Önceki yazımızda, “Dünya kamuoyunu, İklim Krizi aldatmacası ile meşgûl edenlerin gerçek gâyeleri bambaşka” demiş ve “Hiç düşünme fırsâtı veya ortamı veriyorlar mı: SU KRİZİNİN, YALNIZCA KURAKLIKLA AÇIKLANAMAYACAĞINI!” izâha çalışmıştık.
Bu yazımızda da, İklim Krizi Baronlarının perdelemeye çalıştıkları “İSİMSİZ DİN”nin temel âkîdesi olan “VERİ”lerle ânâlizimize, gerekçeleri ile devam edelim:
Evet, kuraklık, iklim değişikli bâhânelerinin arkasına sığınarak algı ve manipülasyonlarla Toplumları ve halkları “Kriz Varmış” gibi korku toplumuna dönüştürmeye çalıştıklarını ve gerçekte Yaşanan SU KRİZİNİN YALNIZCA KURAKLIKLA AÇIKLANAMAYACAK gerekçelerine odaklanmaya, sorgulamaya çalışalım:
Chat GBT ve bu gibi Yapay Zekâ, işlemcileri nasıl soğutuluyor?
Soğutma esnasında, atmosferde ve doğada kuraklık ve iklim değişikliğine sebebiyet veriyor mu?
Soğutma işlemi esnâsında böyle bir şey varsa, o zâmân, yâpây Zekâyı oluşturanlar, bu Dünya’ya ve insanlığa îhânet etmiş olmuyorlar mı? Hem de, İnsanlığı algı ve manipülasyon mühendisliği cenderesine alarak, “ÂHMÂK” yerine koymuş olmuyorlar mıdır?
İklim Krizi Baronlarının oluşturmaya çalıştıkları “İSİMSİZ DİN”lerinin temel âkîdelerinden olan “VERİ”lere bakıldığında;
Sâdece Chat GBT işlemcisinin, Soğutma işleminde, yaklaşık, 1 Milyar 800 Milyon Metreküp SU kullanılabildiği görülebilmektedir.
Kaldı ki, bu soğutma esnâsında sâdece SU kullanılmamıştır. Enerji ve Hava sistemleri de kullanılmıştır.
Büyük Baş Hayvanlar İklimleri Değiştiriyor Algısı
Türkiye’nin, Yıllık İçme-Kullanım Suyu İhtiyacı 7 milyar metreküp olduğunu düşününce îsrâfın ve Kûrâklığın âsıl müsebbîblerinin, “KURAKLIK VAR, DEVELER, BÜYÜK BAŞ HAYVANLAR İKLİMLERİ DEĞİŞTİRİYOR” diyenlerin olduğu çok açık ve net olarak görülmektedir.
Yapay Zekâ İşlemcileri Nasıl Soğutulmaktadır
Yine burada da, İklim Krizi Baronlarının perdelemeye çalıştıkları “İSİMSİZ DİN”nin temel âkîdesi olan “VERİ”lerle ânâlizimize, teknik olduğu kadar âhlâkî değerlerle devam etmeye çalışalım.
Meselâ Chat GBT, tek başına bir makine değildir. VERİ merkezlerinde çalışan sunucular üzerinde çalışan bir sistem olarak, Soğutma yöntemlerinin neler olduğuna bakalım:
Birinci olarak Hava soğutma. Bu soğutma yöntemi, Devâsâ sayılabilecek büyük fanlar ve akıllı hava akışlarıyla, işlemcilerde oluşan sıcak hava dışarı atılmaktadır. Burada Enerji kullanılırken, Atmosfer ısıtılmakta ve Ekoloji dengesi değişmektedir.
İkinci ve âslında kuraklık açısından, en önemli yöntem olarak, Sıvı soğutma (kapalı devre). Sistemi oluşturan işlemcilerin üzerinden dolaşan ÖZEL SIVILAR ısıyı alıyor, bunlardan bir kısmı, tekrar soğutulup sisteme geri verilirken bir kısmı da dışarıya deşarj edilmektedir. Bu çalışma prensibi içerisinde mûtlâk sûrette metâl atıkların da karışmış olacağı Sıvıların, dışarı deşarj edilmesi esnasında, ‘YÜKSEK KARBON AYAK İZİ’ oluşacak şekilde doğaya döndürülmektedir. Sulu soğutma sistemi döngüsü bu şekilde sürdürülür. Bu sürecin DOĞAYA ZÂRÂR vermediğini söylemek mümkün müdür? Kesinlikle ZÂRÂR vermektedir. Burada SIFIR ETKİ YOKTUR. Vardır diyebilecek hiçbir İlîm, bîlîm ve veri söz konusu olamaz!
Üçüncü olarak Serbest soğutma (free cooling) denilen sistem: Soğuk iklimlerde, DIŞ HAVA işlemciler üzerinde doğrudan hava soğutma olarak kullanılmaktadır. Burada da, İşlemcilerin soğutulmasında kullanılan havanın tekrâr atmosfere (ısınmış- sıcak olarak) salınıyor olması nedeniyle doğaya zârâr verdiği gibi kuraklığa da etkisi inkâr edilemez bir gerçekliktir.
İklim Krizi Baronları veya kâmûfle edilmeye çalışılan “İSİMSİZ DİN”nin savunucularınca denilebilir ki; “Verimlilik optimizasyonu Uygulanıyor.”
Yani, ‘Sistemlerin soğutulması esnâsında, Gereksiz çalışan sistemler kapatılarak, yük dengelenmektedir’ savunmasına sığınmaya kalkışırlarsa, bu sâvûnma hiçbir “VERİ”ye dayanmadığı gibi, gerçekçi, insânî, etîk/âhlâkî olamayacaktır.
İklim Krizi Baronlarının Olası Savunmaları
Yâpây Zekâ olarak konumlandırılmış ve kullanılan sistemlerin işlemcileri için kullanılan soğutma sitemleri için İklim Krizi Baronlarının sâvûnmaları ancak şu kadar olabilir:
Denilebilir ki; Bu oluşturulmuş sistemlerde, Modern veri merkezlerinde, su çoğu zâmân kapalı döngü içerisinde kullanılmaktadır. Yani, demek istedikleri, buharlaşıp kaybolan bir su değil, tekrâr tekrâr kullanılan bir sistemdir ki böylesine kûsûrsuz, kayıpsız, yüzde yüz tek defalık su kullanımı ile mümkün değildir.
Yine, Bilinçsiz, kontrolsüz tüketim yapılmadığından dem vurularak; Azaltılmaya çalışılan, ölçülen ve optimize edilen etki içerisinde kalarak çalışıldığını deseler. Sâvûnmalarında, her yerde olmaya çalışıldığı gibi, bugün büyük teknoloji altyapıları, Yenilenebilir enerjiye geçiyor, Su tüketimi raporlanılıyor, Karbon ayak izi düşürülmeye çalışılıyor da diyebilirler ki, bu hem suçun/kâbâhâtlerinin itîrâfı olur, hem de bir önceki olası sâvûnmaları da tekzîp etmiş olunur.
Peki, kurulmuş ve işletilmekte olan bu sistem, işleyen bu süreç doğaya zârâr veriyor mudur?
Yine, Chat GBT gibi Yapay Zekâ, işlemcilerinin soğultması işlemleri bu dünyanın yükünü artırıyor mudur?
Şâyet, Algı ve Manipülasyon mühendisliği yapmaya kalkışmazlarsa ve olmayan “MERHÂMET”leri ile değilse de İnânçlarının “ÂMENTÜSÜ” maddelerinden olan VERİ ile Dürüstçe cevâp verebilirlerse;
Evet, doğaya zârâr veriyordur ve sıfır etki diye bir şey yoktur! O H3alde bu sâdece algı ve manipülasyon mühendisliği değil, aynı Zâmânda da, doğaya ve İnsânlığa karşı bir “İHANET” değil midir?
Evet, ilkyazımızda da tâhmîn ettiğimiz gibi, netâmeli konulara girildikçe, bu bir Dizi Yazıya Dönüşüyor gözükmektedir.