Türkiye, yaşayan en büyük hafızasını, arşive en vakıf sesini, bir devrin son "İstanbul beyefendisini" kaybetti. İlber Ortaylı sadece bir tarih profesörü değildi;o, geçmişin tozlu raflarıyla bugünün güncel karmaşası arasında duran sarsılmaz ve gür sesli bir köprüydü.
Onun vefatıyla kütüphanelerimizden bir raf eksilmedi; kütüphanenin bizzat kendisi derin bir sessizliğe büründü. O, tarihi saray koridorlarından çıkarıp sokağa indiren, bizlere sadece savaşları değil; müziği, yemeği, seyahat etmenin inceliklerini ve "insan olmanın kalitesini" anlatan bir öğretmendi…
Ardında bizlere birbirinden kıymetli eserlerin yanı sıra pek çok da anı bıraktı… Onun hatırası denince akla hemen o meşhur "bilgi namusu" mücadelesi gelir. Hiç unutulmaz; bir gün Topkapı Sarayı’nda gezerken, turistlere yanlış bilgiler veren bir rehbere rastlar. Hoca dayanamaz, kalabalığın arasına dalar ve rehberi durdurur: "Evladım, sen sadece tarihi yanlış anlatmakla kalmıyorsun, kullandığın İngilizceyle bu insanlara hakaret ediyorsun!" der. Mikrofonu eline alır ve turistlere mükemmel bir lisanla gerçek tarihi anlatmaya başlar. O an orada sadece bir hatayı düzeltmiyordu; hakikatin sahipsiz olmadığını da gösteriyordu.
Onun o meşhur "cahillik" çıkışları aslında bir hakaret değil, bir durum tespitiydi. Bizlere aslında şunu fısıldıyordu: "Öğrenmekten korkmayın, ama bilmeden konuşmaktan utanın!"
Gelecek Kuşaklara Not:
İlber Ortaylı, arkasında sadece devasa bir kütüphane değil, "bilgiyle dik durma" onurunu bıraktı. Yarının gençleri, onun o gür sesini videolardan dinlerken şunu hiç unutmamalı: Bilgi, sadece sınav geçmek için değil, bu toprakların ruhunu savunmak için kuşanılan bir zırhtır. Onun azarladığı o meşhur "cehalet", aslında meraksızlıktı. Gelecek nesillerin İlber Hoca’ya en büyük borcu; daha çok merak etmek, daha çok lisan öğrenmek ve bu kadim coğrafyayı karış karış gezerek tanımaktır.
Yeri doldurulamaz bir boşlukla veda ediyoruz sana Hocam... Ama emin ol; o mikrofonu bıraktığın yerde, senin izinden giden, "toz yutmaya" hazır binlerce genç zihin nöbeti devralıyor…
Güle güle koca çınar, Türk tarihinin ve Yüce Türk Milletimizin başı sağ olsun...