Bu gün Çanakkale Zaferinin 111. yıl dönümünü idrak ediyoruz. Kolay kazanılmadı bu zafer. Bu şanlı millet gururla ve onurla cepheye gönderdi onbeşliklerini. Korkmadı yiğitler hiç, vatan savunması için cepheye koşarken. Ekmeği azık edip, bir tas hoşafla ıslattılar kuruyan kursaklarını.
Göğü göremeyecek kadar duman kaplamıştı havayı. Tepelerinden geçen mermilerin sayısı o kadar çoktu ki; artık mermiler havada çarpışmaktaydı. Düşmanın kurduğu tuzak, çarıklarından içeri illa ki giriveriyordu. Çünkü düşman, 4 tarafı sivri, yere nasıl düşerse düşsün, mutlaka bir tarafı havada kalıp askerin topuğuna batacak, ayağını kıracak şekilde hazırladığı zehirli çivileri yağdırıyordu askerimizin üstüne.
Zaten yoksulluk içerisindeki halk, haline bakmadan varını yoğunu gönderiyordu cepheye. Cephe kan kokuyordu. Oluk olmuş akıyordu yiğitlerin kanı. Ölüm ölüm kan kokuyordu her yer. Nitekim günümüzde bile bölgede o kokunun hissedildiği söylenir.
Bazen hisler yürekten dolup taşarken, dizeler eşlik eder, dil tutulup da söylenemeyenlere. Ben de yazıma son verirken bir şiirle anlatmaya çalışacağım hislerimi. Ancak öncesinde sizlere Adana Şair ve Yazarlar Platformu ile bu gün gerçekleştirdiğimiz güzel bir etkinlikten bahsetmek istiyorum. 21 Mart Dünya Şiir Günü vesilesiyle bugün 18 Mart'ta bir araya geldik. Duygularımızı, hislerimizi, dizelerin lütüfkarlığına sığınarak dile getirdik.
Şiir, duyguları ifade etmenin en güzel yollarından biridir. Şiir, duygu ve düşüncelerini, dizeler aracılığıyla söyleme sanatıdır. İnsanlar, gerek sözlü gerekse yazılı olarak hislerini, birikimlerini nesilden nesile şiirlerle aktarmayı başarabilmiş, tarihe de not düşmüşlerdir.
Bu şanlı günde bir araya gelerek bu anlamlı programı yapma fırsatı verdikleri için Platform başkanı, tüm emek verenler ve katkı sağlayanlara teşekkür ederim. Şehitlerimizin anısına saygı ve minnetle...
BU DESTANIN ADIDIR ÇANAKKALE
Bak, toprağın sesini dinle anne...
Anlatıyor, kaç ana ağıt yakmış günlerce...
Gidenler dönmemiş diyorlar
Sahi mi anne....
Karnı aç sırtı çıplak kalmış yiğidin..
Gözleri yolda kalmış bekleyenin
Ömrü hüzne karışmış gidenin
Toprak kan kokuyormuş
Sahi mi anne...
Gözden yaş akar gibi, akmış yiğidin kanı
Gökte çarpışan mermiler kaplamış her yanı
Can pahasına korumuşlar vatanı
Hem de yamalı pabuç ve bir tas hoşaf ile
Sahi mi anne...
İçimi yakıp kavuran bu his nedir, söyle...
Hangi yürek dayanır böylesine
Onbeşliler gidip de cepheye
Dönmemişler
Sahi mi anne
Bu destanın adıdır çanakkale....