Kudret Yılmazer
Köşe Yazarı
Kudret Yılmazer
 

Atamızın Mirası Hediyelerin Gölgesinde Kalmasın!

    24 Kasım 1918'de Ulu Önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK Baş Öğretmen unvanını kabul etmiştir. Her yıl ülkemizde, 24 Kasım günü, Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır. Bu özel günde öğrenciler öğretmenlerine olan sevgisini gösterebilmek adına da adeta birbirleriyle yarışırlar. Normalde sırada bisküvi kırıntılarıyla savaşan öğrencilerin yerini, bir anda önce ellerini, sonra yüzünü en son da aynı mendille sırayı silen öğrenciler alır... Tüm öğrencilerin amacı o gün daha şık ve daha özenli görünmek içindir. Dün “Hocam kalemimi unuttum.” diyen çocuk, bugün üç renk fosforlu kalemle gelir. Nedeni ise o gün öğretmenimiz üzülmesin, öğretmenler gününde en güzel hediyeyi benim öğretmenim alsın düşüncesidir. Ancak bu durum günümüzde bir hayli değişmiş gibi görünüyor. Kıymetli okurlarım, biliyoruz ki Öğretmenler Günü, öğretmene verilen hediye yağmuru olmamalı! Bir öğretmen için en güzel hediye, öğrencinin gözlerindeki ışıktır. Velilerin WhatSapp gruplarında birbirlerine ne hediye alsak diye konuşmaları da az önce bahsettiğim değişimlerden biri oldu mesela. Bir öğretmen arkadaşıma pırlanta alınması kararına çok şaşırmıştım. Elbette öğretmen, en kutsal mesleklerden birini icra ediyor ancak bu pahalı hediye yarışları sizce de biraz tuhaf olmuyor mu dersiniz? En çok yaşadığımızşey ise, bütün bu özel gün ciddiyetinin içinde çocukların, “Hocam bugün ders yapmayalım, Öğretmenler Günü!” diye pazarlık etmeye çalışmasıdır. Demem o ki; günümüzde öğretmenler günü kutlamaları da biraz şekil değiştirmiş gibi görünüyor… 24 Kasım’da hediyeleri değil, Atamızın eğitime dair vizyonunu hatırlamak gerek! Çocuklara “öğretmenine çiçek al!” demek yerine,“Öğretmenine bugün bir teşekkür et, öğrendiklerin için minnet duy!” demek gerek! Bugün bakıyorum ki Öğretmenler Günü bambaşka hâl almaya doğru ilerliyor. Bir öğretmen ve eğitimci ailenin evladı olarak diyorum ki; bu önemli gün nasıl oldu da “çikolata-kupa-defter” üçlüsünün gölgesinde kalabilir? Bu durum, bana göre, gün geçtikçe artan bir hediye yarışı ve amacından sapma durumuna dönüşüyor. Öğretmenler Günü’nün amacı kutlama yapmak, elbette bu güzel; ben bu kutlamaya karşı değilim. Ama hediye yarışına dönmüş bir gün, öğretmenin değerini yükseltmiyor; aksine günün önemini unutturup gölgede bırakıyor, diye düşünüyorum. Öğretmenlik, bir çiçek buketine sıkıştırılamayacak kadar büyük bir emektir. 24 Kasım’ın anlamı, çok daha derin bir mirasta gizlidir: Cehaletle mücadele, bilimi rehber edinmek, bir milleti “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür” kılmak. Bugün Öğretmenler Günü’nün gerçek anlamı şunlar da olmalı: Millet olarak eğitime verdiğimiz değeri sorgulamak… Öğretmenin sosyal statüsünü, ekonomik koşullarını, saygınlığını konuşmak… Öğretmeni hediye ile değil, hak ettiği yaşam koşullarıyla onurlandırmak… “Ablam, kız kardeşim ve ben… Üç farklı yürek, gönülden iki ayrı meslek: Öğretmenlik ve yazarlık... Emek veren, öğreten, ışık olan bizlerin ve tüm öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü kutlu olsun!İyi ki bu kutsal yolu birlikte yürüyoruz.” Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi: "Öğretmenler; yeni nesli, Cumhuriyetin fedakâr öğretmen ve eğitimcilerini, sizler yetiştireceksiniz ve yeni nesil, sizin eseriniz olacaktır." Sevgiyle kalın kıymetli okurlarım…
Ekleme Tarihi: 22 Kasım 2025 -Cumartesi
Kudret Yılmazer

Atamızın Mirası Hediyelerin Gölgesinde Kalmasın!

 

 

24 Kasım 1918'de Ulu Önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK Baş Öğretmen unvanını kabul etmiştir. Her yıl ülkemizde, 24 Kasım günü, Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır. Bu özel günde öğrenciler öğretmenlerine olan sevgisini gösterebilmek adına da adeta birbirleriyle yarışırlar.

Normalde sırada bisküvi kırıntılarıyla savaşan öğrencilerin yerini, bir anda önce ellerini, sonra yüzünü en son da aynı mendille sırayı silen öğrenciler alır... Tüm öğrencilerin amacı o gün daha şık ve daha özenli görünmek içindir. Dün “Hocam kalemimi unuttum.” diyen çocuk, bugün üç renk fosforlu kalemle gelir. Nedeni ise o gün öğretmenimiz üzülmesin, öğretmenler gününde en güzel hediyeyi benim öğretmenim alsın düşüncesidir. Ancak bu durum günümüzde bir hayli değişmiş gibi görünüyor. Kıymetli okurlarım, biliyoruz ki Öğretmenler Günü, öğretmene verilen hediye yağmuru olmamalı! Bir öğretmen için en güzel hediye, öğrencinin gözlerindeki ışıktır.

Velilerin WhatSapp gruplarında birbirlerine ne hediye alsak diye konuşmaları da az önce bahsettiğim değişimlerden biri oldu mesela. Bir öğretmen arkadaşıma pırlanta alınması kararına çok şaşırmıştım. Elbette öğretmen, en kutsal mesleklerden birini icra ediyor ancak bu pahalı hediye yarışları sizce de biraz tuhaf olmuyor mu dersiniz? En çok yaşadığımızşey ise, bütün bu özel gün ciddiyetinin içinde çocukların, “Hocam bugün ders yapmayalım, Öğretmenler Günü!” diye pazarlık etmeye çalışmasıdır. Demem o ki; günümüzde öğretmenler günü kutlamaları da biraz şekil değiştirmiş gibi görünüyor…

24 Kasım’da hediyeleri değil, Atamızın eğitime dair vizyonunu hatırlamak gerek!

Çocuklara “öğretmenine çiçek al!” demek yerine,“Öğretmenine bugün bir teşekkür et, öğrendiklerin için minnet duy!” demek gerek! Bugün bakıyorum ki Öğretmenler Günü bambaşka hâl almaya doğru ilerliyor.

Bir öğretmen ve eğitimci ailenin evladı olarak diyorum ki; bu önemli gün nasıl oldu da “çikolata-kupa-defter” üçlüsünün gölgesinde kalabilir? Bu durum, bana göre, gün geçtikçe artan bir hediye yarışı ve amacından sapma durumuna dönüşüyor.

Öğretmenler Günü’nün amacı kutlama yapmak, elbette bu güzel; ben bu kutlamaya karşı değilim. Ama hediye yarışına dönmüş bir gün, öğretmenin değerini yükseltmiyor; aksine günün önemini unutturup gölgede bırakıyor, diye düşünüyorum.

Öğretmenlik, bir çiçek buketine sıkıştırılamayacak kadar büyük bir emektir.

24 Kasım’ın anlamı, çok daha derin bir mirasta gizlidir:

Cehaletle mücadele, bilimi rehber edinmek, bir milleti “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür” kılmak.

Bugün Öğretmenler Günü’nün gerçek anlamı şunlar da olmalı:

Millet olarak eğitime verdiğimiz değeri sorgulamak…

Öğretmenin sosyal statüsünü, ekonomik koşullarını, saygınlığını konuşmak…

Öğretmeni hediye ile değil, hak ettiği yaşam koşullarıyla onurlandırmak…

“Ablam, kız kardeşim ve ben… Üç farklı yürek, gönülden iki ayrı meslek: Öğretmenlik ve yazarlık...

Emek veren, öğreten, ışık olan bizlerin ve tüm öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü kutlu olsun!İyi ki bu kutsal yolu birlikte yürüyoruz.”

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi:

"Öğretmenler; yeni nesli, Cumhuriyetin fedakâr öğretmen ve eğitimcilerini, sizler yetiştireceksiniz ve yeni nesil, sizin eseriniz olacaktır."

Sevgiyle kalın kıymetli okurlarım…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (1)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adanayerelhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Meryem
(23.11.2025 03:02 - #2374)
Çok haklısınız Kudret Hocam resmen tüm veliler pahalı hediye yarışında. Şaşırmamak elde değil...
Kudret YILMAZER Çok teşekkür ederim Meryem Hanım
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adanayerelhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.