Değerli okurlarım; “1919 senesi Mayısının 19’uncu günü Samsun’a çıktım.”Ulu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ölümsüz eseri Nutuk’a, tam olarak bu yalın ama tarihin akışını değiştiren cümleyle giriş yapmıştır. Bugün, Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a ayak basarak Millî Mücadele’yi başlatmasının üzerinden tam “107 yıl” geçti.
Kıymetli okurum, yaşadığımız ya da yaşatılan her durumda millî birlik ruhumuzun ne denli önem arz ettiğini, bildiğiniz gibi, her ortamda ve hemen her yazımda vurgularım. Şimdi bunu söylerken dahi gözlerim doluyor, göğsüm gururla kabarıyor! Dile kolay; tam 107 yıl… Nice yıllara, gururla…
Bu topraklarda verilen mücadeleler, dökülen alın terleri ve emekler sadece cephedeki askerî çarpışmalardan ibaret değildi. Bizim savaşımız her yerde, her alandaydı; cephede düşmana karşı, içeride cehalete, eğitimde, bilimde ve o günün kısıtlı teknolojisiyle adeta yoktan var edilmeye çalışılan bir geleceğe de karşıydı. Fabrikasız, okulsuz, harap olmuş bir coğrafyada, adeta küllerinden yeniden doğan bir devrimle bir ülke yeniden kuruldu.
Tabii ki kolay olmadı! Kolay olmadığı için de sıklıkla Türklüğümüzü hatırlatmakta her daim yarar var değerli dostlarım…Yurdumuz çok büyük zorluklarla, derin bir yoksullukla ve amansız mücadelelerle kuruldu. Her adımda kadını, erkeği, genci ve yaşlısıyla; o zamanki topraklarda yaşayan bütün vatandaşlar topyekûn bir oldu. Ayrıyı gayrıyı bir kenara bırakıp tam bir inançla Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması için gövdelerini siper ettiler.
Bugün bu topraklarda başımız dik yürüyebiliyorsak, bunu o günlerin millî birlik inancına borçluyuz. Bu kutsal yolda mücadele eden, bu vatanı bize mukaddes bir emanet olarak bırakan başta Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, tüm ölümsüzlerimize, aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor; minnet ve şükranla, saygıyla anıyorum.
Peki Ya Atatürk Samsun’a Çıkmasaydı Ne Olurdu?
Gelin şimdi hep birlikte biraz tarihe gidelim, geçmişe dönelim ve kendimize bu başlıktaki soruyu soralım kıymetli okurlarım:
- 19 Mayıs 1919'da Mustafa Kemal Atatürk Samsun'a çıkmasaydı, Millî Mücadele meşalesi yakılmasaydı bugün neler olurdu? Ya da hâlimiz nice olurdu?
I. Dünya Savaşı'nın ardından önümüze konan, egemenliğimizi zincire vuran o zorla imzalatılmış Mondros Ateşkes Antlaşması ve akabinde bizi tamamen yok etmeyi hedefleyen Sevr Antlaşması yürürlüğe girseydi, bizi ne hâllere getirirdi?
Haritaları parçalanmış, ordusu dağıtılmış, tersanelerine girilmiş ve her köşesi işgal edilmiş bir coğrafyada; kendi yurdumuzda, kendi toprağımızda esir bir millet olarak kalacaktık. Sevr, bu milletin ölüm fermanıydı. Eğer Samsun'a atılan o ilk adım olmasaydı, o ferman yırtılıp atılamayacak, bir medeniyet tarih sahnesinden belki de göz göre göre silinip gidecekti… Ne dilimiz kalacaktı özgürce konuşacak ne de gölgesinde huzurla yaşayacağımız bir bayrağımız…
İşte bu yüzden 19 Mayıs, sadece bir takvim yaprağı değil; bir milletin "Ya İstiklal Ya Ölüm!"diyerek ayağa kalkışının, esareti reddedişinin adıdır. Bizlere düşen en büyük görev, 107 yıl önce o yoksulluk ve imkânsızlık içinde yakılan bu devrim meşalesini, bilimle, eğitimle ve sarsılmaz bir birlik ve beraberlik ruhuyla sonsuza dek taşımaktır!
19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun, daim olsun değerli okurlarım…