Kısacık:''Fon Krizi İktidarın Halk ve Hak Nezdinde En Büyük İmtihanıdır''

SİYASET 15.10.2026 - 14:30, Güncelleme: 15.10.2026 - 14:30 475 kez okundu.
 

Kısacık:''Fon Krizi İktidarın Halk ve Hak Nezdinde En Büyük İmtihanıdır''

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi ve DEVA Partisi Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Fon Yatırımları Hakkında Kanun Teklifi’nin Plan ve Bütçe Komisyonu görüşmelerinde yaptığı konuşmada, fon yatırımcılarının mağduriyetine dikkat çekerek yaşanan krizin görmezden gelinmesini eleştirdi. Kriz yönetimindeki hata ve eksiklikleri işaret eden Kısacık fon dolandırıcılığının çözülmesi için, “İktidarın ve ilgili tüm bürokratların halk ve Hak nezdinde en büyük imtihanıdır”, dedi.

1 Temmuz 2026’da Uyarmıştık Borsada yaşanan manipülasyonların ve yatırımcı mağduriyetinin 17 Eylül’de patlayan krizle ortaya çıkmadığını belirten DEVA Partisi Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, uluslararası endeks sağlayıcısı MSCI’ın Haziran 2026’da Türkiye’ye yönelik uyarıları üzerine verdiği araştırma önergesini hatırlattı. “Haziran ayında MSCI, borsada koordineli olarak yatırımcıların yanıltıldığını ve tedbir alınması konusunda Türkiye’ye uyarı vermişti. Bu uyarıdan hareketle 1 Temmuz 2026 tarihinde borsadaki suistimallerin araştırılması, küçük yatırımcının korunması ve Sermaye Piyasası Kurulu ile Borsa İstanbul’un denetim faaliyetlerinin güçlendirilmesi amacıyla araştırma önergesi vermiştik. Ancak uyarımız dikkate alınmadı ve önergemiz Cumhur İttifakı milletvekillerinin oylarıyla reddedildi”, diyen Kısacık, 17 Eylül sürecini hazırlayan gelişmelerin görmezden gelindiğini ve meclisin denetim görevinin Cumhur İttifakı tarafından yok sayıldığını dile getirdi. Çok Büyük Kul Hakkı Var Yaşananların yalnızca ekonomik bir sorun olarak görülemeyeceğini belirten Kısacık, emekliden öğrenciye, iş insanından yıllarca birikim yaparak parasını yatırıma dönüştüren vatandaşlara kadar çok sayıda kişinin mağduriyet yaşadığını söyledi. “Yüz binlerce insanı ilgilendiren çok büyük ve çok ciddi bir kul hakkı var” sözleriyle krizin sorumluluğunun önemine dikkat çeken Kısacık, iktidarın ve ilgili bürokratların bu süreçte hem vatandaşlar hem de adalet karşısında büyük bir sınav verdiğini ifade etti. “Şu anda çok ciddi bir hırsızlık var. Emeklisinden öğrencisine, iş adamından ömrü boyunca çalışmış, birikimini yatırım fonlarında değerlendirmeye çalışan kimselere kadar herkesin bu krizde büyük bir mağduriyeti var. Bu süreç hem halk nezdinde hem de Hak nezdinde, adı ‘Adalet ve Kalkınma’ olan, ‘Aydınlığa açık, karanlığa kapalı’ ilkesiyle kurulan bir partinin ve bürokrasinin en büyük imtihanıdır”, dedi.   Heybesini Dolduran Soluğu İsviçre’de Almasın Konuşmasında krizin yönetim sürecindeki yavaşlığa da yer veren Kısacık, 131 fonun ve yüz binlerce yatırımcının gündemde olduğu bir süreçte kamuoyunun gerektiği gibi bilgilendirilmediğini söyledi. Sermaye Piyasası Kurulu’nun düzenli basın toplantılarıyla her gün sürecin nasıl ilerlediğini, hangi adımların atıldığını ve mağduriyetlerin giderilmesi için neler yapıldığını açıklaması gerektiğini ifade eden Kısacık, “Krizin başlamasının üzerinden 28 gün geçti. Tasfiye edilen 131 fon ve yüzbinlerce mağdur var. Ama Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük finansal vurgunu sürecinde neden bu kadar yavaş hareket edildiği hakkında ne mağdur vatandaşlarımız ne kamuoyu net bir bilgiye sahip değil. Hala fonların ve yatırımcıların durumu hakkında net açıklamalar yapılmasını bekliyoruz. Ağustos ayı itibariyle birçok fondaki paranın yurt dışına çıkarıldığı söyleniyor. İnşallah 17 Eylül ile başlayan ve yavaş takip edilen bu süreçte atı alan, heybesini dolduran Üsküdar’ı geçip soluğu İsviçre bankalarında almamıştır”, dedi. Kriz Yönetimine Babacan Formülü: Güçlü Bir Görev Gücü Kurulmalı Fon krizinin çözümü için şu ana kadar aktif bir kriz yönetimi uygulanmadığını da eleştiren Kısacık, “455 bin kişiyi birinci derecede ilgilendiren bir olayda aktif bir kriz yönetimi de görmedik. Fon Koordinasyon Kurulu oluşturuldu, kurul toplandı, çalıştı ama kurulun çalışmalarıyla ilgili açıklamayı İletişim Başkanlığı yaptı. Böyle bir kriz yönetimi olabilir mi?”, ifadeleriyle izlenen yöntemin eksikliğine dikkat çekti.  Mağduriyetlerin giderilmesi için yalnızca mevcut durumu tespit etmenin yeterli olmayacağını belirten Kısacık, fonlardaki paraların izinin sürülmesi ve geri alınmasını sağlayacak etkili bir tahsilat mekanizmasının işletilmesi gerektiğini söyledi.  DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın kriz yönetimine formül olarak sunduğu ‘Görev Gücü’ yönteminin devreye alınması gerektiğini vurgulayan Kısacık, “İçinde bulunduğumuz krizin acilen güçlü bir takip ve tahsilat mekanizmasına ihtiyacı var. Bu mekanizmanın da hayata geçirilmesi için Genel Başkanımız Sayın Ali Babacan’ın kamuoyu ile paylaştığı üzere; işinin ehli uzmanlardan oluşan, bilişimin altyapısını en iyi şekilde kullanan güçlü bir görev gücü oluşturulmalıdır. Bu görev gücüne gerekirse yetki verilmeli. Verilecek yetki ile hırsızların, bu dolandırıcılığa bulaşanların, varsa yakınlarının, bu dolandırıcılığa açıkça ve bilinçli olarak aracılık edenlerin üzerine sonuna kadar gidilmeli ve mağdur vatandaşların hakları teslim edilmeli”, diyerek yatırımcıların haklarının korunması ve kayıpların telafi edilmesi gerektiğini belirtti.    
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi ve DEVA Partisi Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Fon Yatırımları Hakkında Kanun Teklifi’nin Plan ve Bütçe Komisyonu görüşmelerinde yaptığı konuşmada, fon yatırımcılarının mağduriyetine dikkat çekerek yaşanan krizin görmezden gelinmesini eleştirdi. Kriz yönetimindeki hata ve eksiklikleri işaret eden Kısacık fon dolandırıcılığının çözülmesi için, “İktidarın ve ilgili tüm bürokratların halk ve Hak nezdinde en büyük imtihanıdır”, dedi.

1 Temmuz 2026’da Uyarmıştık

Borsada yaşanan manipülasyonların ve yatırımcı mağduriyetinin 17 Eylül’de patlayan krizle ortaya çıkmadığını belirten DEVA Partisi Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, uluslararası endeks sağlayıcısı MSCI’ın Haziran 2026’da Türkiye’ye yönelik uyarıları üzerine verdiği araştırma önergesini hatırlattı. “Haziran ayında MSCI, borsada koordineli olarak yatırımcıların yanıltıldığını ve tedbir alınması konusunda Türkiye’ye uyarı vermişti. Bu uyarıdan hareketle 1 Temmuz 2026 tarihinde borsadaki suistimallerin araştırılması, küçük yatırımcının korunması ve Sermaye Piyasası Kurulu ile Borsa İstanbul’un denetim faaliyetlerinin güçlendirilmesi amacıyla araştırma önergesi vermiştik. Ancak uyarımız dikkate alınmadı ve önergemiz Cumhur İttifakı milletvekillerinin oylarıyla reddedildi”, diyen Kısacık, 17 Eylül sürecini hazırlayan gelişmelerin görmezden gelindiğini ve meclisin denetim görevinin Cumhur İttifakı tarafından yok sayıldığını dile getirdi.

Çok Büyük Kul Hakkı Var

Yaşananların yalnızca ekonomik bir sorun olarak görülemeyeceğini belirten Kısacık, emekliden öğrenciye, iş insanından yıllarca birikim yaparak parasını yatırıma dönüştüren vatandaşlara kadar çok sayıda kişinin mağduriyet yaşadığını söyledi. “Yüz binlerce insanı ilgilendiren çok büyük ve çok ciddi bir kul hakkı var” sözleriyle krizin sorumluluğunun önemine dikkat çeken Kısacık, iktidarın ve ilgili bürokratların bu süreçte hem vatandaşlar hem de adalet karşısında büyük bir sınav verdiğini ifade etti. “Şu anda çok ciddi bir hırsızlık var. Emeklisinden öğrencisine, iş adamından ömrü boyunca çalışmış, birikimini yatırım fonlarında değerlendirmeye çalışan kimselere kadar herkesin bu krizde büyük bir mağduriyeti var. Bu süreç hem halk nezdinde hem de Hak nezdinde, adı ‘Adalet ve Kalkınma’ olan, ‘Aydınlığa açık, karanlığa kapalı’ ilkesiyle kurulan bir partinin ve bürokrasinin en büyük imtihanıdır”, dedi.  

Heybesini Dolduran Soluğu İsviçre’de Almasın

Konuşmasında krizin yönetim sürecindeki yavaşlığa da yer veren Kısacık, 131 fonun ve yüz binlerce yatırımcının gündemde olduğu bir süreçte kamuoyunun gerektiği gibi bilgilendirilmediğini söyledi. Sermaye Piyasası Kurulu’nun düzenli basın toplantılarıyla her gün sürecin nasıl ilerlediğini, hangi adımların atıldığını ve mağduriyetlerin giderilmesi için neler yapıldığını açıklaması gerektiğini ifade eden Kısacık, “Krizin başlamasının üzerinden 28 gün geçti. Tasfiye edilen 131 fon ve yüzbinlerce mağdur var. Ama Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük finansal vurgunu sürecinde neden bu kadar yavaş hareket edildiği hakkında ne mağdur vatandaşlarımız ne kamuoyu net bir bilgiye sahip değil. Hala fonların ve yatırımcıların durumu hakkında net açıklamalar yapılmasını bekliyoruz. Ağustos ayı itibariyle birçok fondaki paranın yurt dışına çıkarıldığı söyleniyor. İnşallah 17 Eylül ile başlayan ve yavaş takip edilen bu süreçte atı alan, heybesini dolduran Üsküdar’ı geçip soluğu İsviçre bankalarında almamıştır”, dedi.

Kriz Yönetimine Babacan Formülü: Güçlü Bir Görev Gücü Kurulmalı

Fon krizinin çözümü için şu ana kadar aktif bir kriz yönetimi uygulanmadığını da eleştiren Kısacık, “455 bin kişiyi birinci derecede ilgilendiren bir olayda aktif bir kriz yönetimi de görmedik. Fon Koordinasyon Kurulu oluşturuldu, kurul toplandı, çalıştı ama kurulun çalışmalarıyla ilgili açıklamayı İletişim Başkanlığı yaptı. Böyle bir kriz yönetimi olabilir mi?”, ifadeleriyle izlenen yöntemin eksikliğine dikkat çekti.  Mağduriyetlerin giderilmesi için yalnızca mevcut durumu tespit etmenin yeterli olmayacağını belirten Kısacık, fonlardaki paraların izinin sürülmesi ve geri alınmasını sağlayacak etkili bir tahsilat mekanizmasının işletilmesi gerektiğini söyledi.  DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın kriz yönetimine formül olarak sunduğu ‘Görev Gücü’ yönteminin devreye alınması gerektiğini vurgulayan Kısacık, “İçinde bulunduğumuz krizin acilen güçlü bir takip ve tahsilat mekanizmasına ihtiyacı var. Bu mekanizmanın da hayata geçirilmesi için Genel Başkanımız Sayın Ali Babacan’ın kamuoyu ile paylaştığı üzere; işinin ehli uzmanlardan oluşan, bilişimin altyapısını en iyi şekilde kullanan güçlü bir görev gücü oluşturulmalıdır. Bu görev gücüne gerekirse yetki verilmeli. Verilecek yetki ile hırsızların, bu dolandırıcılığa bulaşanların, varsa yakınlarının, bu dolandırıcılığa açıkça ve bilinçli olarak aracılık edenlerin üzerine sonuna kadar gidilmeli ve mağdur vatandaşların hakları teslim edilmeli”, diyerek yatırımcıların haklarının korunması ve kayıpların telafi edilmesi gerektiğini belirtti.

 

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adanayerelhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.