DİJİTAL TASARIM VE AKILLI SİSTEMLERİN KULLANIMI %40’I AŞTI

TEKNOLOJİ 11.01.2026 - 08:05, Güncelleme: 11.01.2026 - 08:05 317 kez okundu.
 

DİJİTAL TASARIM VE AKILLI SİSTEMLERİN KULLANIMI %40’I AŞTI

Filiz Cingi Yurdakul, dijitalleşmenin mimarlık pratiği açısından kaçınılmaz bir gerçeklik olduğuna dikkat çekti

  Mimarlık ve yapı sektöründe dijitalleşme hız kazanırken, insan odaklı tasarım anlayışı yeniden gündemin merkezine yerleşiyor. Dijital tasarım araçları, yapay zekâ destekli yazılımlar ve akıllı bina sistemlerinin mimarlık pratiğindeki kullanımı son yıllarda yüzde 40’ın üzerinde artış gösterdi. Bu dönüşüm, yalnızca tasarım ve uygulama süreçlerini değil, mekânla kurulan ilişkiyi de köklü biçimde değiştiriyor…   Parametrik tasarım yöntemleri, BIM tabanlı süreçler, performans simülasyonları ve akıllı bina teknolojileri; mimarlara hız, verimlilik ve kontrol avantajı sunarken, mimarlığın temel sorularını da yeniden gündeme taşıyor. Dijitalleşmenin bu denli hızlandığı bir ortamda, insan ölçeğinin, mekânsal niteliğin ve yaşam kalitesinin nasıl korunacağı ise sektörün en önemli tartışma başlıkları arasında yer alıyor.   TEKNOLOJİ KULLANIMI ARTIYOR, KULLANICI BEKLENTİLERİ DE DÖNÜŞÜYOR Güncel sektörel veriler, dijital araçların mimarlık pratiğinde artık istisnai değil, standart hale geldiğini ortaya koyuyor. Buna paralel olarak kullanıcı beklentileri de değişiyor. İnsanların zamanlarının büyük bölümünü kapalı mekânlarda geçirmesi; gün ışığı, hava kalitesi, akustik konfor, mekânsal esneklik ve doğal malzeme kullanımı gibi unsurları mimari tasarımın öncelikli başlıkları arasına taşıyor. Bu tablo, teknolojinin yalnızca teknik bir araç değil; kullanıcı deneyimini iyileştiren, mekânsal kaliteyi artıran bir tasarım bileşeni olarak ele alınması gerektiğini gösteriyor.   TEKNOLOJİ AMAÇ DEĞİL, İNSAN DENEYİMİNİ GÜÇLENDİREN BİR ARAÇ OLMALI Türk Serbest Mimarlar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Aura Design Studio Kurucu Mimarı Filiz Cingi Yurdakul, dijitalleşmenin mimarlık pratiği açısından kaçınılmaz bir gerçeklik olduğuna dikkat çekerek, bu sürecin insan odaklı bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini vurguluyor: “Dijital araçlar ve akıllı sistemler bugün mimarlık pratiğinin ayrılmaz bir parçası. Ancak bu araçlar tasarımın merkezine tek başına yerleştiğinde, mekânın ruhu ve kullanıcıyla kurulan bağ zayıflayabiliyor. Aura Design’da teknolojiyi bir amaç olarak değil, insan deneyimini güçlendiren bir tasarım aracı olarak ele alıyoruz. Akıllı binalar, daha yaşanabilir ve daha nitelikli mekânlar ürettiğinde gerçek değer yaratır.”
Filiz Cingi Yurdakul, dijitalleşmenin mimarlık pratiği açısından kaçınılmaz bir gerçeklik olduğuna dikkat çekti

style="text-align:center"> 

style="text-align:center">Mimarlık ve yapı sektöründe dijitalleşme hız kazanırken, insan odaklı tasarım anlayışı yeniden gündemin merkezine yerleşiyor. Dijital tasarım araçları, yapay zekâ destekli yazılımlar ve akıllı bina sistemlerinin mimarlık pratiğindeki kullanımı son yıllarda yüzde 40’ın üzerinde artış gösterdi. Bu dönüşüm, yalnızca tasarım ve uygulama süreçlerini değil, mekânla kurulan ilişkiyi de köklü biçimde değiştiriyor…

style="text-align:justify"> 

style="text-align:justify">Parametrik tasarım yöntemleri, BIM tabanlı süreçler, performans simülasyonları ve akıllı bina teknolojileri; mimarlara hız, verimlilik ve kontrol avantajı sunarken, mimarlığın temel sorularını da yeniden gündeme taşıyor. Dijitalleşmenin bu denli hızlandığı bir ortamda, insan ölçeğinin, mekânsal niteliğin ve yaşam kalitesinin nasıl korunacağı ise sektörün en önemli tartışma başlıkları arasında yer alıyor.

style="text-align:justify"> 

style="text-align:justify">TEKNOLOJİ KULLANIMI ARTIYOR, KULLANICI BEKLENTİLERİ DE DÖNÜŞÜYOR

style="text-align:justify">Güncel sektörel veriler, dijital araçların mimarlık pratiğinde artık istisnai değil, standart hale geldiğini ortaya koyuyor. Buna paralel olarak kullanıcı beklentileri de değişiyor. İnsanların zamanlarının büyük bölümünü kapalı mekânlarda geçirmesi; gün ışığı, hava kalitesi, akustik konfor, mekânsal esneklik ve doğal malzeme kullanımı gibi unsurları mimari tasarımın öncelikli başlıkları arasına taşıyor. Bu tablo, teknolojinin yalnızca teknik bir araç değil; kullanıcı deneyimini iyileştiren, mekânsal kaliteyi artıran bir tasarım bileşeni olarak ele alınması gerektiğini gösteriyor.

style="text-align:justify"> 

style="text-align:justify">TEKNOLOJİ AMAÇ DEĞİL, İNSAN DENEYİMİNİ GÜÇLENDİREN BİR ARAÇ OLMALI

style="text-align:justify">Türk Serbest Mimarlar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Aura Design Studio Kurucu Mimarı Filiz Cingi Yurdakul, dijitalleşmenin mimarlık pratiği açısından kaçınılmaz bir gerçeklik olduğuna dikkat çekerek, bu sürecin insan odaklı bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini vurguluyor: “Dijital araçlar ve akıllı sistemler bugün mimarlık pratiğinin ayrılmaz bir parçası. Ancak bu araçlar tasarımın merkezine tek başına yerleştiğinde, mekânın ruhu ve kullanıcıyla kurulan bağ zayıflayabiliyor. Aura Design’da teknolojiyi bir amaç olarak değil, insan deneyimini güçlendiren bir tasarım aracı olarak ele alıyoruz. Akıllı binalar, daha yaşanabilir ve daha nitelikli mekânlar ürettiğinde gerçek değer yaratır.”

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adanayerelhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
islami chat islami sohbetler