“Habere Duyulan İhtiyaç Değişmedi”
“Habere Duyulan İhtiyaç Değişmedi”
‘Medya, Dijitalleşme ve Geleceğin Haberciliği’ paneli, Ç.Ü.İletişim Fakültesi Toplantı Salonu’nda yapıldı…
‘Medya, Dijitalleşme ve Geleceğin Haberciliği’ paneli, Ç.Ü.İletişim Fakültesi Toplantı Salonu’nda yapıldı…
ADANA’da Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) İletişim Fakültesi ile Çukurova Gazeteciler Cemiyeti’nin (ÇGC) iş birliğinde ‘Genç İletişimciler Atölyesi; Medya, Dijitalleşme ve Geleceğin Haberciliği’ paneli düzenlendi. 21 Ekim Dünya Gazeteciler Günü’nde düzenlenen panel, öğrencilerden büyük ilgi gördü.
ÇÜ İletişim Fakültesi konferans salonunda gerçekleştirilen Genç İletişimciler Atölyesi 2026: Medya, Dijitalleşme ve Geleceğin Haberciliği paneli, dekan Prof. Dr. Aslı Sezgin Büyükalaca ile ÇGC Yönetim Kurulu Başkanı Kurtul Çakın’ın açılış konuşmasıyla başladı. Öğr. Gör. Dr. Fırat Berksun'un moderatörlüğünü yaptığı panelin ilk oturumunda Türkiye’de medyanın dijital dönüşümü ve geleceğin iletişimcileri konu alındı.
“Genç İletişimciler Atölyesi 2026: Medya, Dijitalleşme ve Geleceğin Haberciliği” paneller dizisi, gazeteciliğin bugünü ve yarınına ilişkin bu sorular etrafında şekillendi. Dijitalleşmenin haberciliğe etkileri, yapay zekanın mesleğin geleceğindeki yeri ve gazetecilik etiği ele alındı. Akademi ile medya sektörünü buluşturan panellerde, gazeteciliğin araçları ve yöntemleri değişse de doğru habere duyulan ihtiyacın değişmediği vurgulandı.
Konuşmalarda geçmişin gazetecilik deneyimleri, teknolojik dönüşümün meslekte yarattığı değişimisomut örneklerle ortaya konuldu. Karanlık odalarda hazırlanan fotoğraflar, teleksle yürütülen haberleşme ve bir futbol maçının fotoğrafını gazetelere servis etmek için saatlerce süren çalışmalar, haber üretiminin ne kadar zahmetli olduğunu hatırlattı.
Etkinlikte yurttaş gazeteciliği de tartışıldı. Yurttaşların olaylara ilişkin görüntü ve bilgileri anında paylaşabilmesi haberin yayılmasına katkı sağlasa da doğrulanmamış içeriklerin ve anlık duygusal tepkilerin algıyı şekillendirme riski olduğu ifade edildi. Bilgi paylaşımıyla profesyonel gazeteciliğin doğrulama sorumluluğu arasındaki ayrımın gözetilmesi gerektiğine dikkat çekildi.
Genç İletişimciler Atölyesi’nin önemli başlıklarından biri de deneyimli gazetecilerin mesleğe hazırlanan öğrencilere aktardığı önerilerdi. Gazeteciliğe adım atarken yalnızca mesleği seçmenin değil, nasıl bir gazeteci olunacağını düşünmenin de önemli olduğu vurgulandı. Merak duygusunu kaybetmemek, Türkçeyi doğru kullanmak, haber yazmayı iyi öğrenmek ve kendini farklı alanlarda geliştirmek, genç iletişimcilere yönelik öneriler arasında yer aldı. Gazetecinin aynı zamanda günlük tutan ve arşiv oluşturan bir kişi olduğu hatırlatılarak toplantılarda not tutmanın, gözlem yapmanın ve bilgiyi kayıt altına almanın önemi öne çıkarıldı. Programın yerel basına ayrılan oturumunda, bölgesel gazetecilik deneyimleri ve yerel medyanın kent kültüründeki yeri ele alındı.
ALACA: ÇGC İLE İŞBİRLİĞİ ÖNEMLİ
İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Aslı Sezgin Büyükalaca, programın açılışında, ÇGC ile yapılan işbirliklerinin öğrenciler için önemli olduğunu söyledi. Etkinliklerin devam edeceğini belirten Büyükalaca, "Her etkinliğimizin sizlere faydalı olmasını amaçlıyoruz. Burada yapılacak konuşmalar sizlere nasıl faydalı olabilir, gelecekteki meslek yaşamınızda sizlere nasıl katkılar sunabiliriz, amacımız bu. Sektörle bir araya gelmiş olmanız son derece önemli." dedi.
ÇAKIN: GÜVEN ZAMANLA KAZANILIR
ÇGC Başkanı Kurtul Çakın da dijitalleşmenin gazeteciliğin hızını artırdığını dile getirdi. Gazeteciliğin yeni teknolojilerle geliştiğini ifade eden Çakın, şöyle konuştu:
"Geleceğin gazetecisi, yalnızca iyi yazan kişi olmayacak aynı zamanda veri okuyabilen, dijital araçları kullanabilen, yapay zekayı anlayan, görüntü ve ses doğrulaması yapabilen, sosyal medyayı iyi bilen ve en önemlisi etik değerlere bağlı olan kişi olacak. Geleceğin haberciliğinde en değerli kavramlardan biri güven olacaktır. Haber hızla yayılabilir ama güven zamanla kazanılır. Bir gazetecinin yıllarca oluşturduğu güven, tek yanlış haberle zarar görebilir. Bu yüzden meslek etiği, geleceğin haberciliğinde geçmişten çok daha önemli olacaktır."
‘MEDYA DİJİTAL BİR DEVRİM YAŞIYOR’
ÇGC Başkan Yardımcısı ve Demirören Haber Ajansı Bölge Müdürü Bekir Karakoca, medyanın dijital dönüşümünü anlatıp, deneyimlerini öğrencilere aktardı. Bir kare fotoğrafın servis edilmesinin saatler aldığı 1990'lı yıllardan bugüne teknolojinin gelişimiyle haberciliğin de hız kazandığını kaydeden Karakoca, "Medya dijital bir devrim yaşıyor. Ancak bu dönüşüm beraberinde getirdiği en büyük zorluklardan biri, doğruluğun ve güvenilirliğin sağlanmasıdır. Sanal medyada yayılan yanlış bilgi toplumsal bir kaosa yol açabilir. Bu nedenle gazeteciler, bilgiyi teyit etmeden güvenirliliğinden emin olmadan paylaşmamalı. Doğru bilgiyi, en hızlı bir şekilde okurlarınıza ulaştırmak asli göreviniz ancak teyit edilmeyen güvenirliliğinden emin olunmayan bilgiyi haber gibi yayınlamak mesleğinizin doğasına aykırıdır" dedi.
Panelist gazeteciler, genç meslektaşlarına bilgi ve birikimlerini aktarıp, geleceğe yönelik planlamalarında izleyecekleri yol haritası konusunda tecrübeleriyle yol gösterdiler. Daha sonra konuşan ÇGC Başkan Yardımcısı Umut Yüzer ise gazetecilik mesleğinde cesaretin, azmin, merakın ve ilginin büyük önem taşıdığını belirtti. ÇGC Başkan Yardımcısı Murat Yonat da geçmişten günümüze mesleğin dönüşümünü anlattı.
Öğleden sonra gerçekleşen oturumlarda Prof. Dr İlker Özdemir’in moderatörlüğünde ÇGC Yönetim Kurulu Üyeleri Sema Erdoğan, Umutcan İşletici ve Çukurova Barış Gazetesi İmtiyaz Ortağı Özcan Aladağ, ‘Medyada Kariyer, Genç İletişimciler için Fırsatlar’ konusunda sunum gerçekleştirdiler.
SUNGUR: ŞANTAJ HABERCİLİĞİNE PRİM VERİLMEMELİ
Öğleden sonraki oturumda konuşan Çukurova Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreteri Hüseyin Sungur, günümüzde herkesin kendisini gazeteci olarak lanse ettiğini belirtti. Sungur, “Bugün bir haber yazan gazeteciyim, ilk köşe yazısını yazan köşe yazarıyım diyor ve kendisini öyle tanıtıyor. Gazetecilik mesleği bu kadar basit olmamalı demek istiyorum. Kentleri yönetenler ve özellikle siyasiler, şantaz ve tahdit içeren haberler ile köşe yazılarına prim vermemeli, gerekli mercilere şikayette bulunmalılar.
80'li yıllarda her gazetelerde haber servisi, spor servisi, ilan-abone servisi, teknik servis, montaj servisi, kalıp servisinde 2 kalıpçı, karanlık odacı, kamerada 2 kişi vardı. Her gazetede yaklaşık 25-30 kişi çalışırdı. Şimdi ise yerel gazetelerde çalışan sayısı ne yazık ki yok denecek düzeyde” diye konuştu.
ARSLAN: BİLGİYE ULAŞMAKTA GÜÇLÜK ÇEKİLİYOR
Öğleden sonraki oturumda konuşan İlkhaber Gazetesi Kurucusu Veysel Arslan, maliyetlerin artması nedeniyle yerel basının son zamanlarda zor günler yaşadığını dile getirdi ve genç iletişimcilere geleceğin haberciliği ile ilgili çok önemli önerilerde bulunarak “Donanımlı olun” dedi. Gazetenin basımından, okuyucu eline geçene kadar oluşan süreçte yaşanan tüm aşamalar hakkında bilgi veren Arslan Güneydoğu Gazetecilik, Matbaacılık, Kağıtçılık Yönetim Kurulu Üyesi ve İlkhaber Gazetesi Kurucusu Veysel Arslan yaygınlaşan internet gazeteciliğinde yaşanan dezenformasyonlara dikkat çekti, yapay zekanın kullanıldığı mecrada çoğu zaman doğru bilgiye ulaşmakta güçlük çekildiğini söyledi.
"YAPAY ZEKA VE İNTERNET HABERCİLİĞİ TEYİDE MUHTAÇ"
Sektörde dijitalleşmeyle birlikte ciddi bir dezenformasyon ve nitelik sorununun baş gösterdiğini belirten Veysel Arslan, kontrolsüz internet yayıncılığını ve yapay zeka araçlarını eleştirdi. Merdiven altı haberciliğin sektöre zarar verdiğini ifade eden Arslan, "Nereden yayın yaptığı belli olmayan internet siteleri, kimin olduğu bilinmeyen gazeteler var. Bugün hepimizin bildiği yapay zeka çoğu yerde kullanılıyor ancak ne kadar güvenilir olduğu ortada. Bugün ChatGPT’ye sorduğunuz sorular bile teyide muhtaçtır. Kaldı ki internette kaynağı belirsiz sitelerin haberlerini 100 kere teyit etmek, teyidin peşine daha çok düşmek zorunda kalıyoruz" uyarısında bulundu.
"YEREL BASIN KENTİN HAFIZASIDIR; SIRADAN KALABALIĞI 'ADANALI' YAPAR"
Panelin moderatörlüğünü yürüten ÇÜ İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yunus Emre Çekici ise konuşmasında yerel basının sosyolojik, kültürel ve demokratik işlevlerine hayati vurgular yaptı. Kentlerin sadece büyük binalar ve geniş yollardan ibaret olmadığını belirten Çekici, şu ifadeleri kullandı: "Geniş yollar, büyük binalar inşa ederek kalabalıkların yaşayabileceği bir altyapı oluşturabilirsiniz ama bunlar tek başına bir kültür oluşturmaz. Kültürün oluşabilmesi için bir hafızaya ihtiyacımız var. İşte yerel basın bu kentin, Adana'nın hafızasını oluşturur. Nelerin hatırlanmaya değer olduğunu tarihe kaydeder. Her gün onlarca olay yaşıyoruz; gazeteler hatırlanmaya değer olanı kaydeder, bizi ortak bir hafızada birleştirir ve ortak meselelerimizin olmasını sağlar. Adana'yı dert edinenler, Adana'nın dertleriyle hemhal olanlar Adanalıdır. Bu dertlerden haberdar olmanın yolu ise yerel basından geçer. Yerel basın, Adana'da yaşayanları sıradan bir kalabalık olmaktan çıkarıp 'Adanalı' kimliğine bağlayan en önemli ögedir."
GENÇLER GAZETE BULAMIYOR: İLETİŞİM ÖĞRENCİLERİNE "SATIN ALMA" ÖDEVİ
Güçlü bir yerel basın geleneğine sahip olan Adana'da, yeni neslin yerel medyadan kopuk olduğunu belirten Doç. Dr. Çekici, salonda yaptıkları küçük ölçekli anketin de bu etki eksikliğini kanıtladığını söyledi. İlginç bir anekdot paylaşan Çekici, "Önümüzdeki hafta ikinci sınıfların dersine giriyorum. Onlara yerel bir gazete alıp okuma ödevi verdim. Öğrencilerin bana sorduğu ilk soru 'Hocam nereden alacağız?' oldu. İletişim Bilimleri ikinci sınıf öğrencileri bile yerel gazeteyi satın alacak yer bulma konusunda zorluk yaşıyor. Gençler düzeyinde yerel basın maalesef bir etki yaratamıyor" dedi.
Öğrencilerin sorularının da yanıtlandığı oturumun son bölümünde Adana’daki yerel gazeteler ve gazeteciler ile genç iletişimcilerin mesleki anlamda dayanışma göstermesi adına atılacak adımlar konusunda karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu. ÇGC Başkanı Kurtul Çakın ile İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Aslı Sezgin Büyükalaca, öğretim görevlileri Prof. Dr. İlker Özdemir ve Öğr. Gör. Dr. Fırat Berksun, katılımcılara teşekkür ederek medya sektörünün bileşenlerinin geleceğe dair karşılıklı işbirliği içinde bundan sonra da önemli projelere imza atılması noktasında dilek ve temennileriyle katılımcılara teşekkür ettiler.
DEĞİŞEN DÖNEM VE GENÇ İLETİŞİMCİLERE ÇAĞRI
Günümüzde izleme ve dinleme kültürünün okumanın yerini almaya başladığını, bunun da dikkat sürelerini kısalttığını ifade eden Çekici, "Bir gazete haberini baştan sona okuyan kalmadı. Güzel Türkçe kullanabilmek, dile hem yazılı hem sözlü olarak hakim olabilmek için çok okumak gerekir. Dönem değişiyor ancak insanın bilgi alma ve etrafında olup bitenlerden haberdar olma ihtiyacı bitmez; o biterse insanlığımız biter. Basın bu yeni teknolojilere ayak uydurmak zorunda" dedi.
"DEMOKRASİ HALKIN YÖNETENLERE UYGULADIĞI BASKIDIR, BU DA MEDYAYLA OLUR"
Yerel medyanın demokratik kültürün inşasındaki rolüne de değinen Çekici, teorik kitapların aksine demokrasinin aslında bir "baskı rejimi" olduğunu söyledi. Bu baskının yönünün halktan yöneticilere doğru olduğunu belirten Çekici, "Halk, demokrasilerde kendisini yönetenlere baskı uygulayabilir. Peki bu baskı nasıl uygulanacak? Dördüncü güç adı verilen medya aracılığıyla. Medya kentin sorunlarını gündeme taşıyarak yerel yönetimler ile halk arasında bir köprü kurar. Kamuoyu oluşturarak yöneticileri karar almaya ya da yanlış kararlardan dönmeye ikna edebilir. Bu da çoğunlukçu değil, çoulcu bir demokrasi açısından basının gücünü gösterir" diye konuştu.
Öğrencilerin yerel basının geleceği ve dijital dönüşüm süreçlerine dair sorularının yanıtlanmasının ardından, sunumu gerçekleştiren gazetecilere teşekkür plaketi, katılımcılara ise katılım sertifikaları verildi. Etkinlik toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
KİMLER KONUŞTU
ÇÜ İletişim Fakültesi öğretim elemanı Dr. Öğr. Gör. Fırat Berksun’un moderatörlüğündeki “Türkiye'de Medyanın Dijital Dönüşümü ve Geleceğin İletişimcileri” başlıklı ilk oturumda, ÇGC Başkan Yardımcıları Bekir Karakoca, Umut Yüzer ve Murat Yonat ile iletişim uzmanı Yasemin Yıldırım yer aldı.
Prof. Dr. İlker Özdemir’in moderatörlüğündeki “Medyada Kariyer: Genç İletişimciler İçin Fırsatlar” başlıklı ikinci oturumda ÇGC Yönetim Kurulu Üyeleri Sema Erdoğan ve Umutcan İşledici ile Çukurova Barış Gazetesi İmtiyaz Sahibi Özcan Aladağ deneyimlerini paylaştı.
Doç. Dr. Yunus Emre Çekici’nin yönettiği “Yerel Basın Deneyim Paylaşımı: Bölgeden Temsiller” başlıklı son oturumda ise ÇGC Genel Sekreteri Hüseyin Sungur ile İlkhaber Gazetesi İmtiyaz Sahibi Veysel Arslan yer aldı.
Adana HABERİ
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

