Kıymetli okurlarım bugün bu köşeyi biraz daha alçaktan yazıyorum.
Çünkü iki yaşına giren bir kız çocuğunun göz hizasındayım artık.
Adı Hicran Yelda… Kıymetli okurlarım, siz kızımın adını ilk defa “Mevsimlerin Yelda’ya Fısıltısı” isimli, onun adına, tüm çocuklara ithafen yazdığım kitabımdan biliyorsunuz.
Hicran; özlem demek, derler.
Yelda; yılın en uzun gecesi.
Ama hayat bazen kelimelerin anlamını yeniden değiştiriyor.Çünkü Hicran Yelda, özlemi sevgiyle dolduran, en uzun geceleri kahkahayla kısaltan bir çocuk.
Kıymetli kızım!
Adına daha nice kitaplar yazıp tüm çocuklara adayacağım göz bebeğim...
Artık çocuk oluyor! İki yaş…
Hayatla pazarlığın başladığı yaş…
Her şeye “hayır” deyip,
Sonra yine aynı şeye sarılacağı yaş.
Çorap giymenin büyük bir mesele olduğu, yanlış kesilmiş muzun ise uluslararası kriz olduğu yaş.
Bu evde artık saat yok.Takvim yok.Plan hiç yok.
Gün; “anneee” diye başlıyor,“Bir dakika” ile uzuyor,bir sarılmayla bitiyor.
İki yaşında bir çocukla yaşamak;
Sabah hangi ruh hâline uyandığını tahmin etmeye çalışmak demek.
Mutlu mu, aç mı? Yoksa sadece biraz drama mı?
Bazen bir krakerle dünya kurtarılıyor.Bazen aynı kraker yere atıldığı için hayat sorgulanıyor.
Ama ne olursa olsun, o minicik kollar boyna dolandığında bütün manşetler anlamını yitiriyor.
Bu köşede genelde hayattan, insanlardan, gündemden söz edilir.Ama bugün yazının merkezinde bir çocuk var.Çünkü bazen en büyük hikâyeler, en küçük ayaklarla eve giriyor.
Hicran Yelda konuşmayı öğrenirken; ben dinlemeyi öğrendim.O yürümeyi öğrenirken; ben düşüp kalkmanın utanılacak bir şey olmadığını…
Güçlü olmak, hiç yorulmamak değilmiş.Yorulup yine de gülümseyebilmekmiş.Ve sevgi, uzun cümlelerde değil;“anne buradayım” bakışında saklıymış.
İleride bu yazıyı okuduğunda belki gülecek.“Annem biraz abartmış!” diyecek.Ama bilsin isterim:
Bu satırlar yazılırken kahkaha da vardı...Kulak dolusu bir sessizlik de!Çünkü Hicran Yelda;
Bir evin neşesi,
Bir kadının yeniden yazdığı hayatı,
Ve bu köşeye düşen en güzel yazıdır.
İki yaşın kutlu olsun. Sen büyü… Bu köşe her zaman sana yer ayırır.
Ne mutlu bana ki hayat bana “yalnızsın” dediğinde, sen “birlikteyiz” dedin.
Benim en sessiz çığlığımda, sen en yüksek kahkahanla cevap verdin. Biz başka bir yerden, daha güçlü bir yerden devam ettik kızımla. Dünyaya geleceğinin isminin müjdelendiği taçlı kızım... Doğum günün kutlu olsun! Sağlıkla, birlikte güzel ailemizle mutluluğumuza devam ederek daha nice nice güzel yaşların olsun, annesi gibi kıvırcık saçlı güzel kızım…
Sevgiyle kalın ve hep anne şefkatiyle kalın kıymetli okurlarım.