Gürer: “Emekli açlık sınırının altında gelirle yaşıyor”

SİYASET 23.07.2026 - 12:14, Güncelleme: 23.07.2026 - 12:14 265 kez okundu.
 

Gürer: “Emekli açlık sınırının altında gelirle yaşıyor”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında emeklilerden staj ve çıraklık mağdurlarına, taşeron işçilerden çiftçilere, esnaftan sanayicilere kadar toplumun farklı kesimlerinin yaşadığı sorunlara dikkat çekti.

Ömer Fethi Gürer, ekonomik politikaların toplumun geniş kesimlerini yoksullaştırdığını belirterek, “İşçinin, çiftçinin, esnafın, memurun, emeklinin, engellinin sorunları her gün katlanarak artıyor. Bugün Türkiye’de 50 milyona yakın insan yoksulluk sınırının altında bir gelirle yaşamaya mahkûm ediliyor” dedi.   “EMEKLİ AÇLIK SINIRININ ALTINDA YAŞIYOR”   Türkiye’de yaklaşık 17 milyon emekli bulunduğunu belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, emekli maaşlarının artan hayat pahalılığı karşısında yetersiz kaldığını söyledi. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Ülkemizde 17 milyon emekli var. Emeklilerle ilgili yapılan düzenlemeler ve ortaya çıkan fiyat artışları, gıda enflasyonuyla birlikte raf fiyatları, para emeklinin cebine girmeden eriyor. Bu nedenle tüm emeklilere seyyanen en az 10 bin liralık bir artış yapılmasını sürekli olarak gündeme getiriyoruz. Şu anda emekli açlık sınırının altında bir ücretle yaşama mücadelesi veriyor” dedi. Emekliler arasında intibak düzenlemesi yapılmamasının ve katsayı oranının değiştirilmemesinin gelir adaletsizliğini artırdığını ifade eden Gürer, emeklilerin insanca yaşayabilecekleri bir gelire kavuşturulması gerektiğini vurguladı. Gürer, “En iyi yıllarını çalışarak geçirmiş, primini ödemiş ve yaşlılık döneminde en azından kimseye muhtaç olmadan yaşamak isteyen emekli, bugün açlık sınırının altında bir gelirle mağduriyet yaşamaktadır. İktidarın pansuman tedbirleri ortaya çıkan sorunu ortadan kaldırmıyor” diye konuştu.   “EMEKLİ MAAŞI BÜYÜKŞEHİRLERDE KİRAYA DAHİ YETMİYOR”   Emekli maaşlarının özellikle büyükşehirlerde temel yaşam giderlerini karşılamaktan uzak olduğunu belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bugün bir emekli maaşı çoğu büyükşehirde ne yazık ki ev kirasına dahi yetmemektedir. Emekliler ellerinde tasarruf olarak biriktirdiklerini tükettiği gibi, aldıkları maaşla ayın sonunu nasıl getireceğini düşünmektedir” ifadelerini kullandı. Gıda fiyatlarının da emeklilerin yaşamını zorlaştırdığını belirten Gürer, üretim planlamasının olmaması nedeniyle soğan ve patates gibi temel ürünlerin dahi emeklilerin ulaşamayacağı fiyatlara yükseldiğini söyledi. Gürer, “Üretici ürettiğinden kazanamıyor, tüketici pahalı ürün alıyor. Emekli ve asgari ücretli gıda ürünlerine dahi ulaşmakta sorun yaşıyor. Buna sağlık, eğitim, ulaşım ve diğer giderleri de kattığımızda emekliler için yapılması gereken düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmesi şarttır” dedi.   “EMEKLİLİKTE KADEMELİ GEÇİŞ SAĞLANMALI”   Emeklilikte yaşa takılanlarla ilgili düzenlemede kademeli geçiş uygulanmamasının yeni mağduriyetler doğurduğunu belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bir günle 17 yıl kaybedenlerin varlığı düşünüldüğünde bu sürecin doğru yönetilmesi adına kademeli geçiş talep edenlerin sesi duyulmalı ve çözüm getirilmelidir” diye konuştu.   “STAJ VE ÇIRAKLARIN 34 YILA VARAN HAK KAYBI VAR”  Staj ve çıraklık dönemlerinin emekliliğe esas sigorta başlangıcı olarak kabul edilmemesinin büyük bir hak kaybına yol açtığını belirten Gürer, bu kesimin taleplerinin karşılanması gerektiğini söyledi. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Staj ve çırak olarak işe başlayan, işe başladığında Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kaza sigortası yapılan ve işe başlangıç tarihi tespit edilen kişiler, 18 yaşın altında oldukları gerekçesiyle yaşlılığa esas sigorta kapsamına alınmıyor. Böyle olunca 34 yıla varan hak kayıpları yaşıyorlar. Staj ve çırakların primleri de ödenerek bu süreçlerinin emekliliğe sayılması gerekiyor” dedi. Staj ve çırakların genç işçi olarak çalıştırıldığını belirten Gürer, “Çocuk, işe başladığında bakanlık tarafından öğrenci, TÜİK tarafından genç işçi sayılıyor. Ancak 18 yaşından küçük olduğu gerekçesiyle emekliliğe esas değerlendirme dışı bırakılıyor. TÜİK bunları genç işçi olarak görüyorsa neden emekliliğe esas yaşlılık sigortaları çalışmaya başladıkları anda başlatılmıyor?” diye sordu. Staj ve çırakların iş kazalarında yaşamını yitirdiğini veya yaralandığını da belirten Gürer, bu kesimin yaşadığı mağduriyetin giderilmesi gerektiğini ifade etti.   “TAŞERON İŞÇİLERE KADRO HAKKI VERİLMELİ”   Kamuda taşeron uygulamasının sona erdirilmesi gerektiğini belirten Gürer, farklı düzenlemeler nedeniyle kadro hakkından yararlanamayan taşeron işçilerin bulunduğunu söyledi. Gürer, “Taşeronla ilgili yapılan düzenlemenin dışında kalan, hizmet alım sözleşmesine takılan, KİT’lerde ve farklı bakanlıklarda taşeron olarak çalışanlar var. Bunların da kadro hakları verilmelidir. Kamuda taşeron uygulaması sona erdirilmelidir” dedi. Taşerondan belediye şirketlerine geçirilen işçilerin de benzer sorunlar yaşadığını belirten Gürer, yaklaşık 500 bin işçinin özlük ve tayin haklarından mahrum bırakıldığını ifade etti. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Çalıştıkları kurumda taşeron statüsünde olan ya da taşerondan şirkete geçenlerin tamamı o kurumun kadrosuna alınmalıdır. O kurumun kadrosunda kadrolu olarak çalışmalıdır” diye konuştu.   “İŞÇİNİN, ÇİFTÇİNİN, EMEKLİNİN SORUNU HER GÜN BÜYÜYOR”   Toplumun farklı kesimlerinin yaşadığı mağduriyetleri Meclis gündemine taşıdıklarını belirten Gürer, iktidarın sorunları görmezden gelmesinin yoksulluğu yaygınlaştırdığını söyledi. Gürer, “İşçinin, çiftçinin, esnafın, memurun, emeklinin, engellinin sorunları her gün katlanarak artıyor. Bu kesimlerin taleplerini görmezden gelen iktidar yoksulluğun ve yokluğun yaygınlaşmasına neden oluyor. Bugün Türkiye’de 50 milyona yakın insan yoksulluk sınırının altında bir gelirle yaşamaya mahkûm ediliyor” ifadelerini kullandı.   “BAKANLIKLAR KENDİ VERİLERİNİ MİLLETVEKİLLERİYLE PAYLAŞMIYOR”   Yazılı soru önergelerine verilen yanıtların da sorunların gerçek boyutunu ortaya koymaktan uzak olduğunu belirten Gürer, bakanlıkların kendi verileri yerine TÜİK’i adres gösterdiğini söyledi. Gürer, “Bakanlıklar kendilerinin sahip olduğu bilgileri milletvekiline iletmekte çekince gösteriyor. Bunun nedeni de gelen yanıtları kamuoyuyla paylaştığımız için içinde bulunulan durumun bilinmesinin ve görünmesinin istenmemesidir” dedi.   “TARIM KESİMİNİN BORCU 1 TRİLYON 439 MİLYAR 81 MİLYON LİRAYA ULAŞTI”   Tarım sektöründeki borç yükünün de giderek büyüdüğünü belirten Gürer, tarım kesiminin bankalar ve finans kuruluşlarına olan borcunun 1 trilyon 439 milyar 81 milyon liraya ulaştığını söyledi. Gürer, “Bu borcun ödenmemesi icralara neden oluyor. Esnaf, çiftçi ve işçinin elinde para olmayınca geçmişe göre yapabildiği işin yarısını yapıyor, kredi kullanıyor ve kredi döngüsü içinde borç altında kalıyor” diye konuştu. Akaryakıt başta olmak üzere girdi maliyetlerindeki artışın tüm ürünlerin fiyatını yükselttiğini belirten Gürer, üreticinin maliyetlerinin düşürülmesi ve makul bir kâr elde etmesinin sağlanması gerektiğini ifade etti.   “ÜRETİCİ KAZANAMIYOR, TÜKETİCİ PAHALIYA ALIYOR”   Türkiye’de üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkının temel nedenlerinden birinin aracılık sistemi ve ithalata dayalı politikalar olduğunu belirten Gürer, “Girdi maliyetlerini düşürmek ve üreticinin ürettiğinden makul bir kâr elde etmesinin yolunu açmak yerine, ticarete bırakılan aracılık sistemi ve ithalat lobilerinin yönettiği süreç rafa pahalı ürün olarak yansıyor” dedi. İthal ürünlerin piyasaya giriş fiyatları ile raf fiyatları arasındaki farka dikkat çeken Gürer, “Yurt dışından alım fiyatı belli, gümrükten geçiş fiyatı belli. Makul bir kârla piyasaya verilirse tüketici rafta o ürünü daha uygun fiyata alabilir. Ancak bugün yerli üretimin fiyatıyla yurt dışından getirilen ürünlerin fiyatı arasında fark oluşuyor” diye konuştu.   “ÇİĞ SÜT 24,30 LİRA, RAFTAKİ SÜT 100 LİRAYA YAKLAŞTI”   Çiğ süt fiyatının uzun süredir 24 lira 30 kuruş seviyesinde tutulduğunu belirten Gürer, buna karşın raf fiyatının 100 liraya yaklaştığını söyledi. Gürer, “Bir yıl boyunca hayvanını besleyen, bakımını yapan, ahır ve yem giderleri artan üretici ne yapıyor? Hayvanını kestiriyor. Bu durum daha fazla ithalata ve daha fazla fiyat artışına dayanıyor” ifadelerini kullandı.   “TÜRKİYE’DE SANAYİ DE KRİZ YAŞIYOR”   Ekonomik sorunların yalnızca dar gelirli kesimleri değil, sanayicileri de etkilediğini belirten Gürer, geçen yıl yaklaşık 7 bin önemli kuruluşun da içinde bulunduğu şirketin konkordato ilan ettiğini söyledi. Gürer, “Yalnızca işçi, esnaf, emekli ve engelli sorun yaşamıyor. Bu ülkenin sanayisi de sorun yaşıyor. Sıkı para politikası adı altında boğazı sıkar hâle gelmiş bir ekonomik anlayışla Türkiye’nin yoksulluğunun aşılması olası değildir” dedi.   “ÇÖZÜM KAMUCU, PLANLI VE ÜRETİCİYİ KORUYAN POLİTİKALARDA”   Türkiye’de sorunların sistemin yanlış işleyişinden kaynaklandığını belirten Gürer, çözüm için kamucu, planlı ve öngörülebilir politikaların uygulanması gerektiğini söyledi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Sistem doğru işlememekte, sorunlar üretmektedir. Bu sorunları üreten sistemlerden arınmak gerekiyor. Kamucu, planlı, öngörülebilir, kooperatifçiliğin de içinde yeniden düzenlendiği, üretenin de tüketenin de mağdur olmayacağı ve ülkenin kaynaklarının doğru kullanılacağı politikalara ihtiyaç var” diye konuştu.
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında emeklilerden staj ve çıraklık mağdurlarına, taşeron işçilerden çiftçilere, esnaftan sanayicilere kadar toplumun farklı kesimlerinin yaşadığı sorunlara dikkat çekti.

Ömer Fethi Gürer, ekonomik politikaların toplumun geniş kesimlerini yoksullaştırdığını belirterek, “İşçinin, çiftçinin, esnafın, memurun, emeklinin, engellinin sorunları her gün katlanarak artıyor. Bugün Türkiye’de 50 milyona yakın insan yoksulluk sınırının altında bir gelirle yaşamaya mahkûm ediliyor” dedi.

 

“EMEKLİ AÇLIK SINIRININ ALTINDA YAŞIYOR”

 

Türkiye’de yaklaşık 17 milyon emekli bulunduğunu belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, emekli maaşlarının artan hayat pahalılığı karşısında yetersiz kaldığını söyledi.

CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Ülkemizde 17 milyon emekli var. Emeklilerle ilgili yapılan düzenlemeler ve ortaya çıkan fiyat artışları, gıda enflasyonuyla birlikte raf fiyatları, para emeklinin cebine girmeden eriyor. Bu nedenle tüm emeklilere seyyanen en az 10 bin liralık bir artış yapılmasını sürekli olarak gündeme getiriyoruz. Şu anda emekli açlık sınırının altında bir ücretle yaşama mücadelesi veriyor” dedi.

Emekliler arasında intibak düzenlemesi yapılmamasının ve katsayı oranının değiştirilmemesinin gelir adaletsizliğini artırdığını ifade eden Gürer, emeklilerin insanca yaşayabilecekleri bir gelire kavuşturulması gerektiğini vurguladı.

Gürer, “En iyi yıllarını çalışarak geçirmiş, primini ödemiş ve yaşlılık döneminde en azından kimseye muhtaç olmadan yaşamak isteyen emekli, bugün açlık sınırının altında bir gelirle mağduriyet yaşamaktadır. İktidarın pansuman tedbirleri ortaya çıkan sorunu ortadan

kaldırmıyor” diye konuştu.

 

“EMEKLİ MAAŞI BÜYÜKŞEHİRLERDE KİRAYA DAHİ YETMİYOR”

 

Emekli maaşlarının özellikle büyükşehirlerde temel yaşam giderlerini karşılamaktan uzak olduğunu belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bugün bir emekli maaşı çoğu büyükşehirde ne yazık ki ev kirasına dahi yetmemektedir. Emekliler ellerinde tasarruf olarak biriktirdiklerini tükettiği gibi, aldıkları maaşla ayın sonunu nasıl getireceğini düşünmektedir” ifadelerini kullandı.

Gıda fiyatlarının da emeklilerin yaşamını zorlaştırdığını belirten Gürer, üretim planlamasının olmaması nedeniyle soğan ve patates gibi temel ürünlerin dahi emeklilerin ulaşamayacağı fiyatlara yükseldiğini söyledi.

Gürer, “Üretici ürettiğinden kazanamıyor, tüketici pahalı ürün alıyor. Emekli ve asgari ücretli gıda ürünlerine dahi ulaşmakta sorun yaşıyor. Buna sağlık, eğitim, ulaşım ve diğer giderleri de kattığımızda emekliler için yapılması gereken düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmesi şarttır” dedi.

 

“EMEKLİLİKTE KADEMELİ GEÇİŞ SAĞLANMALI”

 

Emeklilikte yaşa takılanlarla ilgili düzenlemede kademeli geçiş uygulanmamasının yeni mağduriyetler doğurduğunu belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bir günle 17 yıl kaybedenlerin varlığı düşünüldüğünde bu sürecin doğru yönetilmesi adına kademeli geçiş talep edenlerin sesi duyulmalı ve çözüm getirilmelidir” diye konuştu.

 

“STAJ VE ÇIRAKLARIN 34 YILA VARAN HAK KAYBI VAR”

 Staj ve çıraklık dönemlerinin emekliliğe esas sigorta başlangıcı olarak kabul edilmemesinin büyük bir hak kaybına yol açtığını belirten Gürer, bu kesimin taleplerinin karşılanması gerektiğini söyledi.

CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Staj ve çırak olarak işe başlayan, işe başladığında Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kaza sigortası yapılan ve işe başlangıç tarihi tespit edilen kişiler, 18 yaşın altında oldukları gerekçesiyle yaşlılığa esas sigorta kapsamına alınmıyor. Böyle olunca 34 yıla varan hak kayıpları yaşıyorlar. Staj ve çırakların primleri de ödenerek bu süreçlerinin emekliliğe sayılması gerekiyor” dedi.

Staj ve çırakların genç işçi olarak çalıştırıldığını belirten Gürer, “Çocuk, işe başladığında bakanlık tarafından öğrenci, TÜİK tarafından genç işçi sayılıyor. Ancak 18 yaşından küçük olduğu gerekçesiyle emekliliğe esas değerlendirme dışı bırakılıyor. TÜİK bunları genç işçi olarak görüyorsa neden emekliliğe esas yaşlılık sigortaları çalışmaya başladıkları anda başlatılmıyor?” diye sordu.

Staj ve çırakların iş kazalarında yaşamını yitirdiğini veya yaralandığını da belirten Gürer, bu kesimin yaşadığı mağduriyetin giderilmesi gerektiğini ifade etti.

 

“TAŞERON İŞÇİLERE KADRO HAKKI VERİLMELİ”

 

Kamuda taşeron uygulamasının sona erdirilmesi gerektiğini belirten Gürer, farklı düzenlemeler nedeniyle kadro hakkından yararlanamayan taşeron işçilerin bulunduğunu söyledi.

Gürer, “Taşeronla ilgili yapılan düzenlemenin dışında kalan, hizmet alım sözleşmesine takılan, KİT’lerde ve farklı bakanlıklarda taşeron olarak çalışanlar var. Bunların da kadro hakları verilmelidir. Kamuda taşeron uygulaması sona erdirilmelidir” dedi.

Taşerondan belediye şirketlerine geçirilen işçilerin de benzer sorunlar yaşadığını belirten Gürer, yaklaşık 500 bin işçinin özlük ve tayin haklarından mahrum bırakıldığını ifade etti.

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Çalıştıkları kurumda taşeron statüsünde olan ya da taşerondan şirkete geçenlerin tamamı o

kurumun kadrosuna alınmalıdır. O kurumun kadrosunda kadrolu olarak çalışmalıdır” diye konuştu.

 

“İŞÇİNİN, ÇİFTÇİNİN, EMEKLİNİN SORUNU HER GÜN BÜYÜYOR”

 

Toplumun farklı kesimlerinin yaşadığı mağduriyetleri Meclis gündemine taşıdıklarını belirten Gürer, iktidarın sorunları görmezden gelmesinin yoksulluğu yaygınlaştırdığını söyledi.

Gürer, “İşçinin, çiftçinin, esnafın, memurun, emeklinin, engellinin sorunları her gün katlanarak artıyor. Bu kesimlerin taleplerini görmezden gelen iktidar yoksulluğun ve yokluğun yaygınlaşmasına neden oluyor. Bugün Türkiye’de 50 milyona yakın insan yoksulluk sınırının altında bir gelirle yaşamaya mahkûm ediliyor” ifadelerini kullandı.

 

“BAKANLIKLAR KENDİ VERİLERİNİ MİLLETVEKİLLERİYLE PAYLAŞMIYOR”

 

Yazılı soru önergelerine verilen yanıtların da sorunların gerçek boyutunu ortaya koymaktan uzak olduğunu belirten Gürer, bakanlıkların kendi verileri yerine TÜİK’i adres gösterdiğini söyledi.

Gürer, “Bakanlıklar kendilerinin sahip olduğu bilgileri milletvekiline iletmekte çekince gösteriyor. Bunun nedeni de gelen yanıtları kamuoyuyla paylaştığımız için içinde bulunulan durumun bilinmesinin ve görünmesinin istenmemesidir” dedi.

 

“TARIM KESİMİNİN BORCU 1 TRİLYON 439 MİLYAR 81 MİLYON LİRAYA ULAŞTI”

 

Tarım sektöründeki borç yükünün de giderek büyüdüğünü belirten Gürer, tarım kesiminin bankalar ve finans kuruluşlarına olan borcunun 1 trilyon 439 milyar 81 milyon liraya ulaştığını söyledi.

Gürer, “Bu borcun ödenmemesi icralara neden oluyor. Esnaf, çiftçi ve işçinin elinde para olmayınca geçmişe göre yapabildiği işin yarısını yapıyor, kredi kullanıyor ve kredi döngüsü içinde borç altında kalıyor” diye konuştu.

Akaryakıt başta olmak üzere girdi maliyetlerindeki artışın tüm ürünlerin fiyatını yükselttiğini belirten Gürer, üreticinin maliyetlerinin düşürülmesi ve makul bir kâr elde etmesinin sağlanması gerektiğini ifade etti.

 

“ÜRETİCİ KAZANAMIYOR, TÜKETİCİ PAHALIYA ALIYOR”

 

Türkiye’de üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkının temel nedenlerinden birinin aracılık sistemi ve ithalata dayalı politikalar olduğunu belirten Gürer, “Girdi maliyetlerini düşürmek ve üreticinin ürettiğinden makul bir kâr elde etmesinin yolunu açmak yerine, ticarete bırakılan aracılık sistemi ve ithalat lobilerinin yönettiği süreç rafa pahalı ürün olarak yansıyor” dedi.

İthal ürünlerin piyasaya giriş fiyatları ile raf fiyatları arasındaki farka dikkat çeken Gürer, “Yurt dışından alım fiyatı belli, gümrükten geçiş fiyatı belli. Makul bir kârla piyasaya verilirse tüketici rafta o ürünü daha uygun fiyata alabilir. Ancak bugün yerli üretimin fiyatıyla yurt dışından getirilen ürünlerin fiyatı arasında fark oluşuyor” diye konuştu.

 

“ÇİĞ SÜT 24,30 LİRA, RAFTAKİ SÜT 100 LİRAYA YAKLAŞTI”

 

Çiğ süt fiyatının uzun süredir 24 lira 30 kuruş seviyesinde tutulduğunu belirten Gürer, buna karşın raf fiyatının 100 liraya yaklaştığını söyledi.

Gürer, “Bir yıl boyunca hayvanını besleyen, bakımını yapan, ahır ve yem giderleri artan üretici ne yapıyor? Hayvanını kestiriyor. Bu durum daha fazla ithalata ve daha fazla fiyat artışına dayanıyor” ifadelerini kullandı.

 

“TÜRKİYE’DE SANAYİ DE KRİZ YAŞIYOR”

 

Ekonomik sorunların yalnızca dar gelirli kesimleri değil, sanayicileri de etkilediğini belirten Gürer, geçen yıl yaklaşık 7 bin önemli kuruluşun da içinde bulunduğu şirketin konkordato ilan ettiğini söyledi.

Gürer, “Yalnızca işçi, esnaf, emekli ve engelli sorun yaşamıyor. Bu ülkenin sanayisi de sorun yaşıyor. Sıkı para politikası adı altında boğazı sıkar hâle gelmiş bir ekonomik anlayışla Türkiye’nin yoksulluğunun aşılması olası değildir” dedi.

 

“ÇÖZÜM KAMUCU, PLANLI VE ÜRETİCİYİ KORUYAN POLİTİKALARDA”

 

Türkiye’de sorunların sistemin yanlış işleyişinden kaynaklandığını belirten Gürer, çözüm için kamucu, planlı ve öngörülebilir politikaların uygulanması gerektiğini söyledi.

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Sistem doğru işlememekte, sorunlar üretmektedir. Bu sorunları üreten sistemlerden arınmak gerekiyor. Kamucu, planlı, öngörülebilir, kooperatifçiliğin de içinde yeniden düzenlendiği, üretenin de tüketenin de mağdur olmayacağı ve ülkenin kaynaklarının doğru kullanılacağı politikalara ihtiyaç var” diye konuştu.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adanayerelhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
islami chat islami sohbetler bizim mekan çemberleme makinası kurumsal web dini chat