir şey vardı: Cahillik kader değildir, çoğu zaman bir tercihtir. İnsan merak etmezse, okumazsa, görmezse ve dünyanın kapısını kapatıp o daracık odasında oturursa tabii cahil kalır. Ama bunun faturasını kimseye kesmesin! Çünkü cahillik bir eksiklikten ziyade bir terbiye ve küstahlık meselesidir. İnsan bilmediğini bilirse, haddini bilir; haddini bilirse de susmayı öğrenir.

Şu meşhur "yarı-aydın" tipi yok mu... İşte memleketi asıl yoran buydu. Hiç bilmeyen insan zararsızdır, sorar öğrenir. Ama az bilip çok bildiğini sanan, sanki insanlık ansiklopedisi kendi evine gizlice dağıtılmış gibi konuşan o "yarı-aydın cahilliği" en tehlikelisidir. Herkes her şeyi biliyor; bu bir felakettir!

 

Bir gün bir genç yanına gelip o klasik soruyu sormuş: “Hocam, çok okuyan mı bilir, çok gezen mi?” Hoca’nın cevabı, aslında onun tüm yaşam felsefesinin özeti gibiydi:

"Bak evladım, sadece okursan kütüphane faresi olursun. Dünyayı sadece kâğıt sayfalarından ibaret sanırsın. Ama yalnızca gezersen de iş başka bir komediye dönüşür; o zaman da Turist Ömer olursun, gördüğünü anlamazsın. İkisini birlikte yapacaksın!"

 

Hoca, Viyana Kapıları’nı anlatırken oradaki taşın rengini, o sokağın kokusunu bilmeyen adamla tarih konuşmazdı. Çünkü tarih sadece kronoloji değil, mekânı ve ruhuyla bir bütündür.

Gençlere Miras: “Konfor Sizi Bitirir!”

İlber Hoca’yı kaybetmiş olsak da onun gençlere bıraktığı o "tuzlu" nasihatler geçerliliğini koruyor. Şimdi gençler bazen ona alınıyordu ama hoca sevdiği için söylerdi. Geride bıraktığı eserleriyle ve nükteli sözleriyle kıymetli Türk düşünürümüz İlber Ortaylı’nın şu sözleri de bu nasihatlerinden birkaçıdır:

  • Dil Öğrenmek Süs Değildir: Bir dil öğrenmekle entelektüel olunmaz, o sadece kapıyı açar. Ama o kapıyı açmadan da dünyaya bakamazsın. 25 yaşına kadar en az iki dili halletmeyen insan, dünyayı yarım okur.
  • Konfor Alanını Terk Et: Yirmili yaşlar memur zihniyetiyle yaşanacak yaşlar değildir. Gerekirse aç kalacaksın, ucuz otellerde yatacaksın, o trenlere bineceksin.
  • Hafızanı Eğit: Her şeyi akıllı telefonlara bırakan nesli hep uyardı. Hafıza çalışmazsa düşünce de çalışmaz. Hafızası olmayan bir toplumun ne geleceği olur ne de tarihi.

Ezcümle;biraz gayret, biraz merak, derdi…

Kıymetli okurlarım, İlber Hoca bize aslında şunu miras bıraktı: Dünya muazzam bir yer; kütüphaneler, müzeler, operalar keşfedilmeyi bekliyor. Bir tabloya beş dakika bakamayan, bir kitapla sabahlayamayan insanın hayatı fakir geçer. Cahillik, bir insanın kendine yapabileceği en büyük hakarettir.

Hoca’nın ardından yapabileceğimiz en güzel şey, onun o meşhur deyimiyle "sersemlik etmemek" ve dünyayı merak etmektir. Cahillik bir meslek olabilir ama biz bu mesleği icra etmemekte kararlı olmalıyız...

Sevgiyle kalın hoş kalın en çok da okuyarak kalın...

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (1)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adanayerelhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emine Yurt
(15.03.2026 18:29 - #2701)
Üstadım yine harika bir yazı olmuş
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adanayerelhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
islami chat islami sohbetler bizim mekan