“Konferans bitecek, peki 21 Kasım sabahı ne değişecek?”

GÜNDEM 18.10.2026 - 07:55, Güncelleme: 18.10.2026 - 07:55 264 kez okundu.
 

“Konferans bitecek, peki 21 Kasım sabahı ne değişecek?”

Filiz Kepme’den COP31 gönüllüsü gençlere: “Konferans bitecek, peki 21 Kasım sabahı ne değişecek?”

  İstanbul Lider Koleji İcra Kurulu Başkanı ve ER Makine Yönetim Kurulu Başkanı Filiz Kepme, Çukurova Üniversitesi’nde öğrencilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirilen COP31 Gönüllü Programı buluşmasında gençlerle bir araya geldi. İklim değişikliğinden gıda güvencesine, uluslararası iklim diplomasisinden eğitimin dönüştürücü gücüne kadar pek çok başlığı ele alan Kepme, COP31’in yalnızca bir konferans değil, gençlerin dünyaya bakışını değiştirebilecek önemli bir deneyim olduğunu vurguladı. Çukurova Üniversitesi, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31 öncesinde düzenlenen öğrenci buluşmasına ev sahipliği yaptı. COP31 Gönüllü Programı kapsamında gerçekleştirilen ve öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte, İstanbul Lider Koleji İcra Kurulu Başkanı ve ER Makine Yönetim Kurulu Başkanı Filiz Kepme, “Tarladan Dünyaya: İklim Değişirken Geleceği Beslemek” başlıklı konuşmasıyla gençlere seslendi. Tarım teknolojileri, uluslararası hububat ticareti ve eğitim alanındaki deneyimlerini iklim değişikliğiyle mücadele perspektifinde değerlendiren Kepme, 9–20 Kasım tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek COP31’in Türkiye ve gençler açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Konuşmasına öğrencileri düşündüren bir soruyla başlayan Kepme, “Sizi 21 Kasım sabahına götürmek istiyorum. COP31 bitmiş, Antalya’daki toplantılar tamamlanmış, dünyanın farklı ülkelerinden gelen katılımcılar evlerine dönmeye başlamış. Ve biri size soruyor: COP31’de ne oldu? Dünya neyi değiştirmeye karar verdi? Nasıl cevap vereceksiniz?” ifadelerini kullandı. Kepme, gençlerin uluslararası bir organizasyonda görev almanın ötesinde, iklim müzakerelerini anlayabilen, alınan kararları sorgulayabilen ve öğrendiklerini kendi yaşamlarına aktarabilen bireyler olmalarının önemini vurguladı. “İklim mücadelesinde asıl mesele, alınan kararların hayata geçirilmesi” COP31'in yalnızca çevre sorunlarının ele alındığı bir zirve olmadığını belirten Kepme, enerji dönüşümü, iklim finansmanı, şehirlerin dayanıklılığı, sıfır atık, gıda güvencesi ve yeni neslin eğitimi gibi başlıkların birbirinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini söyledi. Ülkelerin iklim değişikliğiyle mücadelede ortak hedefler belirlemesine rağmen ekonomik koşullar, enerji ihtiyaçları ve kalkınma öncelikleri nedeniyle uygulamada farklı zorluklarla karşılaştığını ifade eden Kepme, iklim finansmanının önemine işaret etti. İş dünyasındaki deneyimlerinden hareketle sürdürülebilirlik hedeflerinin uygulanabilir politikalarla desteklenmesi gerektiğini dile getiren Kepme, şöyle konuştu: “İş dünyasında yıllarca çalıştığım için bir kararın kâğıt üzerinde doğru olmasının tek başına yeterli olmadığını çok iyi biliyorum. O kararı uygulayacak insanınız, teknolojiniz, finansmanınız ve doğru bir planınız olmak zorunda. İklim mücadelesinde de durum farklı değil.” Bir iklim zirvesinin başarısının yalnızca açıklanan hedeflerle ölçülemeyeceğini belirten Kepme, esas sonucun bu hedeflerin üretime, ekonomiye ve insanların günlük yaşamına ne ölçüde yansıdığıyla anlaşılacağını vurguladı. “Gıdayı kaybettiğinizde suyu, enerjiyi ve emeği de kaybediyorsunuz” Konuşmasının sürdürülebilir tarım ve gıda güvencesi bölümünde, ER Makine ile başlayan girişimcilik yolculuğuna değinen Kepme, iklim değişikliğinin gıda üretiminden depolamaya, lojistikten uluslararası ticarete kadar bütün tedarik zincirini etkilediğini anlattı. Tarım sektörüne tahıl kurutma ve depolama teknolojileriyle adım attığını hatırlatan Kepme, hasat sonrası kayıpların da sürdürülebilirlik açısından önemli bir sorun olduğuna dikkat çekti. “Bir ürünün aylarca emek verilerek yetiştirildiğini düşünün. O ürünü doğru koşullarda saklayamazsanız bir bölümünü kaybedebilirsiniz. Böyle bir durumda yalnızca buğday veya mısır kaybetmiş olmuyorsunuz. Üretimde kullanılan suyu, enerjiyi, harcanan emeği ve zamanı da boşa harcamış oluyorsunuz.” İklim değişikliğinin gıda fiyatlarından tüketicinin sağlıklı ve güvenli gıdaya erişimine kadar geniş bir etki alanı bulunduğunu belirten Kepme, sürdürülebilir tarımın temelinde doğal kaynakların korunması kadar üreticinin ekonomik devamlılığının da yer aldığını ifade etti. Kepme, “Gıda güvencesi, yalnızca bugünkü soframızı değil, yarın da o sofrayı kurabilme imkânımızı korumaktır” sözleriyle gıda sistemlerinin geleceğine ilişkin sorumluluğa dikkat çekti.
Filiz Kepme’den COP31 gönüllüsü gençlere: “Konferans bitecek, peki 21 Kasım sabahı ne değişecek?”

 

İstanbul Lider Koleji İcra Kurulu Başkanı ve ER Makine Yönetim Kurulu Başkanı Filiz Kepme, Çukurova Üniversitesi’nde öğrencilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirilen COP31 Gönüllü Programı buluşmasında gençlerle bir araya geldi. İklim değişikliğinden gıda güvencesine, uluslararası iklim diplomasisinden eğitimin dönüştürücü gücüne kadar pek çok başlığı ele alan Kepme, COP31’in yalnızca bir konferans değil, gençlerin dünyaya bakışını değiştirebilecek önemli bir deneyim olduğunu vurguladı.

Çukurova Üniversitesi, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31 öncesinde düzenlenen öğrenci buluşmasına ev sahipliği yaptı. COP31 Gönüllü Programı kapsamında gerçekleştirilen ve öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte, İstanbul Lider Koleji İcra Kurulu Başkanı ve ER Makine Yönetim Kurulu Başkanı Filiz Kepme, “Tarladan Dünyaya: İklim Değişirken Geleceği Beslemek” başlıklı konuşmasıyla gençlere seslendi.

Tarım teknolojileri, uluslararası hububat ticareti ve eğitim alanındaki deneyimlerini iklim değişikliğiyle mücadele perspektifinde değerlendiren Kepme, 9–20 Kasım tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek COP31’in Türkiye ve gençler açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.

Konuşmasına öğrencileri düşündüren bir soruyla başlayan Kepme, “Sizi 21 Kasım sabahına götürmek istiyorum. COP31 bitmiş, Antalya’daki toplantılar tamamlanmış, dünyanın farklı ülkelerinden gelen katılımcılar evlerine dönmeye başlamış. Ve biri size soruyor: COP31’de ne oldu? Dünya neyi değiştirmeye karar verdi? Nasıl cevap vereceksiniz?” ifadelerini kullandı.

Kepme, gençlerin uluslararası bir organizasyonda görev almanın ötesinde, iklim müzakerelerini anlayabilen, alınan kararları sorgulayabilen ve öğrendiklerini kendi yaşamlarına aktarabilen bireyler olmalarının önemini vurguladı.

“İklim mücadelesinde asıl mesele, alınan kararların hayata geçirilmesi”

COP31'in yalnızca çevre sorunlarının ele alındığı bir zirve olmadığını belirten Kepme, enerji dönüşümü, iklim finansmanı, şehirlerin dayanıklılığı, sıfır atık, gıda güvencesi ve yeni neslin eğitimi gibi başlıkların birbirinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini söyledi.

Ülkelerin iklim değişikliğiyle mücadelede ortak hedefler belirlemesine rağmen ekonomik koşullar, enerji ihtiyaçları ve kalkınma öncelikleri nedeniyle uygulamada farklı zorluklarla karşılaştığını ifade eden Kepme, iklim finansmanının önemine işaret etti.

İş dünyasındaki deneyimlerinden hareketle sürdürülebilirlik hedeflerinin uygulanabilir politikalarla desteklenmesi gerektiğini dile getiren Kepme, şöyle konuştu:

“İş dünyasında yıllarca çalıştığım için bir kararın kâğıt üzerinde doğru olmasının tek başına yeterli olmadığını çok iyi biliyorum. O kararı uygulayacak insanınız, teknolojiniz, finansmanınız ve doğru bir planınız olmak zorunda. İklim mücadelesinde de durum farklı değil.”

Bir iklim zirvesinin başarısının yalnızca açıklanan hedeflerle ölçülemeyeceğini belirten Kepme, esas sonucun bu hedeflerin üretime, ekonomiye ve insanların günlük yaşamına ne ölçüde yansıdığıyla anlaşılacağını vurguladı.

“Gıdayı kaybettiğinizde suyu, enerjiyi ve emeği de kaybediyorsunuz”

Konuşmasının sürdürülebilir tarım ve gıda güvencesi bölümünde, ER Makine ile başlayan girişimcilik yolculuğuna değinen Kepme, iklim değişikliğinin gıda üretiminden depolamaya, lojistikten uluslararası ticarete kadar bütün tedarik zincirini etkilediğini anlattı.

Tarım sektörüne tahıl kurutma ve depolama teknolojileriyle adım attığını hatırlatan Kepme, hasat sonrası kayıpların da sürdürülebilirlik açısından önemli bir sorun olduğuna dikkat çekti.

“Bir ürünün aylarca emek verilerek yetiştirildiğini düşünün. O ürünü doğru koşullarda saklayamazsanız bir bölümünü kaybedebilirsiniz. Böyle bir durumda yalnızca buğday veya mısır kaybetmiş olmuyorsunuz. Üretimde kullanılan suyu, enerjiyi, harcanan emeği ve zamanı da boşa harcamış oluyorsunuz.”

İklim değişikliğinin gıda fiyatlarından tüketicinin sağlıklı ve güvenli gıdaya erişimine kadar geniş bir etki alanı bulunduğunu belirten Kepme, sürdürülebilir tarımın temelinde doğal kaynakların korunması kadar üreticinin ekonomik devamlılığının da yer aldığını ifade etti.

Kepme, “Gıda güvencesi, yalnızca bugünkü soframızı değil, yarın da o sofrayı kurabilme imkânımızı korumaktır” sözleriyle gıda sistemlerinin geleceğine ilişkin sorumluluğa dikkat çekti.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adanayerelhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.