Safiye Yılmazer Uruk
Köşe Yazarı
Safiye Yılmazer Uruk
 

SORMA NEDEN!

  Dikkatinizi mutlaka çekmiştir, bir mağazaya giriyorsunuz diyelim, çocuğunuz için bir iki kıyafet alıp mevsime göre giydirip kuşandırmak istiyorsunuz. Işıklı, gösterişli mağazalardan birinde de olsanız, herhangi bir semt pazarının kıyafet alanlarında da olsanız karşılaşacağınız manzara hemen hemen aynı değil mi? Çocuk kıyafeti alacaktık derken nereden çıktı karşımıza kadınsı ya da erkeksi kıyafet zenginliği dersiniz? Gündemimize dahil olan şu pedofili belasının peki birdenbire mi çıktığını düşünüyorsunuz? Birdenbire değil maalesef… Önce kız çocuklarımızın gösterişli birer kadınlarmış gibi giyinmelerine sebep olan mağazalardan başlayabiliriz konuşmaya. Ya da erkek çocuklarımızın ellerinden düşüremedikleri tablet ve telefonlarında kadınsı davranışlarıyla gelişimlerinin önemli evrelerinde hangi görüntülere maruz kaldıklarından da bahsedebiliriz. Kadınsılaştırılmaya çalışılan kız çocukları ve kadınsı hareketlere maruz bırakılan erkek çocukları… Diğer yandan da yetişkin kadınların çocuksu kıyafet ve makyajlarla “lolita” güzellemesiyle(!) şarkılarıyla, klipleriyle, filmleri ve dizileriyle karşımıza çıkıp pazarlanan o şişirme ünlülerden mi bahsetmeli… O kadar çok ki… Bir eğitimci ya da yazar olmaktan ziyade, bir kadın gözüyle en samimi biçimde ele almaya çalıştığımda dahi tüm görülenler maalesef ki kaçınılmaz sona adım adım toplumumuzu eriştiren nedenlerdir değerli okurlarım. Pedofili deyip adının dahi bir rahatsızlıkmış gibi sesli söylenilmesinden rahatsızlık duyan ben, şu cennet vatanımızda yetişen ve yetişecek olan geleceğimiz çocuklarımızın bu denli olumsuzluğa maruz bırakılmasına sessiz kalamazdım. O yüzden ne kadar içselleştirmeden yazmam gerektiği vurgulansa da insan olduğumu unutup görmezden gelemezdim… Evet, bir anne değilim ve annelerin, evlatlarının geleceği için hele ki yaşanılan şu zorlu zamanlarda neler hissettiklerini tam anlamıyla anlayamıyor gibi algılanabilirim ancak benim de endişelerim pek de farklı değil… Peki, yalnızca klipler, kıyafetler ya da popüler kültür adı altında sunulan yozlaşma mı tek neden? Bu kadarıyla da kalmıyor aslında ve dikkatli bakıldığında fark edilecek olan çizgi filmlerden, animasyonlara kadar pek çok alt mesaj hem çocukların hem de toplumun algısına yerleştiriliyor desem, ne dersiniz? Şimdi, önceden de çocukları hedef alan sapkınlıkların var olduğunu ve bu sorunun yalnızca günümüze has bir sorun olmadığını dile getirmek isteyenler olabilir. Elbette kanı bozuk olanın çağın gerisinde veyahut ilerisinde yer almasıyla uzaktan yakından ilgisi yok! Çocuklara uzana tüm eller, hangi çağda hangi şartta olursa olsun aynı ahlâksızlığını bulunduğu her anda sürdürmüştür. Ancak bizler susup konuşmadıkça daha cesur yaklaşacaklarını ifade etmeye çalışıyorum. Yani susmaya değil, konuşmaya ihtiyacımız var! Gözlemlemeye ve çocukların herhangi birinden uzaklaşıp yaklaşmadığında, önce çocuğa güvenmeye ihtiyacımız var! Ve çocukların bu konuda yalan söylemeyeceğine de inanmaya… Dünyadaki kötülüğe müdahale edemesek dahi en azından kendi çevremizden başlayıp kendimizden başlayıp sesi olmayanlara, susturulanlara kendi sesimizle destek olabiliriz mesela… Çok ağır bir cümle değil mi sizce de“Çocuklarınızı sandıkta saklayın!” sözü… Çocukları saklamaya gerek duyulmamalı! Hem çocuk bunlar, dünyaya tüm masumluklarıyla bakmaya çalışıp daha dünyayı öğrenememişken soyutlanabilir mi her şeyden, herkesten? Sandıklara sığdırmaya çalışmak hele! Bakar mısınız, bu ne demek? Çocukları sandıkta saklamalıyız ne demek? Biz sandıklarda saklanarak dünyadan soyutlanarak yetiştirilmiş çocuklar mıyız ki sandıkta saklamayı öğrenmek zorunda kalalım? Diğer yandan korkutulma, sindirilme politikalarının da göz önünde bulundurulması gerektiğini tüm kız kardeşlerime söylemek istiyorum. Sandıkta çocuk olmaz! Çocuk, korkuyla da yetişmez! Korkuyorsa geleceği temizleyemez! O yüzden inançlı insanlar olarak hepimizin sahibinin Allah olduğu bilinci ve yaklaşımıyla, elbette kadere bağlamadan, güçlü olmaya ve korkmamaya davet etmek istiyorum herkesi! Endişelerinizin hiçbir zaman gerçeğe yansımamasını da yürekten diliyorum. Sandık çocukların yeri değil, siz sandığın kelime anlamını biliyorsunuz. Hem öyle sandık, böyle yanıldık, kandırıldık da değil! Sandık diyorum, hani bir amacı olmalı değerli okurlarım, güvende kalın…
Ekleme Tarihi: 10 Şubat 2026 -Salı
Safiye Yılmazer Uruk

SORMA NEDEN!

 

Dikkatinizi mutlaka çekmiştir, bir mağazaya giriyorsunuz diyelim, çocuğunuz için bir iki kıyafet alıp mevsime göre giydirip kuşandırmak istiyorsunuz. Işıklı, gösterişli mağazalardan birinde de olsanız, herhangi bir semt pazarının kıyafet alanlarında da olsanız karşılaşacağınız manzara hemen hemen aynı değil mi? Çocuk kıyafeti alacaktık derken nereden çıktı karşımıza kadınsı ya da erkeksi kıyafet zenginliği dersiniz?

Gündemimize dahil olan şu pedofili belasının peki birdenbire mi çıktığını düşünüyorsunuz? Birdenbire değil maalesef… Önce kız çocuklarımızın gösterişli birer kadınlarmış gibi giyinmelerine sebep olan mağazalardan başlayabiliriz konuşmaya. Ya da erkek çocuklarımızın ellerinden düşüremedikleri tablet ve telefonlarında kadınsı davranışlarıyla gelişimlerinin önemli evrelerinde hangi görüntülere maruz kaldıklarından da bahsedebiliriz. Kadınsılaştırılmaya çalışılan kız çocukları ve kadınsı hareketlere maruz bırakılan erkek çocukları… Diğer yandan da yetişkin kadınların çocuksu kıyafet ve makyajlarla “lolita” güzellemesiyle(!) şarkılarıyla, klipleriyle, filmleri ve dizileriyle karşımıza çıkıp pazarlanan o şişirme ünlülerden mi bahsetmeli…

O kadar çok ki… Bir eğitimci ya da yazar olmaktan ziyade, bir kadın gözüyle en samimi biçimde ele almaya çalıştığımda dahi tüm görülenler maalesef ki kaçınılmaz sona adım adım toplumumuzu eriştiren nedenlerdir değerli okurlarım. Pedofili deyip adının dahi bir rahatsızlıkmış gibi sesli söylenilmesinden rahatsızlık duyan ben, şu cennet vatanımızda yetişen ve yetişecek olan geleceğimiz çocuklarımızın bu denli olumsuzluğa maruz bırakılmasına sessiz kalamazdım. O yüzden ne kadar içselleştirmeden yazmam gerektiği vurgulansa da insan olduğumu unutup görmezden gelemezdim… Evet, bir anne değilim ve annelerin, evlatlarının geleceği için hele ki yaşanılan şu zorlu zamanlarda neler hissettiklerini tam anlamıyla anlayamıyor gibi algılanabilirim ancak benim de endişelerim pek de farklı değil…

Peki, yalnızca klipler, kıyafetler ya da popüler kültür adı altında sunulan yozlaşma mı tek neden? Bu kadarıyla da kalmıyor aslında ve dikkatli bakıldığında fark edilecek olan çizgi filmlerden, animasyonlara kadar pek çok alt mesaj hem çocukların hem de toplumun algısına yerleştiriliyor desem, ne dersiniz?

Şimdi, önceden de çocukları hedef alan sapkınlıkların var olduğunu ve bu sorunun yalnızca günümüze has bir sorun olmadığını dile getirmek isteyenler olabilir. Elbette kanı bozuk olanın çağın gerisinde veyahut ilerisinde yer almasıyla uzaktan yakından ilgisi yok! Çocuklara uzana tüm eller, hangi çağda hangi şartta olursa olsun aynı ahlâksızlığını bulunduğu her anda sürdürmüştür. Ancak bizler susup konuşmadıkça daha cesur yaklaşacaklarını ifade etmeye çalışıyorum. Yani susmaya değil, konuşmaya ihtiyacımız var! Gözlemlemeye ve çocukların herhangi birinden uzaklaşıp yaklaşmadığında, önce çocuğa güvenmeye ihtiyacımız var! Ve çocukların bu konuda yalan söylemeyeceğine de inanmaya… Dünyadaki kötülüğe müdahale edemesek dahi en azından kendi çevremizden başlayıp kendimizden başlayıp sesi olmayanlara, susturulanlara kendi sesimizle destek olabiliriz mesela…

Çok ağır bir cümle değil mi sizce de“Çocuklarınızı sandıkta saklayın!” sözü… Çocukları saklamaya gerek duyulmamalı! Hem çocuk bunlar, dünyaya tüm masumluklarıyla bakmaya çalışıp daha dünyayı öğrenememişken soyutlanabilir mi her şeyden, herkesten?

Sandıklara sığdırmaya çalışmak hele! Bakar mısınız, bu ne demek? Çocukları sandıkta saklamalıyız ne demek? Biz sandıklarda saklanarak dünyadan soyutlanarak yetiştirilmiş çocuklar mıyız ki sandıkta saklamayı öğrenmek zorunda kalalım?

Diğer yandan korkutulma, sindirilme politikalarının da göz önünde bulundurulması gerektiğini tüm kız kardeşlerime söylemek istiyorum. Sandıkta çocuk olmaz! Çocuk, korkuyla da yetişmez! Korkuyorsa geleceği temizleyemez! O yüzden inançlı insanlar olarak hepimizin sahibinin Allah olduğu bilinci ve yaklaşımıyla, elbette kadere bağlamadan, güçlü olmaya ve korkmamaya davet etmek istiyorum herkesi!

Endişelerinizin hiçbir zaman gerçeğe yansımamasını da yürekten diliyorum. Sandık çocukların yeri değil, siz sandığın kelime anlamını biliyorsunuz. Hem öyle sandık, böyle yanıldık, kandırıldık da değil! Sandık diyorum, hani bir amacı olmalı değerli okurlarım, güvende kalın…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (5)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adanayerelhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Ahmet Güleç
(10.02.2026 17:22 - #2509)
Beklenen yazı geldi Safiye hanım, gündemi takip etmeniz ve olayları yorumlamanız çok hoşuma gidiyor
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adanayerelhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Kemal
(10.02.2026 18:00 - #2510)
Kaleminize sağlık hocam
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adanayerelhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Gülendam
(10.02.2026 18:00 - #2511)
Ne güzel anlamışsınız hocam
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adanayerelhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Adanalı İbo
(10.02.2026 21:14 - #2518)
Vay benim bacım kalemine sağlık yine ne güzel anlatmışsın
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adanayerelhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Levent Kaya
(10.02.2026 21:14 - #2519)
Maalesef yozlaşıyoruz....
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adanayerelhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
islami chat islami sohbetler bizim mekan cinsel chat mobil chat sohbet izmir chat sohbet giftcardmall/mygift