Kudret Yılmazer
Köşe Yazarı
Kudret Yılmazer
 

Akdenizli Bir Ankara Yılbaşı’sı: Kar Yağdı, Tombala Çıkmadı!

    Ben Akdeniz ikliminde yaşamış bir insanım. Bizim oralarda yılbaşı demek; montun süs olduğu, portakalın başrolde oynadığı bir akşam demektir. Kar mı? O daha çok televizyonda izlenen, başkasının hayatına ait bir olaydır. Ama kader bu ya, Ankara’ya geldik… Ve bu yıl Ankara yılbaşında “Hoş geldin!” demekle kalmadı, üstüne bir de kar yağdırdı.   Camdan baktım, lapa lapa kar. İçimdeki Akdenizli hemen panik yaptı: “Bu havada dışarı çıkılır mı, zeytin donar!” Ankaralı yanım ise çok netti: “Sus, yılbaşı bu! Kar yağacak tabii.”   Evde klasik yılbaşı düzeni kurulmuş. Televizyon açık, milli piyango çekilişi başlamak üzere... Masada meyve, kuruyemiş… Sanki büyük ikramiye bize çıkacak da uzun bir geceye hazırlanıyoruz. O hazırlık özgüveni her sene var. Çıkmaması da her sene var. Ama biz vazgeçmiyoruz, çünkü umut bedava.   Milli piyango bileti alırken yapılan analizler bu ülkede yapılmış en ciddi analizlerdir. “Bu numara bana sıcak geldi.” Sanki rakam yaz değil, sobanın üstünde ısınmış. Büyük ikramiye çekiliyor… Çıkmıyor. Spiker başka şehri söylüyor. Evde aynı anda aynı cümle: “Zaten oraya hep çıkıyor.”   Moraller bozulmasın diye tombala başlıyor. Tombala masasında herkes uzman. Herkesin bir tane kaldı. Ama o bir tane, sanki bilinçli olarak gelmiyor. Çekilen her numarada umut artıyor, fıstık azalıyor. Tombala çıkmıyor ama çekirdek kesin bitiyor.   Bu arada dışarıda kar yağıyor. İçeride kaloriferin yanındaki koltuk kapışması sürüyor. Akdeniz’de yılbaşında balkon kapısı açık olur, Ankara’da ise kim kapatmadı diye tartışılır. Kültürel fark dediğin şey tam olarak bu.   Gece ilerliyor, büyük ikramiye yine bize çıkmıyor, tombala yine başkasına gidiyor. Ama masada kahkaha var, televizyon açık, kar camda… Aslında bakınca yılbaşı görevini yerine getirmiş. Biz de her zamanki gibi olgunlukla karşılıyoruz durumu: “Sağlık olsun.”   Yeni yıl tertemiz kar gibi geldi. Biz üstünü biraz kuruyemiş kabuğu, biraz tombala fişiyle süsledik. Büyük ikramiye çıkmadı ama hikâye çıktı. Zaten bize hep bu çıkıyor.   Yeni yıl hepimize Ankara’nın karı kadar sürprizli, Akdeniz’in güneşi kadar sıcak olsun. Büyük ikramiye şart değil… Ama tombalada en azından bir kere çıksın artık.   Mutlu yıllar kıymetli okurlarım
Ekleme Tarihi: 01 Ocak 2026 -Perşembe
Kudret Yılmazer

Akdenizli Bir Ankara Yılbaşı’sı: Kar Yağdı, Tombala Çıkmadı!

 

 

Ben Akdeniz ikliminde yaşamış bir insanım. Bizim oralarda yılbaşı demek; montun süs olduğu, portakalın başrolde oynadığı bir akşam demektir. Kar mı? O daha çok televizyonda izlenen, başkasının hayatına ait bir olaydır. Ama kader bu ya, Ankara’ya geldik… Ve bu yıl Ankara yılbaşında “Hoş geldin!” demekle kalmadı, üstüne bir de kar yağdırdı.

 

Camdan baktım, lapa lapa kar. İçimdeki Akdenizli hemen panik yaptı:

“Bu havada dışarı çıkılır mı, zeytin donar!”

Ankaralı yanım ise çok netti:

“Sus, yılbaşı bu! Kar yağacak tabii.”

 

Evde klasik yılbaşı düzeni kurulmuş. Televizyon açık, milli piyango çekilişi başlamak üzere... Masada meyve, kuruyemiş… Sanki büyük ikramiye bize çıkacak da uzun bir geceye hazırlanıyoruz. O hazırlık özgüveni her sene var. Çıkmaması da her sene var. Ama biz vazgeçmiyoruz, çünkü umut bedava.

 

Milli piyango bileti alırken yapılan analizler bu ülkede yapılmış en ciddi analizlerdir.

“Bu numara bana sıcak geldi.”

Sanki rakam yaz değil, sobanın üstünde ısınmış. Büyük ikramiye çekiliyor… Çıkmıyor. Spiker başka şehri söylüyor. Evde aynı anda aynı cümle:

“Zaten oraya hep çıkıyor.”

 

Moraller bozulmasın diye tombala başlıyor. Tombala masasında herkes uzman. Herkesin bir tane kaldı. Ama o bir tane, sanki bilinçli olarak gelmiyor. Çekilen her numarada umut artıyor, fıstık azalıyor. Tombala çıkmıyor ama çekirdek kesin bitiyor.

 

Bu arada dışarıda kar yağıyor. İçeride kaloriferin yanındaki koltuk kapışması sürüyor. Akdeniz’de yılbaşında balkon kapısı açık olur, Ankara’da ise kim kapatmadı diye tartışılır. Kültürel fark dediğin şey tam olarak bu.

 

Gece ilerliyor, büyük ikramiye yine bize çıkmıyor, tombala yine başkasına gidiyor. Ama masada kahkaha var, televizyon açık, kar camda… Aslında bakınca yılbaşı görevini yerine getirmiş. Biz de her zamanki gibi olgunlukla karşılıyoruz durumu:

“Sağlık olsun.”

 

Yeni yıl tertemiz kar gibi geldi. Biz üstünü biraz kuruyemiş kabuğu, biraz tombala fişiyle süsledik. Büyük ikramiye çıkmadı ama hikâye çıktı. Zaten bize hep bu çıkıyor.

 

Yeni yıl hepimize Ankara’nın karı kadar sürprizli, Akdeniz’in güneşi kadar sıcak olsun. Büyük ikramiye şart değil… Ama tombalada en azından bir kere çıksın artık.

 

Mutlu yıllar kıymetli okurlarım

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (2)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adanayerelhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Hilal
(01.01.2026 22:54 - #2416)
Bir Adanalı olarak sanki Ankara da yeni yıla girmiş gibi oldum çok hoş bir yazı olmuş emeğinize sağlık Kudret YILMAZER Hanım.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adanayerelhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Adanalı İbo
(02.01.2026 01:25 - #2421)
Bu yılda ikramiye çıkmadı ama güzel yazılarınızla yüzümüz güldü Safiye bacımızın bacısı Kudret hanım
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adanayerelhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.