Nahide Boğa
Köşe Yazarı
Nahide Boğa
 

DUR, DÜŞÜN, TESPİT ET. ÇÖZ VEYA SİL.

Dur, düşün, tespit et. Çözüm üret, bir şeyler yap. Gereksiz ise kafandan sil ve at. Bazen kafamıza bir şeyler takılır ve gün boyunca zihnimizi boş yere meşgul eder.  Zihin meşguliyeti sever elbette. Ancak bazen de yok yere zamanımızdan çalar maalesef.  Kafamızda biriken şeyler işimize gücümüze konsantre olmamıza bile engel olacak hale gelebilir nihayetinde.  Bazen de aklımıza takılan şeyler gitgide kuruntuya ve vesveseye dönüşür. Kuruntu ve vesvese, zaman ve enerji sömürmeyi seven iki yakın arkadaş gibidir adeta. Bu iki yakın arkadaşa teslim olduysa insan, vay haline! Gün bitiminde "Berbat bir gündü!" demek neredeyse kaçınılmaz sondur artık! O halde ne yapacağız? Yerli yersiz gelip kafamıza takılan düşüncelerden nasıl kurtulacağız? Cevap: Durarak! Kafana bir şey mi takıldı? Birinci adım: Dur!  Peki, durmak derken neyi kastediyoruz? ‘Dur!’ demek, zihnimiz için frene basmaktır esasında. O an yaptığımız işi, elimizdeki telefonu bırakmaktır bir süre. Sadece derin bir nefes alıp o anın içinde kalmaktır. Kendimizle meşgul olmaktır. Zihnimizin de buna ihtiyacı vardır. Çünkü durup sakinleşmeyen bir zihin, sorunu çözmek isterken aksine, daha büyük bir karmaşa yaratabilir. Durmak, zaman kaybetmek değildir; sadece doğru yöne gitmek için atılan ilk adımdır. Peki, durmak yeterli mi? Hayır elbette!  O halde şimdi ikinci adıma geldi sıra: Düşün ve sorunu tespit et! Bu adımda kafamızı kurcalayan o şeyin adını koymamız gerekiyor. Belirsizlik zihin için tehlike demektir. Zihin belirsiz kaldığında kuruntu üretmeye meyillidir. Bu noktada kumandayı elimize alıp kendimize şunu sormalıyız: ‘Beni şu an tam olarak rahatsız eden şey ne?’ Sorunu yakalayıp adını koyduğumuz an, çözüme iyice yaklaştık demektir. Sorunu tam kalbinden yakalayıp masaya yatırdığımızda, onunla nasıl mücadele edeceğimizin yol haritası da kendiliğinden netleşmeye başlayacaktır." Geldik üçüncü adıma: Sorunu çözmek için bir şeyler yap! Onu çözüme kavuştur. Bu adım bize artık eyleme geçme zamanının geldiğini gösteriyor. Zihnimizin önündeki belirsizlikleri kaldırdığımız zaman işimiz artık çok kolay.  Artık problemin verileri belirlenmiş, geriye sadece kâğıt üzerinde kalem oynatmak kalmıştır. Harekete geçen zihin, bundan sonra kaygıyı bir kenara bırakıp çözüme yönlenecektir. Yüklerinden arınarak rahatlayan zihin daha iyi çalışmaya başlayacaktır. Ve şimdi en vurucu darbe geliyor!  Dördüncü adım: Gereksiz bir şey ise kafandan sil ve at! Rahatla.  Durduk, düşündük, sorunu tespit ettik ve çözümü için çareler aradık ve nihayet beklediğimiz sona ulaştık. Artık içimiz rahat! Peki ya kafamızı kurcalayan şey aslında sadece gereksiz bir düşünceden ibaretse! Üzerinde durup düşünmeye bile değmeyecek bir şeyle mücadele ediyorsa zihnimiz! Yine de onun için vakit harcamaya değer mi? Çözüme kavuşturulmayacak, aslında belki de bizimle hiç ilgisi bile olmayan sorunları nasıl çıkarıp atacağız zihnimizden? Bunun için zihnimizi kurcalayan ama aslında bizimle hiç ilgisi olmayan konu hakkında zihnimizi ikna etmemiz gerekiyor. Keşke ona direkt olarak  ‘sil ve at’ komutu verebilecek bir yöntem olsaydı! Ama yok! Biz makine değiliz çünkü. O halde bu konuyu çözmek için ihtiyaç duyduğumuz yöntemi de biz kendimiz oluşturabiliriz. Birincisi; dilersek bir kâğıda zihnimizi kurcalayan düşünceleri yazıp beynimize artık o sorunun çözüldüğü ve üzerinde durulmayacak bir konu olduğu bilgisini verebiliriz. Beynimiz sorunun somut bir sonuca ulaştığını görür ve rahatlar. ‘Bu dosya kapandı’ sinyalini alır. İkincisi;  bir düşünce aklımıza takılıp zihnimizi kurcalamaya başladığında konuyla ilgili bildiğimiz veya düşüncenin bize hissettirdiklerini birkaç cümleyle ifade ederek rahatlayabiliriz. İster içimizden istersek de sesli olarak, ister kendi kendimize istersek de destek alabileceğimiz birine konu ile ilgili kuracağımız birkaç cümle, yine zihnimize ‘Bu iş bitti’ mesajı verecektir. Ve işte mutlu son! Tertemiz bir zihin... Kural net, uygulama basit: Dur, tespit et, gerekiyorsa çözüme kavuştur, gerekmiyorsa kafandan sil ve at.
Ekleme Tarihi: 25 Ağustos 2026 -Salı
Nahide Boğa

DUR, DÜŞÜN, TESPİT ET. ÇÖZ VEYA SİL.


Dur, düşün, tespit et. Çözüm üret, bir şeyler yap. Gereksiz ise kafandan sil ve at.
Bazen kafamıza bir şeyler takılır ve gün boyunca zihnimizi boş yere meşgul eder.  Zihin meşguliyeti sever elbette. Ancak bazen de yok yere zamanımızdan çalar maalesef.  Kafamızda biriken şeyler işimize gücümüze konsantre olmamıza bile engel olacak hale gelebilir nihayetinde. 
Bazen de aklımıza takılan şeyler gitgide kuruntuya ve vesveseye dönüşür. Kuruntu ve vesvese, zaman ve enerji sömürmeyi seven iki yakın arkadaş gibidir adeta. Bu iki yakın arkadaşa teslim olduysa insan, vay haline! Gün bitiminde "Berbat bir gündü!" demek neredeyse kaçınılmaz sondur artık! O halde ne yapacağız? Yerli yersiz gelip kafamıza takılan düşüncelerden nasıl kurtulacağız?
Cevap: Durarak!
Kafana bir şey mi takıldı?

Birinci adım: Dur! 
Peki, durmak derken neyi kastediyoruz? ‘Dur!’ demek, zihnimiz için frene basmaktır esasında. O an yaptığımız işi, elimizdeki telefonu bırakmaktır bir süre. Sadece derin bir nefes alıp o anın içinde kalmaktır. Kendimizle meşgul olmaktır. Zihnimizin de buna ihtiyacı vardır. Çünkü durup sakinleşmeyen bir zihin, sorunu çözmek isterken aksine, daha büyük bir karmaşa yaratabilir. Durmak, zaman kaybetmek değildir; sadece doğru yöne gitmek için atılan ilk adımdır.
Peki, durmak yeterli mi? Hayır elbette! 

O halde şimdi ikinci adıma geldi sıra: Düşün ve sorunu tespit et!
Bu adımda kafamızı kurcalayan o şeyin adını koymamız gerekiyor. Belirsizlik zihin için tehlike demektir. Zihin belirsiz kaldığında kuruntu üretmeye meyillidir. Bu noktada kumandayı elimize alıp kendimize şunu sormalıyız: ‘Beni şu an tam olarak rahatsız eden şey ne?’ Sorunu yakalayıp adını koyduğumuz an, çözüme iyice yaklaştık demektir. Sorunu tam kalbinden yakalayıp masaya yatırdığımızda, onunla nasıl mücadele edeceğimizin yol haritası da kendiliğinden netleşmeye başlayacaktır."

Geldik üçüncü adıma: Sorunu çözmek için bir şeyler yap! Onu çözüme kavuştur.
Bu adım bize artık eyleme geçme zamanının geldiğini gösteriyor. Zihnimizin önündeki belirsizlikleri kaldırdığımız zaman işimiz artık çok kolay.  Artık problemin verileri belirlenmiş, geriye sadece kâğıt üzerinde kalem oynatmak kalmıştır. Harekete geçen zihin, bundan sonra kaygıyı bir kenara bırakıp çözüme yönlenecektir. Yüklerinden arınarak rahatlayan zihin daha iyi çalışmaya başlayacaktır.
Ve şimdi en vurucu darbe geliyor! 

Dördüncü adım: Gereksiz bir şey ise kafandan sil ve at! Rahatla. 
Durduk, düşündük, sorunu tespit ettik ve çözümü için çareler aradık ve nihayet beklediğimiz sona ulaştık. Artık içimiz rahat!
Peki ya kafamızı kurcalayan şey aslında sadece gereksiz bir düşünceden ibaretse! Üzerinde durup düşünmeye bile değmeyecek bir şeyle mücadele ediyorsa zihnimiz! Yine de onun için vakit harcamaya değer mi? Çözüme kavuşturulmayacak, aslında belki de bizimle hiç ilgisi bile olmayan sorunları nasıl çıkarıp atacağız zihnimizden?
Bunun için zihnimizi kurcalayan ama aslında bizimle hiç ilgisi olmayan konu hakkında zihnimizi ikna etmemiz gerekiyor. Keşke ona direkt olarak  ‘sil ve at’ komutu verebilecek bir yöntem olsaydı! Ama yok! Biz makine değiliz çünkü. O halde bu konuyu çözmek için ihtiyaç duyduğumuz yöntemi de biz kendimiz oluşturabiliriz.

Birincisi; dilersek bir kâğıda zihnimizi kurcalayan düşünceleri yazıp beynimize artık o sorunun çözüldüğü ve üzerinde durulmayacak bir konu olduğu bilgisini verebiliriz. Beynimiz sorunun somut bir sonuca ulaştığını görür ve rahatlar. ‘Bu dosya kapandı’ sinyalini alır.

İkincisi;  bir düşünce aklımıza takılıp zihnimizi kurcalamaya başladığında konuyla ilgili bildiğimiz veya düşüncenin bize hissettirdiklerini birkaç cümleyle ifade ederek rahatlayabiliriz. İster içimizden istersek de sesli olarak, ister kendi kendimize istersek de destek alabileceğimiz birine konu ile ilgili kuracağımız birkaç cümle, yine zihnimize ‘Bu iş bitti’ mesajı verecektir.
Ve işte mutlu son! Tertemiz bir zihin...

Kural net, uygulama basit: Dur, tespit et, gerekiyorsa çözüme kavuştur, gerekmiyorsa kafandan sil ve at.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adanayerelhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.