Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi 7. Genel Kurulu Toplandı:

GÜNDEM 22.02.2026 - 21:13, Güncelleme: 22.02.2026 - 21:13 276 kez okundu.
 

Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi 7. Genel Kurulu Toplandı:

Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi (THTM) 3. yılının ilk Genel Kurulu, dün Türkiye'nin dört bir yanından gelen meclisler, yerel temsilcilikler, öğrenci inisiyatifleri ve farklı meslek inisiyatiflerinin delegelerinin katılımıyla toplandı. THTM’nin iki yıllık çalışma pratiği ve yeni çalışma ilkelerinindeğerlendirildiği Genel Kurul’daTHTM'nin cumhuriyetçilerin birliği ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde temsili konularında sorumluluk alması, NATO zirvesine karşı halkı harekete geçirmesi ve laikliğe karşı son dönemde gerçekleşen yapılan saldırıları göğüslemesi konusunda kararlar alındı.

Emekçi sınıfları merkeze alan mücadele çağrısı Genel Kurul, THTM'nin Keçiören delegesi olarak toplantıya katılacakken hayatını kaybeden İlyas Turan'ın anılmasıyla başladı. Toplantının açılış konuşmasını yapan THTM sözcüsü Oğuz Oyan,Genel Kurul tarihinin özel olarak seçilmediğini ancak 21 Şubat’ın, Komünist Manifesto’nun yayımlanmasının yıldönümüne denk geldiğini hatırlattı. Oyan, dünyada emperyalist müdahalelerin yeni bir evreye girdiğini, geçtiğimiz yıl Filistin, Venezuela ve İran’ın hedefte olduğunu vurguladı. Bu yıl İran ve Küba’ya yönelik baskıların arttığını ifade eden Oyan, 2026’ya ABD’nin Venezüela’ya yaptığı saldırıyla girildiğini söyleyerek, “Emperyalizm bir yandan geriliyor; ancak diğer yandan daha saldırgan bir karakter kazanıyor” dedi. Cumhuriyet’in laiklik ve bağımsızlık temellerine yönelik saldırılara dikkat çeken Oyan, THTM’nin kendisini bu saldırılara karşı bir “direnme mevzii” olarak konumlandırdığını söyledi. Öte yandan Türkiye’nin ciddi bir sanayisizleşme sürecinden geçtiğini belirten Oyan, imalat sanayinin milli gelir içindeki payının yüzde 22’den yüzde 16’ya düştüğünü, genç kuşakların üretimden çekildiğini, bunun ise yapısal bir kriz anlamına geldiğini vurguladı. “Toplumun yüzde 80’i büyümeden pay alamıyor” diyen Oyan, açlık ve yoksullukla mücadele eden kesimlerin hızla arttığını kaydetti. “Laikliği Savunuyoruz” bildirisine yönelik iktidar kanadından yapılan saldırılara da tepki gösteren Oyan, saldırını anayasaya aykırı olduğuna işaret ederek "Şeriata karşı çıkmayı suç sayıyorlar, laiklik savunmayı da suç sayıyorlar. Yani tamamen bir anayasal anayasızlaştırma süreci de var” dedi.  “Cumhuriyetçiler cephesi Türkiye’nin en geniş cephesidir. Biz bu cepheyi genişletmek zorundayız” diyen Oyan, sermaye ve emperyalizme karşı emekçi sınıfları merkeze alan yeni bir düzen mücadelesine THTM'nin öncülük edeceğini söyleyerek “Bu bir meydan okumadır” dedi. Türkiye'nin dört bir yanında toplantılar gerçekleştirilecek İlk önergede, Ocak 2024’teki kuruluş toplantısından bu yana geçen iki yıllık süreçve çalışma ilkelerinin güncellenmesi değerlendirildi. Önergede THTM'nin bu süre içinde hem örgütsel yapısını hem de mücadele hattını geliştirerek Genel Kurullarda aldığı kararlarla bağımsız ve egemen bir ülke hedefi doğrultusunda özellikle NATO’ya, ABD ve İsrail politikalarına karşı tutum aldığı; laikliğin güçlendirilmesi amacıyla eğitim başta olmak üzere gericileşmeye karşı aydınlanma seferberliği yürüttüğü; devletçi ve planlı bir ekonomi temelinde eşitlikçi bir toplumsal düzen hedefi koyduğu hatırlatıldı. Komisyonlar, komiteler, yerel meclisler ve çeşitli inisiyatifler aracılığıyla örgütlenmesini genişleten THTM'nin iki yıllık deneyim ışığında daha örgütlü ve mücadeleci bir aşamaya geçmeyi amaçlayan yeni çalışma ilkeleri tartışıldı. İkinci önerge, cumhuriyetçilerin ilkesel bir zeminde birliğini güçlendirmek amacıyla 2025’te ilki düzenlenen Cumhuriyetçiler Kurultayı'nın2026 hazırlıklarında THTM'nin görevleriyle ilgiliydi. Geçen yılki Kurultay’ın cumhuriyetçi kesimler arasında büyük yankı uyandırdığı ve “Cumhuriyetçilerin Birliği” perspektifini ileri taşıdığı belirtilirken, oluşturulan Koordinasyon ve Danışma kurullarıyla sürecin kurumsallaştırıldığı aktarıldı. THTM'nin Kurultay’ı yalnızca entelektüel bir faaliyet olarak değil, emekçi kesimlere dayanan devrimci bir cumhuriyet programının inşası olarak tanımladığı hatırlatılarak Meclis'in "emekçi cumhuriyet programını oluşturan tüm başlıklarda, Türkiye’nin dört bir yanında farklı ölçek ve içeriklerde gerçekleştirilecek toplantılara öncülük edeceği" karar altına alındı. 2026 Kurultayı’nın Türkiye’ye çözüm sunan ileri bir program ortaya koyması için THTM'nin sorumluluk üstleneceğiilan edildi. İlk önergenin imzacılarından THTM Yürütme Kurulu üyesi Erhan Nalçacı, meslek inisiyatifleriyle THM'nin sınıfın birliğini sağlama yönünde çok önemli bir adım attığının altını çizdi. İkinci önerge ile ilgili söz alan Berkay Kemal Önoğlu, Bursa'dan Van'a kadar çok sayıda noktada Türkiye genelinde on binlerce insanı bir araya getirecek bu toplantıların 2026'da kitlesel bir buluşmanın hazırlığı olacağını vurguladı. THTM'nin 2025’te Ankara’da toplanan 6. Genel Kurulu’nda aldığı “Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinde Cumhuriyetçiler Temsil Edilmelidir” kararı, üçüncü önergede yineleyerek yaklaşan seçim sürecinde cumhuriyetçi aydın ve emekçi kesimlerin temsiliyetsiz bırakılmaması için inisiyatif alma çağrısı yapıldı. Artan yoksullaşma, iş cinayetleri, kadın ölümleri ve dış politikadaki yönelimler üzerinden mevcut iktidar ve muhalefetin bunların sorumluluğunutaşıdığı belirtilen önergede, düzen siyasetinin halkı “ehveni şer” seçeneklerine mahkûm ettiğinin altı çizildi. THTM'nin cumhuriyetçilerin ilkeli birliğini kitlelere taşıyacak bir odak olmasıgerektiği belirterek, Cumhurbaşkanlığı seçiminde 100 bin seçmenin aday gösterme beyanını toplama iradesiniörgütlemenin mümkün ve gerekli olduğu vurgulandı.Seçim takvimi netleşmeden cumhuriyetçi saflarda tartışma ve hazırlık sürecinin başlatılacağı duyuruldu. Bu önergeyle ilgili söz alan THTM kurucularından Kemal Okuyan, Türkiye’de karşı devrim sürecinin çok uzun süredir devam ettiğini ve Cumhuriyeti çok hırpaladığını ifade ederek "bu örselenmiş cumhuriyeti yeniden kurmak için tartışma yapıyoruz" dedi. THTM'nin ve cumhuriyetçilerin birliği yönündeki çabaların Türkiye'de "büyük bir soluk" olduğunu belirten Okuyan, bu çabanın emekçilerin egemen olduğu cumhuriyeti kuracak bir iradeye dönüşmesi için Cumhurbaşkanlığı seçiminde "devrimci cumhuriyetçilerin" ağırlığını koyacağı bir seçeneğin şart olduğuna işaret etti. Bunun için gerekli 100 bin imzanın toplanmasına THTM'nin öncülük etmesi konusundaki çağrı Genel Kurul salonundan alkışlarla destek buldu. Son önergede, Temmuz ayında Ankara’da yapılması planlanan NATO Zirvesi’ne karşı etkili bir protesto örgütleme kararı alındı. NATO’nun kuruluşundan itibaren “karşı devrimci” ve emperyalist bir askeri güç olarak nitelendirildiği önergede, Türkiye’nin 1952’de ittifaka katılımının ülkenin ABD’ye bağımlılığını derinleştirdiği ve ülkeyi çürüttüğü hatırlatıldı. NATO'nun saldırganlığının arttığı bir dönemde Zirve’nin Ankara’da düzenlenmesinin ülkenin yurtseverleri açısından kabul edilemez olduğu belirtilerek, Türkiye’nin olası bir savaşın parçası haline getirilme riskine dikkat çekildi. Önergede, THTM'nin  diğer kitle örgütleri ve siyasi partilerle birlikte Zirve’ye karşı en güçlü protestoyu örgütleme görevini yürütücü kurullarına verdiği açıklandı. Genel Kurul'da ele alınan önergeler delegelerin katkılarıyla tartışılarak oybirliği ve alkışlarla onaylandı. Gün boyu süren toplantı boyunca birçok kentten gelen temsilciler, THTM'nin yerel ve mesleki alandaki mücadelesinde elde ettiği deneyim eve kazanımlara işaret eden konuşmalar yaptılar. Evlerde temizliğe giden kadınların okuma yazma kurslarında kendi inisiyatiflerini kurma girişimlerinden, eğitimdeki gericileşmeye karşı verilen hızlı tepkilerin okullara müezzin gönderilmesini engellediği örneklere kadar THTM'nin öncülük ettiği ve örgütlü mücadelenin sonuç aldığı vakalar paylaşıldı.
Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi (THTM) 3. yılının ilk Genel Kurulu, dün Türkiye'nin dört bir yanından gelen meclisler, yerel temsilcilikler, öğrenci inisiyatifleri ve farklı meslek inisiyatiflerinin delegelerinin katılımıyla toplandı. THTM’nin iki yıllık çalışma pratiği ve yeni çalışma ilkelerinindeğerlendirildiği Genel Kurul’daTHTM'nin cumhuriyetçilerin birliği ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde temsili konularında sorumluluk alması, NATO zirvesine karşı halkı harekete geçirmesi ve laikliğe karşı son dönemde gerçekleşen yapılan saldırıları göğüslemesi konusunda kararlar alındı.

Emekçi sınıfları merkeze alan mücadele çağrısı

Genel Kurul, THTM'nin Keçiören delegesi olarak toplantıya katılacakken hayatını kaybeden İlyas Turan'ın anılmasıyla başladı. Toplantının açılış konuşmasını yapan THTM sözcüsü Oğuz Oyan,Genel Kurul tarihinin özel olarak seçilmediğini ancak 21 Şubat’ın, Komünist Manifesto’nun yayımlanmasının yıldönümüne denk geldiğini hatırlattı.

Oyan, dünyada emperyalist müdahalelerin yeni bir evreye girdiğini, geçtiğimiz yıl Filistin, Venezuela ve İran’ın hedefte olduğunu vurguladı. Bu yıl İran ve Küba’ya yönelik baskıların arttığını ifade eden Oyan, 2026’ya ABD’nin Venezüela’ya yaptığı saldırıyla girildiğini söyleyerek, “Emperyalizm bir yandan geriliyor; ancak diğer yandan daha saldırgan bir karakter kazanıyor” dedi.

Cumhuriyet’in laiklik ve bağımsızlık temellerine yönelik saldırılara dikkat çeken Oyan, THTM’nin kendisini bu saldırılara karşı bir “direnme mevzii” olarak konumlandırdığını söyledi. Öte yandan Türkiye’nin ciddi bir sanayisizleşme sürecinden geçtiğini belirten Oyan, imalat sanayinin milli gelir içindeki payının yüzde 22’den yüzde 16’ya düştüğünü, genç kuşakların üretimden çekildiğini, bunun ise yapısal bir kriz anlamına geldiğini vurguladı. “Toplumun yüzde 80’i büyümeden pay alamıyor” diyen Oyan, açlık ve yoksullukla mücadele eden kesimlerin hızla arttığını kaydetti.

“Laikliği Savunuyoruz” bildirisine yönelik iktidar kanadından yapılan saldırılara da tepki gösteren Oyan, saldırını anayasaya aykırı olduğuna işaret ederek "Şeriata karşı çıkmayı suç sayıyorlar, laiklik savunmayı da suç sayıyorlar. Yani tamamen bir anayasal anayasızlaştırma süreci de var” dedi.

 “Cumhuriyetçiler cephesi Türkiye’nin en geniş cephesidir. Biz bu cepheyi genişletmek zorundayız” diyen Oyan, sermaye ve emperyalizme karşı emekçi sınıfları merkeze alan yeni bir düzen mücadelesine THTM'nin öncülük edeceğini söyleyerek “Bu bir meydan okumadır” dedi.

Türkiye'nin dört bir yanında toplantılar gerçekleştirilecek

İlk önergede, Ocak 2024’teki kuruluş toplantısından bu yana geçen iki yıllık süreçve çalışma ilkelerinin güncellenmesi değerlendirildi. Önergede THTM'nin bu süre içinde hem örgütsel yapısını hem de mücadele hattını geliştirerek Genel Kurullarda aldığı kararlarla bağımsız ve egemen bir ülke hedefi doğrultusunda özellikle NATO’ya, ABD ve İsrail politikalarına karşı tutum aldığı; laikliğin güçlendirilmesi amacıyla eğitim başta olmak üzere gericileşmeye karşı aydınlanma seferberliği yürüttüğü; devletçi ve planlı bir ekonomi temelinde eşitlikçi bir toplumsal düzen hedefi koyduğu hatırlatıldı. Komisyonlar, komiteler, yerel meclisler ve çeşitli inisiyatifler aracılığıyla örgütlenmesini genişleten THTM'nin iki yıllık deneyim ışığında daha örgütlü ve mücadeleci bir aşamaya geçmeyi amaçlayan yeni çalışma ilkeleri tartışıldı.

İkinci önerge, cumhuriyetçilerin ilkesel bir zeminde birliğini güçlendirmek amacıyla 2025’te ilki düzenlenen Cumhuriyetçiler Kurultayı'nın2026 hazırlıklarında THTM'nin görevleriyle ilgiliydi. Geçen yılki Kurultay’ın cumhuriyetçi kesimler arasında büyük yankı uyandırdığı ve “Cumhuriyetçilerin Birliği” perspektifini ileri taşıdığı belirtilirken, oluşturulan Koordinasyon ve Danışma kurullarıyla sürecin kurumsallaştırıldığı aktarıldı. THTM'nin Kurultay’ı yalnızca entelektüel bir faaliyet olarak değil, emekçi kesimlere dayanan devrimci bir cumhuriyet programının inşası olarak tanımladığı hatırlatılarak Meclis'in "emekçi cumhuriyet programını oluşturan tüm başlıklarda, Türkiye’nin dört bir yanında farklı ölçek ve içeriklerde gerçekleştirilecek toplantılara öncülük edeceği" karar altına alındı. 2026 Kurultayı’nın Türkiye’ye çözüm sunan ileri bir program ortaya koyması için THTM'nin sorumluluk üstleneceğiilan edildi.

İlk önergenin imzacılarından THTM Yürütme Kurulu üyesi Erhan Nalçacı, meslek inisiyatifleriyle THM'nin sınıfın birliğini sağlama yönünde çok önemli bir adım attığının altını çizdi. İkinci önerge ile ilgili söz alan Berkay Kemal Önoğlu, Bursa'dan Van'a kadar çok sayıda noktada Türkiye genelinde on binlerce insanı bir araya getirecek bu toplantıların 2026'da kitlesel bir buluşmanın hazırlığı olacağını vurguladı.

THTM'nin 2025’te Ankara’da toplanan 6. Genel Kurulu’nda aldığı “Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinde Cumhuriyetçiler Temsil Edilmelidir” kararı, üçüncü önergede yineleyerek yaklaşan seçim sürecinde cumhuriyetçi aydın ve emekçi kesimlerin temsiliyetsiz bırakılmaması için inisiyatif alma çağrısı yapıldı. Artan yoksullaşma, iş cinayetleri, kadın ölümleri ve dış politikadaki yönelimler üzerinden mevcut iktidar ve muhalefetin bunların sorumluluğunutaşıdığı belirtilen önergede, düzen siyasetinin halkı “ehveni şer” seçeneklerine mahkûm ettiğinin altı çizildi. THTM'nin cumhuriyetçilerin ilkeli birliğini kitlelere taşıyacak bir odak olmasıgerektiği belirterek, Cumhurbaşkanlığı seçiminde 100 bin seçmenin aday gösterme beyanını toplama iradesiniörgütlemenin mümkün ve gerekli olduğu vurgulandı.Seçim takvimi netleşmeden cumhuriyetçi saflarda tartışma ve hazırlık sürecinin başlatılacağı duyuruldu.

Bu önergeyle ilgili söz alan THTM kurucularından Kemal Okuyan, Türkiye’de karşı devrim sürecinin çok uzun süredir devam ettiğini ve Cumhuriyeti çok hırpaladığını ifade ederek "bu örselenmiş cumhuriyeti yeniden kurmak için tartışma yapıyoruz" dedi. THTM'nin ve cumhuriyetçilerin birliği yönündeki çabaların Türkiye'de "büyük bir soluk" olduğunu belirten Okuyan, bu çabanın emekçilerin egemen olduğu cumhuriyeti kuracak bir iradeye dönüşmesi için Cumhurbaşkanlığı seçiminde "devrimci cumhuriyetçilerin" ağırlığını koyacağı bir seçeneğin şart olduğuna işaret etti. Bunun için gerekli 100 bin imzanın toplanmasına THTM'nin öncülük etmesi konusundaki çağrı Genel Kurul salonundan alkışlarla destek buldu.

Son önergede, Temmuz ayında Ankara’da yapılması planlanan NATO Zirvesi’ne karşı etkili bir protesto örgütleme kararı alındı. NATO’nun kuruluşundan itibaren “karşı devrimci” ve emperyalist bir askeri güç olarak nitelendirildiği önergede, Türkiye’nin 1952’de ittifaka katılımının ülkenin ABD’ye bağımlılığını derinleştirdiği ve ülkeyi çürüttüğü hatırlatıldı. NATO'nun saldırganlığının arttığı bir dönemde Zirve’nin Ankara’da düzenlenmesinin ülkenin yurtseverleri açısından kabul edilemez olduğu belirtilerek, Türkiye’nin olası bir savaşın parçası haline getirilme riskine dikkat çekildi. Önergede, THTM'nin  diğer kitle örgütleri ve siyasi partilerle birlikte Zirve’ye karşı en güçlü protestoyu örgütleme görevini yürütücü kurullarına verdiği açıklandı.

Genel Kurul'da ele alınan önergeler delegelerin katkılarıyla tartışılarak oybirliği ve alkışlarla onaylandı. Gün boyu süren toplantı boyunca birçok kentten gelen temsilciler, THTM'nin yerel ve mesleki alandaki mücadelesinde elde ettiği deneyim eve kazanımlara işaret eden konuşmalar yaptılar. Evlerde temizliğe giden kadınların okuma yazma kurslarında kendi inisiyatiflerini kurma girişimlerinden, eğitimdeki gericileşmeye karşı verilen hızlı tepkilerin okullara müezzin gönderilmesini engellediği örneklere kadar THTM'nin öncülük ettiği ve örgütlü mücadelenin sonuç aldığı vakalar paylaşıldı.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adanayerelhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
islami chat islami sohbetler bizim mekan giftcardmall/mygift