Niyet, insanın bu hayatta kendine doğru çıktığı ilk yolculuktur. Ruhumuz; niyetlerimizle, inançlarımızla ve öz değerlerimizle şekillenip kendi yolunu buluyor nihayetinde. Ancak insan zaman zaman etrafındaki o eşsiz detayları fark etmekte zorlanabiliyor. Yoğunluk, yorgunluk, bıkkınlık, bazen de yılgınlık kaplıyor benliğimizi. İster istemez o güzel yolculuk duraksayabiliyor. Kimi zaman da dertlerin kasvetine kapılıp gökyüzünün grileştiği, hayatın hep gölgede kalan tarafına baktığımız anlar olabiliyor; bu da hayatın bir gerçeği neticede…
Şifa
İçimizdeki kırgınlıkları, yorgunlukları sevgiyle şifalandırmadığımız zaman, hayatın asıl mucizelerine karşı mesafeyi açabiliyoruz istemeden. Umutsuzluğa kapıldığımız anlar, hayatın tam da şu an sunduğu kıymetli hediyeleri fark etmeden geçip gitmemize neden olabiliyor. İşte bu yüzden, o mesafeleri yeniden kapatabilmek, sevgi vermeyi ve almayı yürekten deneyimlemek, hayatın en büyük hazinesine kapı açmak demek. Çünkü dünyayı sevgiyle sarmak, ona şefkatle bakmayı gerektirir.
Tolstoy’un çok sevdiğim bir sözü vardır:
“Dünyayı güzelleştirmenin en iyi yolu, kendi yaşadığın yeri güzelleştirmektir.”
Bu pencereden bakınca, insanın en çok vakit geçirdiği, en çok yaşadığı yer kendi iç dünyası, kendi zihnidir. Evet, hayatı ve o içsel mekânı güzelleştirmek kesinlikle mümkün! Hem de kendi tercihlerimizle ve seçtiklerimizle! İsteklerimizle, reddedişlerimizle, dileklerimizle ve dualarımızla... Çabayla, emekle, bazen bir düşle, bazen bir gülüşle, bazen de hüznün ve neşenin o kaçınılmaz ortaklığıyla...
Yansıma
Hayat bize her tondan seslenir. Kırmızı, mavi, gri, sarı, yeşil ya da pembe... Hüzün, neşe, bahar ve güz hep aynı sahnededir. Önemli olan o sese kendi rengimizle cevap verebilmektir; bazen coşkuyla, bazen bir tebessümle, müzikle, şiirle ya da kitapların sayfalarında satır satır gezinerek...
İlmek
Yeter ki biz olduğumuz yerde durmayalım! Bir taşın üstüne mutlaka bir tane daha ekleyelim; dünden bugüne, bugünden yarına sevgiyle ekelim, emekle üretelim. Hayat kilimine her gün yeni bir ilmek dokuyalım.
Peki, bugün siz hayat kiliminize hangi niyetin ipliğiyle bir ilmek dokumak istersiniz?