Japonya’da geçtiğimiz Ağustos ayında hayvanat bahçesinde bir maymun doğdu. Annesi yaşadığı halsizlik nedeniyle yavrusuna bakmadı ve onu terk etti. Hayvanat bahçesi yetkilileri Punc’un bakımıyla ilgilendiler. Ona pelüş oyuncaklar, havlular verdiler. Çünkü makak türünün bir gereği olarak, doğar doğmaz annesinin vücuduna tutunma isteği duyacağını biliyorlardı. Punc kendisine verilen oyuncakların arasından maymuna benzeyen, tüylü, turuncu bir orangutan pelüşü seçti ve onu annesi yerine koydu. Başını pelüşa yaslayıp uyudu. Gittiği her yere onu da götürdü. Hayvanat bahçesi görevlileri bir süre Punc’a baktılar, beslediler. Ancak Punc’un hayata alışması için doğal ortamında bulunması gerekliydi ve onu hayvanat bahçesinin Maymun Dağı bölümüne götürüldüler.
Ancak Punc’un yaşadığı sıkıntılar burada da peşini bırakmadı. Çevredeki yetişkin maymunlar tarafından istenmedi, dışlandı, hırpalandı, zorbalığa maruz kaldı. O yine oyuncağına sarıldı. Punc’un basına yansıyan görüntüleri, yürekleri dağladı. Primat türü canlılarda bağ kurma ve sosyalleşmenin ne kadar önemli olduğu, uzmanlar tarafından bir kez daha gündeme getirildi.
Punç yalnızlık ve dışlanmayla mücadele ederek doğal ortama alışmaya çalışırken, nihayet bir zaman sonra maymunlardan biri onu kabullendi. Böylece maymun Punc, ihtiyacı olan sarılma ve bağlanma duygusunu tatmin etme şansı yakaladı. Yetkililer Punc’un zamanla doğal çevresinde, ihtiyaç duyduğu şekilde yaşayacağını düşünüyorlar.
Ancak burada akılları karıştıran bir durum var. Punc, eğer bir hayvanat bahçesinde değil de doğal ortamında doğsaydı, anne yine de gider miydi? Diğer hayvanlar Punc’u yine de dışlar mıydı? Bu gibi sorular insana hayvanat bahçelerinin amacını ve gerekliliğini sorgulatıyor ister istemez.
Punc’un durumu dünyada duyulunca iyi niyetli insanlar onu sahiplenmek, bakımını üstlenmek istediler. Hayvan hakları dernekleri gündemle yakından ilgilendiler. Bunun yanı sıra başka gelişmeler de oldu. Oyuncak firması, hayvanat bahçesini oyuncağa boğdu. Piyasaya yeni bir oyuncak sürdü: Punc ve onun pelüş ayısı… Firmanın bu girişimi, böyle bir durum hakkında sosyal bilinç geliştirmek arzusu mudur yoksa Punc’un durumunu fırsata çevirip, reklam yapıp satışlardan istifade etmek midir bilinmez ama görünen o ki: İnsanlar tabiatın doğal seyrine etki ettikçe, psikolojisi bozulan maymunlar görmeye de alışacağız demektir…
Japonya’daki hayvanat bahçesinin ziyaretçi sayısında artış görüldüğünü belirten yetkililer, ziyaretçi sayısının daha çok artmasını beklediklerini söylediler. Ziyaretçileri toplu taşıma kullanmaları konusunda uyardılar… Puncun hüznü, insana seyirlik oldu!
Şimdilik tek teselli, Punc’a bir maymunun kucak açmış olması…
Nahide Boğa Zereyak
Anasayfa
Yazarlar
Nahide Boğa Zereyak
Yazı Detayı
Bu yazı 155 kez okundu.
MAYMUN PUNC’UN HÜZÜNLÜ HİKÂYESİ
Japonya’da geçtiğimiz Ağustos ayında hayvanat bahçesinde bir maymun doğdu. Annesi yaşadığı halsizlik nedeniyle yavrusuna bakmadı ve onu terk etti. Hayvanat bahçesi yetkilileri Punc’un bakımıyla ilgilendiler. Ona pelüş oyuncaklar, havlular verdiler. Çünkü makak türünün bir gereği olarak, doğar doğmaz annesinin vücuduna tutunma isteği duyacağını biliyorlardı. Punc kendisine verilen oyuncakların arasından maymuna benzeyen, tüylü, turuncu bir orangutan pelüşü seçti ve onu annesi yerine koydu. Başını pelüşa yaslayıp uyudu. Gittiği her yere onu da götürdü. Hayvanat bahçesi görevlileri bir süre Punc’a baktılar, beslediler. Ancak Punc’un hayata alışması için doğal ortamında bulunması gerekliydi ve onu hayvanat bahçesinin Maymun Dağı bölümüne götürüldüler.
Ancak Punc’un yaşadığı sıkıntılar burada da peşini bırakmadı. Çevredeki yetişkin maymunlar tarafından istenmedi, dışlandı, hırpalandı, zorbalığa maruz kaldı. O yine oyuncağına sarıldı. Punc’un basına yansıyan görüntüleri, yürekleri dağladı. Primat türü canlılarda bağ kurma ve sosyalleşmenin ne kadar önemli olduğu, uzmanlar tarafından bir kez daha gündeme getirildi.
Punç yalnızlık ve dışlanmayla mücadele ederek doğal ortama alışmaya çalışırken, nihayet bir zaman sonra maymunlardan biri onu kabullendi. Böylece maymun Punc, ihtiyacı olan sarılma ve bağlanma duygusunu tatmin etme şansı yakaladı. Yetkililer Punc’un zamanla doğal çevresinde, ihtiyaç duyduğu şekilde yaşayacağını düşünüyorlar.
Ancak burada akılları karıştıran bir durum var. Punc, eğer bir hayvanat bahçesinde değil de doğal ortamında doğsaydı, anne yine de gider miydi? Diğer hayvanlar Punc’u yine de dışlar mıydı? Bu gibi sorular insana hayvanat bahçelerinin amacını ve gerekliliğini sorgulatıyor ister istemez.
Punc’un durumu dünyada duyulunca iyi niyetli insanlar onu sahiplenmek, bakımını üstlenmek istediler. Hayvan hakları dernekleri gündemle yakından ilgilendiler. Bunun yanı sıra başka gelişmeler de oldu. Oyuncak firması, hayvanat bahçesini oyuncağa boğdu. Piyasaya yeni bir oyuncak sürdü: Punc ve onun pelüş ayısı… Firmanın bu girişimi, böyle bir durum hakkında sosyal bilinç geliştirmek arzusu mudur yoksa Punc’un durumunu fırsata çevirip, reklam yapıp satışlardan istifade etmek midir bilinmez ama görünen o ki: İnsanlar tabiatın doğal seyrine etki ettikçe, psikolojisi bozulan maymunlar görmeye de alışacağız demektir…
Japonya’daki hayvanat bahçesinin ziyaretçi sayısında artış görüldüğünü belirten yetkililer, ziyaretçi sayısının daha çok artmasını beklediklerini söylediler. Ziyaretçileri toplu taşıma kullanmaları konusunda uyardılar… Puncun hüznü, insana seyirlik oldu!
Şimdilik tek teselli, Punc’a bir maymunun kucak açmış olması…
Nahide Boğa Zereyak
Ekleme
Tarihi: 22 Şubat 2026 -Pazar
MAYMUN PUNC’UN HÜZÜNLÜ HİKÂYESİ
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(1)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
Levent Kaya
(22.02.2026 19:31 -
#2592)
İnsanlar gibi, hayvanlarında psikolojisi bozuldu maalesef Nahide hanım.