Tükenmişliğe karşı dijital detoks!
Tükenmişliğe karşı dijital detoks!
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Çağrı Akyol Çevirir, dijital detoksun önemi, ekran kullanımının hem yetişkinler hem de çocuklar üzerindeki olumsuz etkileri ve dijital alışkanlıkları sınırlamanın faydaları hakkında bilgi verdi.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Çağrı Akyol Çevirir, dijital detoksun önemi, ekran kullanımının hem yetişkinler hem de çocuklar üzerindeki olumsuz etkileri ve dijital alışkanlıkları sınırlamanın faydaları hakkında bilgi verdi.
İş, uyku veya ilişkiler bozuluyorsa dijital detoks zamanı gelmiş demektir!
Dijital detoksun, tablet, bilgisayar, televizyon ve diğer dijital cihazlardan bilinçli olarak uzak kalınan süreyi ifade ettiğini aktaran Klinik Psikolog Çağrı Akyol Çevirir, “Sosyal işlevsellikte, mesleki yaşamda, romantik ilişkilerde, uyku düzeninde veya iştahımızda bozulmalar gözlemlediğimizde, dijital detoks zamanı gelmiş demektir. Aksi takdirde ekran bağımlılığı hayat kalitemizi ciddi şekilde düşürebilir.” dedi.
İş sonrası cihazlardan uzak durmak tükenmişliği önler!
Ekran karşısında çalışanlar için dijital detoksun, özellikle iş dışındaki zamanlarda cihazlardan uzak kalmayı içerdiğini dile getiren Çağrı Akyol Çevirir, “İş bitiminde, telefon ve diğer dijital mecralardan uzak durmak, tükenmişlik ve tahammülsüzlük gibi olumsuz durumların önüne geçer.” dedi.
Kişinin, kendini yalnızca işi üzerinden tanımlamaması gerektiğine işaret eden Çevirir, şunları söyledi:
“Hayatında dingin ve tatminkâr hissetmek, işine de olumlu yansır. Uzun ekran kullanım süreleri, uyku döngüsünü bozabilir ve haz odaklı, tüketim temelli bir yaşam biçimine yönlendirebilir. Sosyal medyada kısa videolar ve sürekli içerik tüketimi, dikkati odaklamayı zorlaştırır ve kişiyi sürekli bir haz arayışına sokar. Bu durum, uyku, sosyal ilişkiler, romantik ilişkiler, egzersiz ve yemek alışkanlıkları gibi temel yaşam alanlarından feragat edilmesine yol açabilir. Örneğin yemek yerken telefonu başucuna koymak, yemeğin tadını çıkarmayı engeller ve yemek deneyimi de tüketim odaklı hale gelir.”
Ekran süresi, serotonin ve dopamin dengesi için sınırlandırılmalı!
Minimalizmin, dijital detoksta azaltmayı veya tamamen kesmeyi ifade ettiğini kaydeden Klinik Psikolog Çağrı Akyol Çevirir, “Bağımlılık ciddi ise ani kesme zorlayıcı olabilir; bunun yerine azaltarak başlamak daha yönetilebilir bir yöntemdir.” dedi.
Kişinin, sosyal medya veya dijital mecraları belirli saatlerde kullanmayı, spor, sosyal etkileşim ve diğer aktiviteleri planlamayı tercih edebileceğini aktaran Çevirir, “Böylece, ‘rebound etkisi’ denilen, uzun süre yoksun kaldıktan sonra aşırı tüketme riski azalır. Sosyal medya ve ekran kullanım süresi, izin verdiğimiz ölçüde üzerinde olumlu veya olumsuz etkilere sahiptir. Uzun süreli ekran kullanımı, REM uykusuna geçişi zorlaştırabilir ve geç saatlerde acıkmaya yol açabilir. Beyin ve bağırsak arasındaki ilişki, serotonin ve dopamin dengesi açısından da ekran süresinin sınırlanmasını gerektirir.” açıklamasını yaptı.
Dijital detoks, odaklanma ve uyku kalitesini artırmada etkili bir araç!
İnternet ve dijital cihazları özellikle iş için kullanmak gerekliyse, süreyi asgari düzeyde tutmanın önemli olduğuna dikkat çeken Klinik Psikolog Çağrı Akyol Çevirir, “Akşam saatlerinde, gün boyunca telefondan çalıştıktan sonra tekrar cihazlara yönelmek, odaklanma ve enerji yönetiminde problemler yaratabilir. Dijital detoks, odaklanmayı artırmak, uyku kalitesini korumak, kaygı ve stresi yönetmek ve bilişsel becerileri sürdürmek için etkili bir araçtır. Bu süreç, birebir sosyal ilişkilerle desteklendiğinde hem kişisel hem de profesyonel yaşamda verimliliği artırır.” bilgisini paylaştı.
Aşırı dijital içerik, çocukların dikkat, sosyal ilişkiler ve akademik performansını olumsuz etkileyebilir!
Çocuk ve ergenlerde uzun süreli ekran kullanımının, gelişimsel açıdan bazı riskler taşıdığına dikkat çeken Klinik Psikolog Çağrı Akyol Çevirir, “Bu dönemde çocukların kendi kendilerini oyalayabilme ve boşluklara tahammül etme becerileri gelişmelidir. Aşırı dijital içerik, bu becerilerin gelişimini engelleyebilir ve dikkat eksikliği, hiperaktivite, sosyal ilişkilerde zayıflık veya akademik performansta düşüş gibi sonuçlara yol açabilir.” dedi.
Sosyal medyada onaylanma ve beğenilme ihtiyacının, gerçek yaşamda elde edilemeyen tatmini telafi etmeye çalıştığını vurgulayan Çevirir, sözlerini şöyle tamamladı:
“Ancak bu tatmin geçici ve yüzeyseldir. Gerçek sosyal ilişkiler, bireyin sorumluluk almasını, bazı şeylerden feragat etmesini ve kendi duygularını düzenleyebilmesini sağlar. Dijital dünyadan uzaklaşıp, gerçek yaşamın içinde olmak kişisel gelişim ve zihinsel sağlık açısından oldukça önemlidir.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

