Nisa Yeter Yılmazer
Köşe Yazarı
Nisa Yeter Yılmazer
 

BİR ELİNDE BEŞİK, BİR ELİNDE VATAN

  Kıymetli okurlarım, toprağa diz vurup göğe bakanların, canını vatana feda edenlerin ve imkânsızı imana dönüştürenlerin destanıdır 30 Ağustos... Değerli okurlarım,tarihin akışını çoğu zaman cephedeki süngülerin parlaklığıyla anlatılırız; oysaki o süngüleri doğuran, taşıyan ve bu topraklara harç yapan gizli bir irade vardır: “Türk kadınının bitmek bilmeyen direnci.” Ayaklarında çarık, ellerinde nasır, yüreklerinde patlamaya hazır bir vatan sevdasıyla tükenmiş denilen yerden yeniden doğan bir halkın görünmeyen belkemiğidir kadınlar. İnebolu’nun köpüklü sularından takalarla indirilen o ağır mühimmatı omuzlayan fedakâr ellerle sadece mermi taşımadılar; zekâları ve cesaretleriyle bir milletin kaderini de değiştirdiler. Düşünün ki bir ana, cephaneyi kağnıya yüklerken en alta evlatsız kalma pahasına vatanı koruyacak mermileri istifler, üzerine patates, soğan çuvallarını dizip en üste de kundaktaki emzikli bebeğini yatırır. Ayazda, alacakaranlıkta ilerlerken fırtına patladığında, evladının üzerindeki tek örtüyü, tek battaniyeyi söküp alır da "Bebem üşürse yaşar ama mermi ıslanırsa vatan batar!" diyerek o mermilerin üzerine serer. Kucağında buz kesen canı, omzunda memleketin istikbali... İşte işgalcilerin "pazardan dönen köylü" sanıp geçtiği o kadınlar, kundağın altına sakladıkları cesaretle Dumlupınar’a giden yolun taşlarını tek tek döşediler. Askerlerimize gizlice cephane taşıdılar. Dumlupınar’da tecelli eden o büyük zafer, cephane yüklü kağnısını zafere süren, tarlayı eken, yarayı saran ve bir eliyle beşiği sallarken diğer eliyle vatanın kaderini tutan Türk kadınının tescillenmiş zaferidir. Bizler bu coğrafyada tesadüfen yaşamıyoruz; bastığımız her karış toprakta bir şehidin son nefesi, attığımız her adımda kağnı başında donarak can veren bir ananın duası var! Doğusundan, batısına tek bir yürek gibi çarpan bu millî birlik ruhu, bizim en sarsılmaz kalemizdir! Kıymetli okurlarım,bugün başımız dik, al bayrağımızın gölgesinde özgürce nefes alabiliyorsak; bunu toprağa düşen ama hiç unutulmayan isimsiz kahramanlarımıza borçluyuz. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, bu aziz vatan uğruna can veren tüm şehitlerimizi ve kağnısının başında âbideleşen o yüce analarımızı rahmet, minnet ve sonsuz bir saygıyla anıyorum. 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun! Yüreğimizdeki vatan sevdası daim, birliğimiz ve dirliğimiz sonsuz olsun! Sevgiyle kalın, hoş kalın…
Ekleme Tarihi: 12 Ağustos 2026 -Çarşamba
Nisa Yeter Yılmazer

BİR ELİNDE BEŞİK, BİR ELİNDE VATAN

 

Kıymetli okurlarım, toprağa diz vurup göğe bakanların, canını vatana feda edenlerin ve imkânsızı imana dönüştürenlerin destanıdır 30 Ağustos...

Değerli okurlarım,tarihin akışını çoğu zaman cephedeki süngülerin parlaklığıyla anlatılırız; oysaki o süngüleri doğuran, taşıyan ve bu topraklara harç yapan gizli bir irade vardır: “Türk kadınının bitmek bilmeyen direnci.” Ayaklarında çarık, ellerinde nasır, yüreklerinde patlamaya hazır bir vatan sevdasıyla tükenmiş denilen yerden yeniden doğan bir halkın görünmeyen belkemiğidir kadınlar.

İnebolu’nun köpüklü sularından takalarla indirilen o ağır mühimmatı omuzlayan fedakâr ellerle sadece mermi taşımadılar; zekâları ve cesaretleriyle bir milletin kaderini de değiştirdiler. Düşünün ki bir ana, cephaneyi kağnıya yüklerken en alta evlatsız kalma pahasına vatanı koruyacak mermileri istifler, üzerine patates, soğan çuvallarını dizip en üste de kundaktaki emzikli bebeğini yatırır. Ayazda, alacakaranlıkta ilerlerken fırtına patladığında, evladının üzerindeki tek örtüyü, tek battaniyeyi söküp alır da "Bebem üşürse yaşar ama mermi ıslanırsa vatan batar!" diyerek o mermilerin üzerine serer. Kucağında buz kesen canı, omzunda memleketin istikbali... İşte işgalcilerin "pazardan dönen köylü" sanıp geçtiği o kadınlar, kundağın altına sakladıkları cesaretle Dumlupınar’a giden yolun taşlarını tek tek döşediler. Askerlerimize gizlice cephane taşıdılar.

Dumlupınar’da tecelli eden o büyük zafer, cephane yüklü kağnısını zafere süren, tarlayı eken, yarayı saran ve bir eliyle beşiği sallarken diğer eliyle vatanın kaderini tutan Türk kadınının tescillenmiş zaferidir. Bizler bu coğrafyada tesadüfen yaşamıyoruz; bastığımız her karış toprakta bir şehidin son nefesi, attığımız her adımda kağnı başında donarak can veren bir ananın duası var! Doğusundan, batısına tek bir yürek gibi çarpan bu millî birlik ruhu, bizim en sarsılmaz kalemizdir!

Kıymetli okurlarım,bugün başımız dik, al bayrağımızın gölgesinde özgürce nefes alabiliyorsak; bunu toprağa düşen ama hiç unutulmayan isimsiz kahramanlarımıza borçluyuz. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, bu aziz vatan uğruna can veren tüm şehitlerimizi ve kağnısının başında âbideleşen o yüce analarımızı rahmet, minnet ve sonsuz bir saygıyla anıyorum.

30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun! Yüreğimizdeki vatan sevdası daim, birliğimiz ve dirliğimiz sonsuz olsun!

Sevgiyle kalın, hoş kalın…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adanayerelhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.