Kudret Yılmazer
Köşe Yazarı
Kudret Yılmazer
 

BİR TÜRKÜ DUYDUM, KAHVEMİ SOĞUTTU!

  Geçen gün bir kahve içiyordum. Hayattan büyük beklentilerim yoktu; kahve sıcak olsun yeterdi. Derken arka taraftan bir türkü çalmaya başladı. Eski. Hani normalde “Ne güzel çalıyor!” deyip geçilecek türden. Ama geçemedim. Bir cümle geldi: “Sel suyuna olta atılmaz cicim!” Kahveyi ağzıma götürdüm, indirdim. Dedim ki: — Bu laf bana mı söylendi az önce? Çünkü insan bazen öyle bir anda yakalanır. Eski bir türkü, yeni bir hayat hâline dokunur. Üstelik “cicim” diyerek. Ne bağırıyor ne kızıyor; ama insanı yerine oturtuyor. Merak ettim. Eğer bu iki satır böyleyse, dedim, bunun devamı daha neler anlatıyordur? Telefonu açtım. Kim yazmış, kim söylemiş diye değil… Biraz daha dinlemeliyim diye… Sözler ilerledikçe türkü önce tatlı tatlı yaklaşıyor. Kokudan, renkten, ipek gibi ciltten bahsediyor. Tam “güzel iltifat” diyecekken frene basıyor: Sevilir, okşanır ama kanılmaz! Yani diyor ki: — Hoşuna gidebilir ama sen yine aklını cebine koy! Sonra gülüşler geliyor, bakışlar geliyor. Hayat bağışlıyormuş. İnsan ister istemez umutlanıyor. Ama türkü sabırsız: Hasret biter, hicran başlar… Bu cümle var ya… Bugün biri yazsa altına “aynı ben” yorumları yağar. Güven konusuna gelince hiç dolandırmıyor: Vefaya güven olmaz! Bunu bugün biri söylese “negatif enerji” derler. Türkü söyleyince herkes başını sallıyor. Bir de gençlik meselesi var! Geçecek, diyor. Acele etmeden… Sanki “Bak, sonra söylemedin deme!” diye not düşüyor. Eski dost konusu da geçiyor. Atılmaz, diyor. Zaten atabilsek telefon rehberi bu kadar kalabalık olmazdı. En sevdiğim kısmı ise hayat dersleri bölümü: Herkese gönül verme! İhanetten sevda çıkmaz! Karanlık işe aşk bulaştırma! Sel suyuna olta atma! Bugünkü çeviri: — Olmayacak yerden mucize bekleme! Türkü bittiğinde fark ettim ki ben bir şarkı dinlememişim. Onun yerine sanki bir gelecek uyarısı almışım. Biz eski şarkıları geçmişi anlatıyor sanıyoruz.Meğer bazıları, kahve molasında yakalayıp kulağımıza fısıldıyor: — Biraz dikkat et! Ve en başta ne dediyse, en sonda da onu söylüyor: Gönüller alınır, satılmaz cicim! Kahve soğudu.Ama mesaj yerini buldu. Sevgiyle kalın değerli okurlarım…
Ekleme Tarihi: 29 Ocak 2026 -Perşembe
Kudret Yılmazer

BİR TÜRKÜ DUYDUM, KAHVEMİ SOĞUTTU!

 

Geçen gün bir kahve içiyordum. Hayattan büyük beklentilerim yoktu; kahve sıcak olsun yeterdi. Derken arka taraftan bir türkü çalmaya başladı. Eski. Hani normalde “Ne güzel çalıyor!” deyip geçilecek türden.

Ama geçemedim.

Bir cümle geldi:

“Sel suyuna olta atılmaz cicim!”

Kahveyi ağzıma götürdüm, indirdim.

Dedim ki:

— Bu laf bana mı söylendi az önce?

Çünkü insan bazen öyle bir anda yakalanır. Eski bir türkü, yeni bir hayat hâline dokunur. Üstelik “cicim” diyerek. Ne bağırıyor ne kızıyor; ama insanı yerine oturtuyor.

Merak ettim. Eğer bu iki satır böyleyse, dedim, bunun devamı daha neler anlatıyordur? Telefonu açtım. Kim yazmış, kim söylemiş diye değil… Biraz daha dinlemeliyim diye…

Sözler ilerledikçe türkü önce tatlı tatlı yaklaşıyor. Kokudan, renkten, ipek gibi ciltten bahsediyor. Tam “güzel iltifat” diyecekken frene basıyor:

Sevilir, okşanır ama kanılmaz!

Yani diyor ki:

Hoşuna gidebilir ama sen yine aklını cebine koy!

Sonra gülüşler geliyor, bakışlar geliyor. Hayat bağışlıyormuş. İnsan ister istemez umutlanıyor. Ama türkü sabırsız:

Hasret biter, hicran başlar…

Bu cümle var ya… Bugün biri yazsa altına “aynı ben” yorumları yağar.

Güven konusuna gelince hiç dolandırmıyor:

Vefaya güven olmaz!

Bunu bugün biri söylese “negatif enerji” derler. Türkü söyleyince herkes başını sallıyor.

Bir de gençlik meselesi var! Geçecek, diyor. Acele etmeden… Sanki “Bak, sonra söylemedin deme!” diye not düşüyor.

Eski dost konusu da geçiyor. Atılmaz, diyor. Zaten atabilsek telefon rehberi bu kadar kalabalık olmazdı.

En sevdiğim kısmı ise hayat dersleri bölümü:

Herkese gönül verme!

İhanetten sevda çıkmaz!

Karanlık işe aşk bulaştırma!

Sel suyuna olta atma!

Bugünkü çeviri:

Olmayacak yerden mucize bekleme!

Türkü bittiğinde fark ettim ki ben bir şarkı dinlememişim. Onun yerine sanki bir gelecek uyarısı almışım.

Biz eski şarkıları geçmişi anlatıyor sanıyoruz.Meğer bazıları, kahve molasında yakalayıp kulağımıza fısıldıyor:

Biraz dikkat et!

Ve en başta ne dediyse, en sonda da onu söylüyor:

Gönüller alınır, satılmaz cicim!

Kahve soğudu.Ama mesaj yerini buldu. Sevgiyle kalın değerli okurlarım…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (1)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adanayerelhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Levent Kaya
(29.01.2026 08:56 - #2481)
Eskinin herşeyi güzeldi. Türküsü, dostluğu, komşuluğu şimdi hiçbiri kalmadı.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adanayerelhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
islami chat islami sohbetler giftcardmall/mygift