Adana Valiliği görevine atanan Mustafa Yavuz, göreve başlar başlamaz verdiği mesajlarla, alışılmışın dışında bir yönetim anlayışının sinyallerini verdi. “Hukukun dışına çıkan hiçbir yapı ve kişiye müsamaha gösterilmeyecek” sözü, yalnızca suçla mücadeleye değil, devlet ciddiyetine de vurgu yapan güçlü bir çıkıştı.
Mustafa Yavuz, Adana’yı tanıyan bir isim. Kenti, sorunlarını, dinamiklerini ve bürokratik yapısını yabancı olmadığı bir yerden devraldı. Ancak Adana’nın meseleleri az değil. Güvenlikten şehirleşmeye, tanıtımdan kurumsal işleyişe kadar çözüm bekleyen başlıklar oldukça fazla. Bu nedenle Adana için önemli bir kazanım olan bu atama, Vali Yavuz açısından hiç de kolay olmayan bir sürecin başlangıcı.
Vali Yavuz’un en bilinen özelliklerinden biri disiplinli ve çalışkan bir yönetici olması. Sabahın erken saatlerinde mesaisine başlayan, işini bitirmeden makamdan ayrılmayan bir isim. Peki, yıllardır bu tempoya alışkın olmayan bürokrasi aynı kararlılığı gösterebilecek mi? İşte asıl sınav burada başlayacak.
Bugüne kadar alışkanlıklarını konfor alanına dönüştüren, kamu görevini adeta siyasi arka bahçeye çeviren bazı bürokratlar için yeni dönem pek de rahat geçmeyecek gibi görünüyor. Devlet ciddiyeti, liyakat ve disiplin söylemi, bu kesimler için açık bir uyarı niteliğinde.
Adana’nın kanayan yaralarından biri de “tanıtım” adı altında oluşturulan yapıların yetersizliği. Ehliyetsiz kadrolarla, vizyonsuz yaklaşımlarla bu şehrin potansiyelini anlatmak mümkün değil. Yeni dönemde bu alana da neşter vurulması, Adana’nın hak ettiği yere gelmesi açısından hayati önem taşıyor.
Bir başka önemli konu ise iletişim. Valilik makamının; basınla, sivil toplum kuruluşlarıyla ve belediye başkanlarıyla düzenli istişare toplantıları yapması, sorunların daha hızlı ve sağlıklı çözülmesini sağlayacaktır. Ayda bir olmasa bile üç ayda bir yapılacak düzenli toplantılar, Adana’da ortak aklın oluşmasına ciddi katkı sunar.
Özetle; Adana için umut vadeden bir dönem başlıyor. Ancak bu dönem, alışkanlıkların zorlanacağı, konfor alanlarının daralacağı bir süreç olacak. Kraldan çok kralcı olanlar için ise artık mazeret üretme zamanı değil, çalışma zamanı.