Kadın Sığınakları ve Da(ya)nışma Merkezleri Ara Kurultayı yapıldı
Kadın Sığınakları ve Da(ya)nışma Merkezleri Ara Kurultayı yapıldı
Kadın Sığınakları ve Da(ya)nışma Merkezleri Ara Kurultayı AKDAM ev sahipliğinde 8-9-10 Mayısta Adana’da gerçekleştirildi. Kurultayın Basın açıklamasını Av. Dudu Büşra Maksutoğlu Karadeniz okudu.
Kadın Sığınakları ve Da(ya)nışma Merkezleri Ara Kurultayı AKDAM ev sahipliğinde 8-9-10 Mayısta Adana’da gerçekleştirildi. Kurultayın Basın açıklamasını Av. Dudu Büşra Maksutoğlu Karadeniz okudu.
Basın açıklamasında şu görüşlere yer verildi;
Erkek şiddeti kadınların yaşam hakkını hedef alıyor! Kadınların kaybedilmesi, şüpheli biçimde yaşamını yitirmesi, cinsel şiddete maruz bırakılması ve faillerin korunması; erkek egemen sistemin ve cezasızlık politikalarının sonucudur.
Bugün biliyoruz ki kadınlara yönelik şiddet yalnızca erkeklerin bireysel suçu değildir. Erkekleri koruyan hatta şiddete teşvik eden politikalar, erkek şiddetinin güç aldığı erkek egemenliğinin göstergesi. Kadınları şiddete karşı korumak ve şiddeti önlemekle sorumlu devlet görevlilerinin, kadınlara karşı bu görevlerini yerine getirmedikleri gibi ellerindeki gücü kadınlara şiddet uygulamak ya da şiddeti-cinayeti örtbas etmek için kullandıklarını görüyoruz.
Gülistan Doku’dan Rojin Kabaiş’e, Nadira Kadirova’ya, Rabia Naz’dan İpek Er’e uzanan süreçler bize bir kez daha göstermektedir ki; kadınların yaşamları değersiz görünmekte, bu suçlara cezasızlık reva görülmektedir. Etkin soruşturma yürütülmemesi, delillerin karartılması, dosyaların sürüncemede bırakılması ve kamu gücüyle ilişkili isimlerin korunması tesadüf değildir. Bu düzen; faillere cesaret verirken, kadınların yaşamını yok saymaktadır.

Gülistan Doku nerede? Rojin Kabaiş’e ne oldu?
Nadira Kadirova’nın ölümü neden aydınlatılmadı?
Rabia Naz’ın ölümündeki gerçekler neden açığa çıkarılmadı?
İpek Er için adalet neden sağlanmadı?
Rojwelat Kızmaz’ın şüpheli ölümü neden etkin biçimde soruşturulmadı?
Bugün burada basın açıklamamızı yaparken
taleplerimizi de sıralıyoruz.
Şüpheli kadın ölümleri bağımsız ve etkin biçimde soruşturulmalıdır.
şiddet uygulayan erkeklerin korunduğu cezasızlık politikalarına son verilmelidir.
İstanbul Sözleşmesi yeniden yürürlüğe girmeli, kadınların yaşam hakkını esas alan mekanizmalar etkin biçimde uygulanmalıdır.
Kadınların yaşam hakkı için, erkek-devlet şiddetine, cezasızlık politikalarına karşı feminist kadınlar olarak mücadelemizi büyütmeye devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki kadın dayanışması; savaş politikalarına ve erkek egemenliğine karşı en güçlü mücadele zeminlerinden biridir. Bu nedenle erkek şiddetine karşı yaşamı, hakikati ve barışı birlikte savunmaya devam edeceğiz.
Jin, Jiyan, Azadî
Kadın dayanışması yaşatır.
Kadın Sığınakları ve Da(ya)nışma Merkezleri Kurultayı
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

