Uzmanından horlama ve uyku apnesi hakkında uyarılar

SAĞLIK (AA) - Anadolu Ajansı | 23.06.2026 - 15:31, Güncelleme: 23.06.2026 - 16:25 1001 kez okundu.
 

Uzmanından horlama ve uyku apnesi hakkında uyarılar

Prof. Dr. Erdal Seren, özellikle gece boyunca nefes durmalarıyla seyreden uyku apnesinin en önemli belirtilerinden biri olan horlamanın, farkında olmadan sağlığı tehdit edebildiğini belirtti.

Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Erdal Seren, horlama ve uyku apnesi hakkında önemli bilgiler verdi. Toplumda oldukça yaygın görülen horlamanın, çoğu zaman yalnızca sosyal bir rahatsızlık olarak değerlendirildiğini belirten Seren, "Ancak horlama basit bir uyku alışkanlığından çok daha fazlasını ifade ediyor. Özellikle gece boyunca nefes durmalarıyla seyreden uyku apnesinin en önemli belirtilerinden biri olan horlama, farkında olmadan sağlığı tehdit edebiliyor." dedi. Seren, "İleri yaş, kilo artışı ve yaşam tarzına bağlı faktörlerle görülme sıklığı artan bu sorun, yalnızca kişinin değil aynı ortamı paylaştığı aile bireylerinin de uyku kalitesini bozuyor. Tedavi edilmediğinde ise yüksek tansiyondan kalp ve damar hastalıklarına, diyabetten gündüz aşırı uyku haline kadar birçok problem zemin hazırlayabiliyor." diye ekledi. Sürekli horluyorsanız nedeni araştırılmalı Uyku sırasında üst solunum yollarındaki kasların gevşemesi sonucu hava yolunun daralmasıyla ortaya çıkan horlamanın, vücudun yeterli oksijen alamadığını gösterebilen önemli bir bulgu olduğunu ifade eden Seren, "Yumuşak damağın ve küçük dilin uzun olması, bademcik ve geniz eti büyüklüğü, burun tıkanıklıkları ile fazla kilo gibi faktörler horlamaya neden olabilir. Ara sıra görülen horlama çoğu kişi için önemli bir sorun oluşturmasa da, sürekli hale gelmesi ve uykuda nefes durmalarıyla birlikte seyretmesi durumunda mutlaka değerlendirilmesi gerekir." ifadelerini kullandı. Uyku apnesinin göz ardı edilmemesi gereken 8 belirtisi Uyku apnesi bulunan kişilerin, gece boyunca farkında olmadan defalarca nefessiz kalabileceğini söyleyen Seren, bunun sonucunda şu belirtilerin ortaya çıkabileceğini aktardı: "Horlama Gece boğulma hissiyle uyanma Çarpıntı Sık idrara çıkma Sinirlilik ve depresif ruh hali Gün içinde sürekli uyku hali ve halsizlik Dikkat eksikliği ve performans düşüklüğü Sabah baş ağrısı" Uzun dönemde tedavi edilmeyen uyku apnesinin; yüksek tansiyon, kalp ritim bozuklukları, kalp krizi, felç, tip 2 diyabet ve ani ölüm riskini artırabildiğini belirten Seren, "Ayrıca horlama yalnızca hastayı değil, aynı odada uyuyan kişileri de etkileyerek uyku kalitesini düşürmekte; kronik yorgunluk, stres ve yaşam kalitesinde azalmaya neden olabilmektedir." dedi. Kesin tanı için uyku testi şart Hastalığın tanısında en önemli yöntemlerden birinin, uyku laboratuvarında gerçekleştirilen polisomnografi; yani uyku testi olduğunu kaydeden Seren, "İncelemede kişinin gece boyunca solunum hareketleri, oksijen düzeyi, kalp ritmi, beyin dalgaları ve uyku düzeni değerlendirilerek horlama ve uyku apnesinin derecesi belirlenir. Bunun yanı sıra Kulak Burun Boğaz muayenesiyle hava yolunda darlığa neden olan anatomik problemler de ayrıntılı şekilde incelenir." dedi. Tedavinin kişiye özel yaklaşımla planlanması büyük önem taşıyor Seren, "Horlama ve uyku apnesinin tedavisi, hastalığın şiddetine ve altta yatan nedenlere göre değişiklik göstermektedir. İlk aşamada kilo verilmesi, sigara ve alkol kullanımının bırakılması, düzenli uyku alışkanlığı kazanılması, doğru yatış pozisyonunun tercih edilmesi ve burun tıkanıklıklarının giderilmesi gibi yaşam tarzı değişiklikleri önerilir. Hafif ve orta dereceli vakalarda ise ağız içi aparatlar kullanılarak hava yolu genişletilebilir ve horlama azaltılabilir." diye ekledi. Cerrahi tedaviyle hem horlama hem apne kontrol altına alınabiliyor Anatomik darlıkların ön planda olduğu veya diğer tedavi yöntemlerinin yetersiz kaldığı hastalarda cerrahi seçeneklerin gündeme gelebildiğini söyleyen Seren, "Lazer veya radyofrekans destekli yumuşak damak ameliyatları, burun eğriliğinin düzeltilmesi, konka küçültme işlemleri, nazal valv cerrahisi ile bademcik ve geniz eti operasyonları hava yolunu genişleterek solunumun rahatlamasını sağlayabilir. Uygun hastalarda uygulanan cerrahi tedaviler, hem horlamayı hem de uyku apnesine bağlı şikâyetleri önemli ölçüde azaltabilmektedir." (İLKHA)
Prof. Dr. Erdal Seren, özellikle gece boyunca nefes durmalarıyla seyreden uyku apnesinin en önemli belirtilerinden biri olan horlamanın, farkında olmadan sağlığı tehdit edebildiğini belirtti.

Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Erdal Seren, horlama ve uyku apnesi hakkında önemli bilgiler verdi.

Toplumda oldukça yaygın görülen horlamanın, çoğu zaman yalnızca sosyal bir rahatsızlık olarak değerlendirildiğini belirten Seren, "Ancak horlama basit bir uyku alışkanlığından çok daha fazlasını ifade ediyor. Özellikle gece boyunca nefes durmalarıyla seyreden uyku apnesinin en önemli belirtilerinden biri olan horlama, farkında olmadan sağlığı tehdit edebiliyor." dedi.

Seren, "İleri yaş, kilo artışı ve yaşam tarzına bağlı faktörlerle görülme sıklığı artan bu sorun, yalnızca kişinin değil aynı ortamı paylaştığı aile bireylerinin de uyku kalitesini bozuyor. Tedavi edilmediğinde ise yüksek tansiyondan kalp ve damar hastalıklarına, diyabetten gündüz aşırı uyku haline kadar birçok problem zemin hazırlayabiliyor." diye ekledi.

Sürekli horluyorsanız nedeni araştırılmalı

Uyku sırasında üst solunum yollarındaki kasların gevşemesi sonucu hava yolunun daralmasıyla ortaya çıkan horlamanın, vücudun yeterli oksijen alamadığını gösterebilen önemli bir bulgu olduğunu ifade eden Seren, "Yumuşak damağın ve küçük dilin uzun olması, bademcik ve geniz eti büyüklüğü, burun tıkanıklıkları ile fazla kilo gibi faktörler horlamaya neden olabilir. Ara sıra görülen horlama çoğu kişi için önemli bir sorun oluşturmasa da, sürekli hale gelmesi ve uykuda nefes durmalarıyla birlikte seyretmesi durumunda mutlaka değerlendirilmesi gerekir." ifadelerini kullandı.

Uyku apnesinin göz ardı edilmemesi gereken 8 belirtisi

Uyku apnesi bulunan kişilerin, gece boyunca farkında olmadan defalarca nefessiz kalabileceğini söyleyen Seren, bunun sonucunda şu belirtilerin ortaya çıkabileceğini aktardı:

"Horlama

Gece boğulma hissiyle uyanma

Çarpıntı

Sık idrara çıkma

Sinirlilik ve depresif ruh hali

Gün içinde sürekli uyku hali ve halsizlik

Dikkat eksikliği ve performans düşüklüğü

Sabah baş ağrısı"

Uzun dönemde tedavi edilmeyen uyku apnesinin; yüksek tansiyon, kalp ritim bozuklukları, kalp krizi, felç, tip 2 diyabet ve ani ölüm riskini artırabildiğini belirten Seren, "Ayrıca horlama yalnızca hastayı değil, aynı odada uyuyan kişileri de etkileyerek uyku kalitesini düşürmekte; kronik yorgunluk, stres ve yaşam kalitesinde azalmaya neden olabilmektedir." dedi.

Kesin tanı için uyku testi şart

Hastalığın tanısında en önemli yöntemlerden birinin, uyku laboratuvarında gerçekleştirilen polisomnografi; yani uyku testi olduğunu kaydeden Seren, "İncelemede kişinin gece boyunca solunum hareketleri, oksijen düzeyi, kalp ritmi, beyin dalgaları ve uyku düzeni değerlendirilerek horlama ve uyku apnesinin derecesi belirlenir. Bunun yanı sıra Kulak Burun Boğaz muayenesiyle hava yolunda darlığa neden olan anatomik problemler de ayrıntılı şekilde incelenir." dedi.

Tedavinin kişiye özel yaklaşımla planlanması büyük önem taşıyor

Seren, "Horlama ve uyku apnesinin tedavisi, hastalığın şiddetine ve altta yatan nedenlere göre değişiklik göstermektedir. İlk aşamada kilo verilmesi, sigara ve alkol kullanımının bırakılması, düzenli uyku alışkanlığı kazanılması, doğru yatış pozisyonunun tercih edilmesi ve burun tıkanıklıklarının giderilmesi gibi yaşam tarzı değişiklikleri önerilir. Hafif ve orta dereceli vakalarda ise ağız içi aparatlar kullanılarak hava yolu genişletilebilir ve horlama azaltılabilir." diye ekledi.

Cerrahi tedaviyle hem horlama hem apne kontrol altına alınabiliyor

Anatomik darlıkların ön planda olduğu veya diğer tedavi yöntemlerinin yetersiz kaldığı hastalarda cerrahi seçeneklerin gündeme gelebildiğini söyleyen Seren, "Lazer veya radyofrekans destekli yumuşak damak ameliyatları, burun eğriliğinin düzeltilmesi, konka küçültme işlemleri, nazal valv cerrahisi ile bademcik ve geniz eti operasyonları hava yolunu genişleterek solunumun rahatlamasını sağlayabilir. Uygun hastalarda uygulanan cerrahi tedaviler, hem horlamayı hem de uyku apnesine bağlı şikâyetleri önemli ölçüde azaltabilmektedir." (İLKHA)

Habere ifade bırak !
Administrator Administrator
Administrator Administrator
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adanayerelhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
islami chat islami sohbetler bizim mekan çemberleme makinası kurumsal web dini chat