TROD Başkanı Prof. Dr. Banu Atalar’dan Radyoterapi Vurgusu

SAĞLIK 28.11.2025 - 06:46, Güncelleme: 28.11.2025 - 06:46 945 kez okundu.
 

TROD Başkanı Prof. Dr. Banu Atalar’dan Radyoterapi Vurgusu

Radyasyon Onkolojisi Farkındalık Ayı Etkinlikleri İstanbul, Trabzon ve İzmir'de Gerçekleştirildi

  Her yıl Kasım ayı “Radyasyon Onkolojisi Farkındalık Ayı”, 25 Kasım ise “Radyasyon Onkologları Günü” olarak kutlanıyor. Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği’nin (TROD) kuruluş yıldönümüne de denk gelen bu özel tarihler kapsamında İstanbul, Trabzon ve İzmir’de çeşitli etkinlikler düzenlendi.   TROD Başkanı Prof. Dr. Banu Atalar’dan Radyoterapi Vurgusu TROD Başkanı Prof. Dr. Banu Atalar, Derneklerinin 25 Kasım 1993'te kurulduğunu ve radyasyon onkolojisi açısından tarihi önemi olan X-ışınlarının keşfi ile beraber Marie Curie'nin doğum tarihlerinin buluştuğu Kasım ayının “Radyasyon Onkolojisi Farkındalık Ayı” olarak kutlandığını belirtti. “Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği (TROD), kuruluşundan bu yana ülkemizde bu alanın gelişimini desteklemek, hekimler ve bilim insanları arasında bilgi paylaşımını güçlendirmek ve hastalara en ileri tedavi olanaklarını sunmak için yoğun çaba göstermektedir. Derneğimiz 1000 kadar üyesiyle, Türkiye ve çevre ülkelerde radyasyon onkolojisi alanında çalışan en büyük ve en köklü uzmanlık derneğidir.Ulusal ve uluslararası pek çok inisiyatifte aktif rol alarak eğitim, araştırma ve klinik uygulama alanlarına önemli katkılar sağlamaktadır. Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği’nin kuruluş yıldönümünü ve 25 Kasım Radyasyon Onkologları Günümüzü kutluyoruz.” Radyoterapinin modern teknoloji ile kanser tedavisinde hem tek başına hem de diğer tedavilerle birlikte milyonlarca hastaya umut olduğunu belirten Atalar, şu açıklamalarda bulundu: “Her yıl dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen kanser, bireylerin yaşam kalitesini derinden etkileyen bir sağlık sorunu olmasının ötesinde, ülkelerin sağlık sistemleri üzerinde de büyük bir yük oluşturmaktadır. Bu hastalıkla mücadele; bilgi, deneyim, teknoloji ve iş birliği gerektiren, çok yönlü ve disiplinler arası bir çabanın ürünüdür. İşte tam da bu nedenle, multidisipliner yaklaşım kanserle mücadelenin olmazsa olmazıdır. Bu yaklaşımda tepeden tırnağa tüm kanser tiplerinde hem cerrahi onkolojiyle hem medikal onkolojiyle çok yakın çalışan Radyasyon Onkolojisi vazgeçilmez bir branş olarak temel direklerden birini oluşturmaktadır. Multidisipliner kanser tedavisinde radyasyon onkolojisinin rolü her geçen gün daha da önem kazanmaktadır. Günümüzde gelişen teknoloji ve bilimsel veriler ışığında, kişiye özel tedaviler, hedefe yönelik ilaçlar ve immünoterapiler giderek yaygınlaşmakta; ancak bu oldukça pahalı tedavi seçeneklerinin kişiselleştirilmesi sırasında, radyoterapi, hem ekonomik hem de etkinliği kanıtlanmış bir yöntem olarak mutlaka akılda tutulmalıdır. Tüm kanser hastalarının %60-70’i tedavilerinin bir döneminde radyoterapi tedavisi almaktadır. Üstelik radyoterapi, yalnızca genel sağkalımı değil, aynı zamanda hastalığın tekrarlamadan geçtiği sağlıklı dönemi de ciddi olarak uzatabilmektedir. Bu nedenle, kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarında hastalarımızın tümör konseylerinde mutlaka yer alması gereken ve kanser hastalarımızın mutlaka görmesi gereken temel branşlardan birisidir.”
Radyasyon Onkolojisi Farkındalık Ayı Etkinlikleri İstanbul, Trabzon ve İzmir'de Gerçekleştirildi
 
Her yıl Kasım ayı “Radyasyon Onkolojisi Farkındalık Ayı”, 25 Kasım ise “Radyasyon Onkologları Günü” olarak kutlanıyor. Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği’nin (TROD) kuruluş yıldönümüne de denk gelen bu özel tarihler kapsamında İstanbul, Trabzon ve İzmir’de çeşitli etkinlikler düzenlendi.

 

TROD Başkanı Prof. Dr. Banu Atalar’dan Radyoterapi Vurgusu

TROD Başkanı Prof. Dr. Banu Atalar, Derneklerinin 25 Kasım 1993'te kurulduğunu ve radyasyon onkolojisi açısından tarihi önemi olan X-ışınlarının keşfi ile beraber Marie Curie'nin doğum tarihlerinin buluştuğu Kasım ayının “Radyasyon Onkolojisi Farkındalık Ayı” olarak kutlandığını belirtti.

“Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği (TROD), kuruluşundan bu yana ülkemizde bu alanın gelişimini desteklemek, hekimler ve bilim insanları arasında bilgi paylaşımını güçlendirmek ve hastalara en ileri tedavi olanaklarını sunmak için yoğun çaba göstermektedir. Derneğimiz 1000 kadar üyesiyle, Türkiye ve çevre ülkelerde radyasyon onkolojisi alanında çalışan en büyük ve en köklü uzmanlık derneğidir.Ulusal ve uluslararası pek çok inisiyatifte aktif rol alarak eğitim, araştırma ve klinik uygulama alanlarına önemli katkılar sağlamaktadır. Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği’nin kuruluş yıldönümünü ve 25 Kasım Radyasyon Onkologları Günümüzü kutluyoruz.”

Radyoterapinin modern teknoloji ile kanser tedavisinde hem tek başına hem de diğer tedavilerle birlikte milyonlarca hastaya umut olduğunu belirten Atalar, şu açıklamalarda bulundu:

“Her yıl dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen kanser, bireylerin yaşam kalitesini derinden etkileyen bir sağlık sorunu olmasının ötesinde, ülkelerin sağlık sistemleri üzerinde de büyük bir yük oluşturmaktadır. Bu hastalıkla mücadele; bilgi, deneyim, teknoloji ve iş birliği gerektiren, çok yönlü ve disiplinler arası bir çabanın ürünüdür. İşte tam da bu nedenle, multidisipliner yaklaşım kanserle mücadelenin olmazsa olmazıdır. Bu yaklaşımda tepeden tırnağa tüm kanser tiplerinde hem cerrahi onkolojiyle hem medikal onkolojiyle çok yakın çalışan Radyasyon Onkolojisi vazgeçilmez bir branş olarak temel direklerden birini oluşturmaktadır. Multidisipliner kanser tedavisinde radyasyon onkolojisinin rolü her geçen gün daha da önem kazanmaktadır. Günümüzde gelişen teknoloji ve bilimsel veriler ışığında, kişiye özel tedaviler, hedefe yönelik ilaçlar ve immünoterapiler giderek yaygınlaşmakta; ancak bu oldukça pahalı tedavi seçeneklerinin kişiselleştirilmesi sırasında, radyoterapi, hem ekonomik hem de etkinliği kanıtlanmış bir yöntem olarak mutlaka akılda tutulmalıdır. Tüm kanser hastalarının %60-70’i tedavilerinin bir döneminde radyoterapi tedavisi almaktadır. Üstelik radyoterapi, yalnızca genel sağkalımı değil, aynı zamanda hastalığın tekrarlamadan geçtiği sağlıklı dönemi de ciddi olarak uzatabilmektedir. Bu nedenle, kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarında hastalarımızın tümör konseylerinde mutlaka yer alması gereken ve kanser hastalarımızın mutlaka görmesi gereken temel branşlardan birisidir.”

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adanayerelhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.