‘İnsanlar geleceklerine karar veremezler, alışkanlıklarına karar verirler. Ve alışkanlıkları da geleceklerine karar verir.’
-Frederick Matthias Alexander-
1869 yılında Avustralya’da doğan Alexander’ın ailesi, çocuklarının eğitim görmesini önemsemiştir. Öğretmeni Robert Robertson, Alexander’a tiyatro ve şiir sevgisi aşılamıştır. Yazık ki Alexander, ses kısıklığı yaşamaktadır ve bu nedenden ötürü, amatör olarak sergilediği tiyatro gösterilerinden sonra nefes nefese kalmaktadır. Hatta bazen hiç konuşamamaktadır. Bu durum çevresindekiler tarafından da fark edilmektedir. Alexander, sevdiği şeyi yapabilmek için çareler aramıştır fakat doktorların ve ses eğitmenlerinin denediği çözümler sonuçsuz kalmıştır.
Ancak Matthias Alexander pes etmedi. Çözüm arayışına girdi. Ayna karşısına geçip, ses ve nefes çalışmaları yaptı ve kendi kendini inceledi. Tekrarladığı bu bilinçli çalışmalar sonucunda zamanla yapması gereken doğru hareketleri belirledi. Duruşunu, nefesini, hareketlerini ve alışkanlıklarını düzenleyen bir teknik geliştirdi. Ve nihayet ses ve solunum sıkıntılarını gidermeyi başardı. Yaşadığı sıkıntıyı aşmak için yanlışlarını hayatından çıkarıp, doğruları alışkanlık haline getirmesi, onu hayalleriyle buluşturdu. Artık çok sevdiği Shakespeare’nin şiirlerini okuyabilecekti. Matthias Alexander, profesyonel bir şiir okuyucusu ve ses öğretmeni oldu.
İnsan, kendi hayatının mimarıdır. Hayat denilen yolculuk gayret ister, emek ister. İlmek ilmek işlenmek ister. Hayatı inşa etmek için insan, ortaya koymalı niyetini ve azmini. Böylece her şey değişir ve git gide daha iyiye doğru everilir yaşam. Gelecek, sevgi dolu bakışlarla göz kırpar bulunduğu yerden.
Bir sorun varsa, mutlaka çözümü de vardır. Sorunun tespit edildiği nokta, çözümün de başlayacağı yerdir. Şikâyet edip sızlanmak, sadece zaman kaybıdır. Çözüme doğru giden yolda istikrarlı ve kararlı olmak gerekir. Zihinde başlayan bu serüven, devamında şekil verir hem ruha hem bedene…
Pes etmiyor gül açmaktan, arı bal yapmaktan… Güneşin itirazı yok her gün yeniden doğmaya… Dünya zaten kani olmuş dönüp durmaya… İnsan da bulmalı amacını ve çizmeli kendi yolunu.
Alexander’a en sevdiği şiirleri yeniden okuma fırsatı veren şey, kararlılığı ve azmi ile yanlışları eleyip doğru ve gerekli olanları alışkanlığa çevirmesi idi. Alışkanlıklarımız karakterimizi belirler, karakterimiz ise hayatımızın seyrini…
Nahide Boğa Zereyak
Anasayfa
Yazarlar
Nahide Boğa Zereyak
Yazı Detayı
Bu yazı 235 kez okundu.
ALIŞKANLIK
‘İnsanlar geleceklerine karar veremezler, alışkanlıklarına karar verirler. Ve alışkanlıkları da geleceklerine karar verir.’
-Frederick Matthias Alexander-
1869 yılında Avustralya’da doğan Alexander’ın ailesi, çocuklarının eğitim görmesini önemsemiştir. Öğretmeni Robert Robertson, Alexander’a tiyatro ve şiir sevgisi aşılamıştır. Yazık ki Alexander, ses kısıklığı yaşamaktadır ve bu nedenden ötürü, amatör olarak sergilediği tiyatro gösterilerinden sonra nefes nefese kalmaktadır. Hatta bazen hiç konuşamamaktadır. Bu durum çevresindekiler tarafından da fark edilmektedir. Alexander, sevdiği şeyi yapabilmek için çareler aramıştır fakat doktorların ve ses eğitmenlerinin denediği çözümler sonuçsuz kalmıştır.
Ancak Matthias Alexander pes etmedi. Çözüm arayışına girdi. Ayna karşısına geçip, ses ve nefes çalışmaları yaptı ve kendi kendini inceledi. Tekrarladığı bu bilinçli çalışmalar sonucunda zamanla yapması gereken doğru hareketleri belirledi. Duruşunu, nefesini, hareketlerini ve alışkanlıklarını düzenleyen bir teknik geliştirdi. Ve nihayet ses ve solunum sıkıntılarını gidermeyi başardı. Yaşadığı sıkıntıyı aşmak için yanlışlarını hayatından çıkarıp, doğruları alışkanlık haline getirmesi, onu hayalleriyle buluşturdu. Artık çok sevdiği Shakespeare’nin şiirlerini okuyabilecekti. Matthias Alexander, profesyonel bir şiir okuyucusu ve ses öğretmeni oldu.
İnsan, kendi hayatının mimarıdır. Hayat denilen yolculuk gayret ister, emek ister. İlmek ilmek işlenmek ister. Hayatı inşa etmek için insan, ortaya koymalı niyetini ve azmini. Böylece her şey değişir ve git gide daha iyiye doğru everilir yaşam. Gelecek, sevgi dolu bakışlarla göz kırpar bulunduğu yerden.
Bir sorun varsa, mutlaka çözümü de vardır. Sorunun tespit edildiği nokta, çözümün de başlayacağı yerdir. Şikâyet edip sızlanmak, sadece zaman kaybıdır. Çözüme doğru giden yolda istikrarlı ve kararlı olmak gerekir. Zihinde başlayan bu serüven, devamında şekil verir hem ruha hem bedene…
Pes etmiyor gül açmaktan, arı bal yapmaktan… Güneşin itirazı yok her gün yeniden doğmaya… Dünya zaten kani olmuş dönüp durmaya… İnsan da bulmalı amacını ve çizmeli kendi yolunu.
Alexander’a en sevdiği şiirleri yeniden okuma fırsatı veren şey, kararlılığı ve azmi ile yanlışları eleyip doğru ve gerekli olanları alışkanlığa çevirmesi idi. Alışkanlıklarımız karakterimizi belirler, karakterimiz ise hayatımızın seyrini…
Nahide Boğa Zereyak
Ekleme
Tarihi: 20 Şubat 2026 -Cuma
ALIŞKANLIK
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(2)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
Safiye Yılmazer Uruk
(20.02.2026 19:15 -
#2563)
Okuyucuyu sarıp sarmalayan, içinde yatan gücü uyandıran, şikâyetçi olmak yerine çözüm bulmaya yönelten güçlü bir kalemsin Nahidecim! Tekrar hoş geldin ailemize, kelimelerin hiç susmasın dilerim...
Levent Kaya
(20.02.2026 20:52 -
#2564)
Nahide hanım güçlü kaleminizle,Yerelhaber Ailemize hoşgeldiniz.